Mucizelerin Sağanağı

God said:

Sizi sınırlayan şeyleri bırakın artık. Onlara ne için ihtiyacınız olsun ki? Elinizi kolunuzu bağlıyor onlar. Eski düşüncelere bağlı kalmaktansa özgür bir insan olun.

Ne zaman “Ben bunu yapamam. Bunu hiç kimse yapamaz. Bu imkansız,” gibi şeyler düşündüğünüzü fark ederseniz, bir daha düşünün.

Ne zaman “Ben o kadar iyi değilim,” ya da “Ben öyle birisi değilim,” dediğinizi işitirseniz, söylediklerinizi değiştirin.

Evet, siz ki Benim gözümde mükemmelsiniz, düşüncelerinizi değiştirmenizi söylüyorum size. Onları geri alın, çünkü bu tam da geri-dönüşüme uğramaları gereken zamandır. Eski düşünme biçiminizi yenisiyle takas edin. Tamamen değiştirin, bir yerlere iade etmeyi dahi düşünmeyin çünkü zaten hiç kimsenin sizin eski düşüncelerinize sahip olmasını istemezsiniz. Eski düşüncelerinizi aklınızdan tamamen çıkarın. Çöpe atın onları. Bu eskimiş düşünce kalıpları aslında hiçbir zaman size ait olmamışlardı. Sadece siz onları kendinize mal etmiştiniz. Onları kendinize kopyalamış ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünmüştünüz. Gücenmeyin ama bunların bir tek hezimete uğramanıza katkısı vardı.

Yasalara riayet edin. Bunun dışında bırakın aklınız fikriniz özgürce kanat çırpsın. Düşünceleriniz gökyüzünde süzülsün.

Düşüncelerinizin değişemeyeceği gibi bir şey asla söz konusu değildir.

Size engel olabilecek hiçbir şey yoktur yeryüzünde. Ancak teslimiyetiniz engel olabilir size.

Zihniniz özgürdür sevdiklerim. İhtiyacınız olan şey düşüncelerinizin -ne şekilde olursa olsun- kontrol edilmesine müsaade etmemektir. Başkalarının düşüncelerinin sizinkileri sınırlaması gerekmez. Koşullara aldırmayan, kendisine hayır diyen ya da ters bakan insanlardan bağımsız, kendi şüphelerinden bağımsız -zaten olduğunuz- o yüce ve özgür Varlık olun siz. Suçlu olan sizin kendi şüphelerinizdir ve şüpheler de sizin kendi düşüncelerinizden başka nedir ki? Kendinizden şüphe etme fikrini def edin. Sonsuza dek uzaklaştırın onu.

Kendi geminizin kaptanısınız siz. Serdümen sizsiniz. Kendi hayatınızın dümeninde siz varsınız. Hayatınızın kumandası sizin ellerinizdedir. Hayatınız size dümeni kendiniz kullanasınız diye bahşedilmiştir, önünüze düşen herhangi bir tekneyi takip edesiniz diye değil.

Özgür bir insan olun sevdiklerim. Bırakın dünya, dünyalar ne yaparsa onu yapsın, siz kendi kendinizin hükümdarı olun. İnsanları alaşağı etmeyin. Kendi düşüncelerinize yapın bunu. Başkasının saçlarını değil kendi saçınızı tarayın siz.

Düşüncelerinizi yüksekte tutun ki kalbiniz de sırtını dik tutsun ve neşeli şarkılar söylesin. Eğer yüreğiniz yara almışsa onu düşünceleriniz yaralamıştır. Düşünceleriniz her ne yaptıysa, bunu yine düşünceleriniz telafi edebilir. Bir an için dahi olsa artık çok geç diye düşünmeyin. Geç ve erken, çok geç ve henüz çok erken – tüm bunlar dünyadaki gelip geçici tabirlerdir. Çok geç diye bir şey yoktur; henüz çok erken diye bir şey yoktur. Her şey şimdidedir ve şu andan itibaren kendi düşüncelerinizi yeniden inşa edebilir ve bu böylelikle hayatınızı da baştan kurabilirsiniz, tam şimdi, tam gözlerinizin önünde.

Yaralarınızın iyileşmeyeceğini kim söylüyor? Yüreğin onarılamayacağını kim söylüyor? Bunlara mucize diyebilirsiniz, iyi de sevdiklerim mucizelerin nesi yanlış ki? Çok nadir olduklarını mı düşünüyorsunuz? Mucizelerin sürüsüne bereket halbuki. Etrafınıza bakın. Her şey bir mucize değil mi zaten? Bazı mucizelere mümkün gözüyle bakıp da diğerlerine müsaade etmemek niye? Siz kimsiniz ki mucizeleri ikiye ayırıyorsunuz. Siz kimsiniz ki bazı şeylerin mümkün bazı şeylerin de imkansız olduğunu söylüyorsunuz? Kim oluyorsunuz da mucizelerin sağanağına engel oluyorsunuz? Kim oluyorsunuz da mucizeler yoktur diyebiliyorsunuz? Kim oluyorsunuz da size söylediklerimi reddedebiliyorsunuz?

Siz kimsiniz ki hayat ancak buraya kadar gider, buradan öteye de gitmez diyebiliyorsunuz. Kim oluyorsunuz da hayatı paketleyip sarıp sarmalayıp onu gelişmekten alıkoyuyorsunuz? Hayatın ancak size empoze edildiği kadar olduğuna kim inanır? Hayatın kendisi mantıklı değildir ki.

Belki de mantığı bir kenara bırakıp hayatın beraberinde koşmanızın vakti gelmiştir; böylelikle hayatın sizi nereye götürdüğünü ve zincirlenmemiş bir hayatın nelere muktedir olabileceğini de görebilirsiniz. Olağanüstü şeyler başarabilir bu. Dağları da yerinden oynatabilir. Her şeyin tam şimdi yerinden oynadığını bilmiyor musunuz?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on