Pişmanlıklar geride bırakılmalıdır

God said:

Şüphe ve endişeleriniz varken, pişmanlık sancıları çekerken yapılması gereken şey bunların hepsini bir kenara bırakmak ve bu duygulara yol açan durumun bir daha yinelenmesine izin vermemektir. Belki de kendinizi ve başkalarını inciten bir yalan söylemişsinizdir. Belki de bu uzun yıllar önce olmuştur, fakat hala canınızı çok sıkmaktadır. Bu pişmanlık duygusu tıpkı bir kıymık gibidir. Bütün kıymıklar gibi onun da çıkarılması gerekir.

Belki de bir zamanlar çok korkaktınız. Öyleyse şimdi cesur olun. Cesur olmanın bir yanı da geçmişteki hataların peşini bırakmaktır. Aksi halde kendinizi yaralamaya devam edersiniz.

Eğer bir zamanlar yapmış olduğunuz şey “yapılmamış” kılınamıyorsa -ki herhalde böyledir aksi halde bunca zamandır üstünde duruyor olmazdınız- ve hatalı olduğunuz kişiyi bulup da özür dileyemiyorsanız, ona üzgün olduğunuzu söyleyemiyorsanız o halde üzgün olduğunuzu ve bunun bir daha olmasına asla müsaade etmeyeceğinizi kendinize söyleyebilir, kendinizden özür dileyebilirsiniz. Bu kabahatinizi aklınızdan çıkarmanız ve geriye bakmayı bırakmanız zaruridir. Yaraların cerahat toplamaması, daha da beter olmaması gerekir canım. Bu yaraları tekrar tekrar açmanın erdemli bir tarafı yoktur.

Erdem, onları geride bırakmaktadır. Yara, yaradır. Vücudunuzda fiziksel bir yara varken, onu kurcalayarak derinleştirmemeniz gerektiğini bilirsiniz. Mamafih kendinizde ya da bir başkasında yol açtığınız duygusal yaralar söz konusu olduğunda, kendinizi daha da hırpalamak ve bu yaraları büyütmekten yana çok ısrarcısınızdır. Bir hata yaptığınızı düşündüğünüzde bıçakla bu hali iyice genişletir, adeta kanırtır, kendinizi de küçücük yaparsınız.

Pişmanlık duymaya bir nihayet vermeniz konusunda uyarıyorum sizi. Kendinize başka bir meşguliyet bulun. Pişmanlık ya da esef duygusunun hiçbir faydası yoktur, dahası bunlar kalbinizde barınmayı kesinlikle hak etmezler. Kendinizi suçlamaktan başka yapacak işleriniz var sizin. Eğer bağışlayıcılığa ihtiyacınız varsa şunu gayet iyi bilin ki bağışlayacak bir şey yoktur ortada. Serbest kılmanız, ardınızda bırakmanız gereken bir şeyler vardır aziz çocuklarım ve eğer mesele bağışlamaya varıyorsa o halde kendinizi bağışlayın ve o meseleyi serbest bırakın. Buna affetmek deyin veya demeyin, fakat o zehirli düşünceleri aklınızdan çıkarın. Tıpkı kimseye karşı suçlayıcı olmayın dediğim gibi, kendinize karşı da suçlayıcı olmamanızı söylüyorum size. Kendi kendinize sıkıntı veren, geçmişin bir hayaleti değilsiniz ki.

Her neyse o şeyi yaptığınız zaman daha iyisini zaten biliyordunuz ama yine de öyle yapmıştınız. Tribünlere oynamak uğruna yapmıştınız onu. Anlık bir kazanç için o harekette bulunmuştunuz, ama kendinizi daimi olarak cezalandırıyorsunuz. Buna bir son vermenizi istirham ediyorum sevgili canım.

Yapmış olduğunuz şeyin ve onarılamaz bir zarar vermiş olabileceğiniz ihtimalinin muhtelif yansımalarını düşünerek kendinizi cezalandırıyorsunuz. Onarılamaz bir zarar yoktur, kendiniz için bile yoktur böyle bir şey. Dolayısıyla şimdi kendinizi onarmalısınız ki artık kendinize daha fazla zarar vermeyesiniz. Belki siz serbest bırakırsanız, zarar verdiğinizi düşündüğünüz kişi de serbest bırakacaktır. Ne olup bittiğini hatırlamıyor olsa bile onu yine de serbest bırakabilecektir.

Elbetteki bu hadise daha dikkatli ve şefkatli olmayı öğretmiştir size. Zamanında, yaptığınızın doğru olmadığını biliyorken de o andan ötesini düşünmemiştiniz. Yaptığınız davranışı ya da söylediğiniz sözleri gözden geçirmek için yeterince zaman harcamamıştınız. O zamanlar çocuktunuz. Bir başka çocuğa karşı da affedicilikten bu denli uzak olur muydunuz? Lütfen şunu hatırlayın: Benim çocuğumsunuz. Altın Kural, kendinize karşı da diğerlerine davrandığınız gibi davranmanızı söylemektedir.

Kendinize karşı bugün müşfik olacak mısınız? Son bir kez şöyle diyecek misiniz:”Yaptığımdan dolayı çok üzgünüm ve ne kadar üzgünsümsem, suçluluk duygusunu da o kadar çok serbest bırakıyorum ben.”

Derince bir çukur kazıp sizi inciten bu hali oraya gömemez misiniz? Kendinizi ve zarar vermiş olduğunuzu düşündüğünüz kişiyi kutsayamaz mısınız? Bir başkasına zarar vermiş dolduğunuzu düşünürken, aslında kendinize zarar vermiş olduğunuzu idrak ederek, kendi kendinizden intikam almak için çabalamayı artık bırakır mısınız? İntikam tatlı değildir. Acıdır o. Kendiniz de dahil olmak üzere Benim bütün çocuklarıma karşı tatlı ve müşfik olmanızı istiyorum sizden. Hiçbir istisna yapmıyorum Ben. Siz de Benim için böyle yapın şimdi.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on