Yükselmesi gereken sizsiniz
Su buharı nasıl gökyüzüne doğru yükselirse, siz de uğradığınız zarar ve haksızlıkları içeren o uzun listenin ve kırgınlık yüklü hislerin üzerine yükselmelisiniz. Yukarı yükselmek yiğitliktir, mertliktir canlarım. Siz de öyle olun.
Eğer atış talimi yapıyor olsanız bir hedefiniz olur ve ona odaklanırsınız. “Tüh, birisi hedefin yerini değiştirdi. Bunu yapmamaları lazımdı,”demezsiniz. Hayır, hedef neredeyse oraya yönelirsiniz. Hedefin o an için nerede olduğunu görürsünüz. Hedefin o an için nerede olduğunu görür ve yeni bir açıdan bakarsınız. Hedeflenmesi gereken yeri hedef alırsınız. Sırf birisi atış alanını yeniden düzenledi diye mutsuzluğunuzu tekrar tekrar zihninizde yaşatmak uğruna düşüncelerinizi ve amacınızı harcamazsınız. Ne denli dezavantajlı bir konumda olursanız olun bu değişikliği yapan kişiyi hedef almazsınız.
O halde kırgınlıkların, size yönelik yakışıksız sözlerin yada hareketlerin açısından baktığımızda hedefiniz ne olurdu peki? Diğer insanın ne denli haksız olduğunu kanıtlamak değildir bu hedef. Herhangi bir şeyi kanıtlamak değildir. Bir yanlışlığı hizaya getirip düzeltmek değildir. Diğer kişinin burnunu sürtmek değildir. Öyleyse hedef nedir?
Diğer insana dalkavukluk etmek değildir bu. “Mış gibi” yapmak değildir. Eğer iki ülke haklarının ihlal edildiğini ve istismar edildiklerini düşünürlerse vazifeleri nedir şimdi? Amaçları nedir? İşte sizin amacınız da aynıdır.
İyi ve akıllı bir ülke gibi olun ve daha yüksek basamaklara çıkın. Huzur ve barış yaratın, bunu laf olsun diye değil gerçekten yapın. Bir yerde yanlış anlaşılma varsa doğru anlayışı yaratmak bile size düşen bir şey değildir. Anlaşılma mecburiyetiniz yoktur. Belki de anlayışın dahi ötesine geçmesi gereken sizsinizdir. Peki anlayışın ötesi nedir? Ne olmasını istiyorsunuz? Neyi ifade etmek istiyorsunuz?
Hedefiniz nedir? Durumu gerçekten düzeltmek değildir bu. Kaçmak da değildir. Lakin eğer duygularınız incinmişse bu durumda olan bir tek siz değilsinizdir.
Size ne gönül alıcı bir yaklaşımda bulunmak ve telafiye gitmek, ne de bunları karşınızdakinden beklemek düşer burada. Maziyi mazi olarak bırakmak çok da büyük bir şey değildir. Daha yüksek bir zemine atılan bir adımdır bu. Doğruları ve yanlışları tartışmak değildir. Anlayış göstermek yada onu talep etmek değildir. Barışa yol açmaktır sadece.
Geçen sene bir şeyler canınızı çok sıkmış ve içinize dert olmuştur. Bir hafta boyunca gece gündüz onu düşünmüşsünüzdür. Aklınızda çok fazla yer etmiştir bu durum ama şimdi içinize dert olan bu şeyi hatırlamıyorsunuzdur bile. Nereye gitmiştir o? Nerededir şimdi? Neden olmuştur o durum?
Şimdi bir özre ihtiyaç duyuyor musunuz? Peki o zaman duymuş muydunuz?
Dünya hayatı mükemmel değildir. Dünyadaki herkes de mükemmel değildir. Lakin mükemmelen oldukları kişilerdir onlar. Mükemmel bir şekilde mükemmel değillerdir.
Her kimseniz, her neyseniz canlarım hiç kimseyi itham etmemeniz gerekir. Bakış açınızı yükseltin. Bunun kimseye faydası yoktur. Bir başkasına fayda sağladığınızda ise kendinize de faydalı olmuş olursunuz.
Birisi sizin ilkelerinize riayet etmemiştir. Tamamen hatalı da olabilir o kişi. Fakat şimdi siz ilkelerinize ve ideallerinize bağlı kalın. Şimdi siz olmak istediğiniz kişi olun. Diğerlerinin bulamadığı zaman ve mekanlarda bile sevgiyi bulabilirsiniz. Sevgiyi yüreğinizde bulmanız gerekir. Diğer her şeyden bağımsız olarak yüreğinizde iyi hisler istersiniz. Kırgınlıklar yerine yüreğinizi sevgiyle kucaklamak istersiniz. Size düşen hataları ve kusurları bir kenara bırakmak ve diğer insanın bulunmasını istediğiniz yere yükselmektir. Yükselmesi gereken sizsinizdir.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/yuekselmesi-gereken-sizsiniz.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

