Sevgi Avcısı
Benim sevdiğim gibi sevmek nasıl bir şeydir acaba? Çok muazzam ve harikulade bir şeydir bu. Bir nihayeti yoktur, bir başlangıcı da. Yaradılıştan her daim çağlayarak yayılan o enerjiyi bir tahayyül edin. İşte o vakit Benim bildiğim sevgiye dair bir fikir yakalamış olursunuz. Sevgiye yönelik en muazzam deneyiminiz bile Benim sevgimi ifade etmek için sadece küçük bir önsöz teşkil edebilir ancak.
Sevmem için bir şeylerin mevcut olması dahi gerekmez. Sevmek için bir şeyleri seçmem ya da tespit etmem gerekmez. Sadece severim Ben.
Tıpkı solumak için havayı seçmeye ya da ayırt etmeye çalışmadığınız gibi severim Ben. Sevgiden derin bir soluk çektiğim anlamına da gelmez bu. Sevgiyi nefes gibi alıp vermem. Sadece severim Ben. Sevgim her şeyi kapsar ve sarmalar, hayali ve gerçek her şeyi. Sevgim bir nesne tanımaz canlarım. Sizi seviyorum diyebilirim ve sizi severim de; lakin sadece sevdiğimi söylemek bundan çok daha muazzamdır. Sevginin yayılımıyım Ben ve bunu biliyorum. Siz de sevginin yayılımısınız lakin bunu bilmiyorsunuz ya da her zaman bilmiyorsunuz. Sevginin Bütünlüğünü parçalar ve kısımlar halinde görüyorsunuz. Ona ya bir mikroskop ya da bir teleskop aracılığıyla bakıyorsunuz. Sevgi görülmek için bile değildir. Görmenin ötesidir o. Sevgi bilinir fakat bilmenin de ötesidir o. Tariflere sığmaz. Sınırlara sığmaz.
Peki sevgi kendisini tanımlayabilir mi? Bunu niye yapsın ki? Sevgi neden kendisine yönelik bir tanım ya da tarif arayışında olsun? Kendi üzerine çağlayıp ışıldarken neden herhangi bir şeyin arayışında olsun o? Sadece tek başına mevcutken, neyi sorsun, neyi cevaplasın o? Kim sorsun, kim cevaplasın ki? Sevgi her şeyken hangi yanıt mevcut olsun, sevgi hakkında sorulacak hangi soru olsun ve kim sorular sorsun ki?
Bu ayrılmışlık değildir. Yalnızlık değildir. Bu öylesine hakim sevgidir ki tek başına var olur o. Hiçbir şey bünyesine giremez. İçine girilecek bir başka şey yoktur ki zaten, öyleyse bu nasıl olsun?
Detayların sevgiyle ne alakası vardır? Detaylar hangi konumda olabilir ki? Sevgi her şeyken ve her yerdeyken nereye konulabilir, hangi konumda olabilir o? Sevgi tek başına mevcutken kim onu arasın ve sevgi nerede bulunsun ki?
Sevgiden başka hiçbir şey mevcut değilken kim sevgi peşinde bir avcı olabilir o halde?
Lakin Yeryüzündeki tüm hayatınız boyunca sevgiyi arıyorsunuz siz. Sevgiyi bulmak için bir arayış içine giriyorsunuz, sevginin ispatını arıyorsunuz. Hatta ebediyen sevilirken zaten var olan o ispatı arıyorsunuz, kendiniz olan o ispatı arıyorsunuz.
Evet, sevgili çocuklarım, tüm bu çabanın içinde ne yaptığınızı düşünüyorsunuz acaba? Her bir münakaşanız sevgiye bir kanıt arayışınızdan başka nedir? Her türlü tasavvuru aşan bir sevgiye mazhar olan sizler ne denli sevildiğinizi bilmiyor ve bu nedenle de o sevgiyi bulmak için tüm kapıları çalıyorsunuz. Sevgiye ricacı oluyorsunuz. Bazen ona yönelik küçük bir ışık yakalıyorsunuz bazen bunu hiç göremiyorsunuz. Ancak böyle bile olsa her daim en çok sevilen ölümlülersiniz sizler.
Evet tabii ki Ölümsüzsünüz. Ölümlü anlara odaklanmış Ölümsüzlersiniz sizler. Tahayyül edilebilen her nevi sınırın ötesinde olan sizler kendinizi ölümlülüğün sınırlarına zincirliyor ve hakiki mevcudiyetinizi unutuyorsunuz. Sevgiyi bile unutuyorsunuz. Sevgi olduğunuzu ve sevildiğinizi unutuyor, bundan dolayı da sevginin ve onun varlığının ya da yokluğunun kanıtını arıyorsunuz. Evet sevginin yokluğuna bile sarılmıştınız, onun üzerine atlamıştınız. Hatta bu konuda uzmanlaştığınız bile söylenebilir.
Fakat tüm bunlara rağmen bugün seveceksiniz, Benim sevgimi ve yüreğinizdeki sevginin gücünü bugün idrak etmeye başlayacaksınız.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sevgi-avcisi.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

