Sadece yol alın
Bakın, sürekli kendinizi incelemeyin öyle. Sürekli kendinizi tartıp ölçmeyin. Kendinize biraz esneklik tanıyın. Kendinizi sürekli olarak geliştirmeye çalışmayın. Bunun yerine sevin kendinizi.
Küçük bir çocukken boyunuzun uzaması için kendinizi zorlamaz, bu yönde çaba harcamazsınız. Bu konuda düşünmeniz de gerekmez. Sadece büyürsünüz.
Belki de kendinizi bir proje haline getiriyor ve bu proje üzerinde çalışıyorsunuz. Ne kadar ilerleme kaydetmeniz gerektiğini gayet iyi görüyorsunuz ama örmekte olduğunuz bir kazak değilsiniz ki canlarım. Kendinizi tamamlamak konusunda çok fazla düşünmeniz gerekmiyor. Kendiniz hakkında çok fazla düşünmeniz gerekmiyor.
Her gün kendinizi tartmayı bırakın. Hatta kendinizi incelemeyi toptan bırakmanız çok hayırlı olacaktır. Kendinizden gelecek tavsiyeler olmaksızın zaten istediğiniz yönde gelişmekte olduğunuz fikrini düstur edinin.
Daha akıllı, daha zengin, daha cömert, daha alıcı, daha sevecen olmayı istemeniz gayet doğaldır. Bu arzuları taşıyın canlarım ama “olmak” için kendinizi özgür kılın. Saçma sapan konuşmalarınızdan kendinizi özgür kılın. Mükemmel olmamak için kendinize müsaade edin. Böylelikle daha mutlu olacaksınız. Habire kusur bulup duran dırdırcı biri olmayın. Kendi kendinize ayakbağı olmayın. Kendinizi sevin. Rehavete kapılıp yetinmeniz anlamına gelmez bu lakin kendinizi geçmişten yana bağışlayabilirsiniz. Pişmanlıkları bırakabilirsiniz. Bırakabilirsiniz.
Anlayış ve içgörü kazanmak istediğinizi anlıyorum. Bunları kazanacaksınız. Cennet bilincini kazanma süreci içindesiniz. Fakat dünyanın ayakları dibindesiniz canlarım. Dünyevi arenada ne bir gladyatör, ne de başparmağını aşağı yada yukarı kaldırarak işaret veren kalabalığın bir ferdi olmanız gerekiyor. Biraz mola verin.
Kendinize karşı dostane olun. Bir eleştirmenden çok bir arkadaş olun kendinize. Sizi seven bir arkadaş olun. Mükemmel olmayan taraflarınızdan ötesini gören bir arkadaş olun. Benim yaratmış olduğumu sevin. Sizi insan olarak yarattım Ben, bir mülk olarak değil.
Sizi tarttığımı mı düşünüyorsunuz? Yada saçınızın rengine, sınavda kaç puan aldığınıza baktığımı mı? Başarısız olmanıza bakmam Ben. Geçmişe bakmam canlarım, ne de sizin bakmanızı isterim.
Bitiş çizgisine doğru koşturan bir yarış atı değilsiniz. Kendinizi kamçılayıp durmanız gerekmiyor. Bunun yerine parkta bir yürüyüşe çıkın. Kendinize biraz alan bırakın. Dinlenip boşa vakit geçirmek için kendinize izin verin. Olmak için kendinize izin verin. Kendinizi yeniden yaratmak için bu telaş da neyin nesi? Tatminsizliğiniz size nasıl bir tatmin sağlıyor acaba? Memnuniyetsiz olmaktan ziyade kendinizden yana memnun olun.
Yüzeydeki bilincinizin yansıttıkları sizin özünüzü ifade etmezler. Geçmişe saplanıp kalmasanız neden kendinizi habire değerlendirip eksiklik içinde bulasınız ki?
Sizi Benim yarattığımı ve yaratmış olduğum şeyi sevdiğimi hatırlatın kendinize. Başınızın etini mi yiyorsunuz? Dizginleri bu kadar da sıkı tutmayın. Kendinize yönelik kabulünüzü geliştirin. Daha fazla mutluluk yaratın. Bir okulda değil hayatın içindesiniz. Güzelsiniz.
Bir uçtan bir uca Açık Denizleri kat ettiğiniz bir yolculuktasınız. Gemiyi istediğiniz denli iyi idare edebilirsiniz. Eğer rüzgar bir gün sizi rotanızdan çıkarırsa ertesi gün yine rotanıza geri dönebilirsiniz.
Bir gün dikkatinizi veremiyorsanız ertesi gün dikkat kesilebilirsiniz. Seyahatinizi karşılıklı suçlama ve şikayetlerle harcamayın. Tekrar tekrar gittiğiniz rotayı inceleyip kontrol etmeyin. Sadece yelken açarak yolunuza devam edin siz.
Yolculuğunuzun her daim rahat ve sorunsuz bir şekilde geçeceğini kim söyledi ki? Denizlerde yol alırken habire rotanızı kontrol etmezsiniz. Şimdi yelken açıyor ve yola çıkıyorsunuz. Ufka bakın, gittiğiniz yere çok yakında varacaksınız.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sadece-yol-alin.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

