Yalnızlık

God said:

Yalnızlık geçmişle ilgili bir meseledir. Arzu etmediğiniz her şey geçmişe aittir. Bunlar çoktan ortadan yitmiştir. İstenmeyen her şey buralardan taşınma halindedir. Yalnızlık da –ki sadece bir kurgudan ibarettir o- çıkış yapmıştır çoktan. Yalnızlık yanlış bir inançtır. Bir kenara atın onu.

Yalnızlığın zıttının, çevrenizde birilerinin bulunması anlamına gelmediğini de biliyorsunuz.

Yalnızlık hissi yemeyi düşündüğünüz bir şey gibidir. Tıpkı diğerleri gibi bir düşüncedir o da. Size dışarıdan misafir olmuş bir şey değildir. Dışarıdan gelmemiştir o. İçinizde barınmaktadır.

Öyleyse bu yalnızlık düşüncesini tutmak niye? Bir bitkiyi muhafaza ettiğiniz gibi tutuyorsunuz onu. Su veriyorsunuz. Sonra kokluyor ve kendinizi yalnız hissediyorsunuz.

Kendinizi yalnız hissetmeniz tıpkı şöyle söylemeniz gibidir: “Bakın nasıl da yalnızım! Hiç kimse beni sevmiyor.” Olmayan bir şeyin hasretini çekiyor sonra da kurtarılmayı bekliyorsunuz.

Yalnızlık hissine kapıldığınızı hissettiğinizde kendinizi unutun ve bir başkasını düşünün. Sizden gelecek bir inceliğin, hoş bir davranışın kendisini yalnız hisseden biri için ne kadar anlamlı olabileceğini düşünün. Birisine yakınlık gösterin ve onun hayatına ışık katın.

Şifası budur işte, size söylüyorum. Yalnızlıkla ilgili düşünceleri zihninizden uzaklaştırın.

Eğer ziyaret edeceğiniz hiç kimse yoksa, bunu değerlendirebileceğini düşündüklerinize zihninizde bir ziyaret yapın. Onları düşüncelerinizle kutsayın.

Yalnızlık kendinizi ve ne kadar yalnız olduğunuzu düşünmenizden kaynak bulur. Kendinize hikayeler anlatırsınız. Kendinize anlatmak için başka hikayeler uydurun.

Canlarım tek başınıza bile olsanız, yalnız değilsiniz! Bedeninizin nerede olduğunun bir önemi yoktur. Mesele kalbinizin nerede olduğudur. Kalbinizi buraya taşıyın. Gelin ve yanıbaşıma oturun. Bana bir şeyler anlatın. Benimle zaman geçirin. Yüreğime girin ve burasının sizin bulunduğunuz yer olduğunu bilin. Burası ikamet ettiğiniz yerdir. Burası Evinizdir, burada Benimle birliktesinizdir. Beni kendinize yakın tutun ki sevginin ne olduğunu bilesiniz, zira yalnızlık illüzyonunu böylelikle unutursunuz. Bir başka yoldan gidip herkese el sallarsınız.

Benim yüreğime gelin ki tüm dünyayı turlayalım. Yoldan insanlar alalım. Gruptan kopmalar olmasın hiç. Benim kullandığım otobüste herkese yer vardır ve herkese “hoş geldin” denir.

Yüreği Benimle yol alırken bir insanın kendini yalnız hissedebileceği nasıl da feci bir düşüncedir! Benimle yalnız olan yalnız başına değildir! Ve Benim beraberimdeyken yalnız olmanın imkanı yoktur. Bensiz olmak yalnızlık olabilir. Hiç üzerinde durulmayacak denli korkunç bir düşüncedir bu.

Öyleyse tüm dünyayı sarıp sarmalayan kucaklayan bir dünya hayal edin. Dünyayı tutun ve onu yüreğinize yerleştirin. Dünya ihmal edilmiştir. Ona iyi davranılmamıştır. Hayatının gezisine çıkarın onu. Kucaklayıp yukarılara kaldırın. Üzerindeki tozları alın ve tekrar yerine koyun. Kusurların da rengini taşıyan bu dünyayı sevin. Randevulaşın onunla.

Dünyayla konuşun. Ona deyin ki: “Eyy dünya, artık benimle geliyorsun. Kendimi senden ayırmayacağım artık. Seninle ben ortak dostlarız. Ele ele yürüyoruz. Kalp kalbe yürüyoruz. Dünya, ben senin üzerinde yaşıyormuşum gibi görünüyor sadece; fakat aslında seni taşıyan benim, kendi harikalarını sana göstermek için, bu harikaların senin kendin olduğunu, bu harikaların benim kendim olduğunu ve Tanrıyla birlikte Bir olduğumuzu sana göstermek için seni beraberimde taşıyan benim.”

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on