NAMASTE(*) Aziz Çocuklarım

God said:

Ah Benim canlarım, kalbiniz neden sızlıyor? Nedenini bilmiyorsunuz, fakat sanki aç kalmış ya da bir yerlerde kaybolmuş gibi, yaralanmış gibi sızlıyor o. Kalbiniz güvendedir ve sağlamdır. Kalbiniz sapasağlamdır, lakin siz sadece onun ağrılarıyla, sızılarıyla ilgileniyorsunuz.

Kalpler büyüktür. Kalbiniz büyüktür. Belki de onu kapatmışsınızdır sadece? Eğer öyleyse açın onu tekrar. Kalplerin açık olmaları murad edilmiştir. Kalbinizin açık denizler gibi olması murad edilmiştir. Çok güzel, harikulade bir şeydir kalbiniz. Nasıl da güçlüdür. Her zaman yanınızda, sizinledir, anlık bir farkındalıkla emrinizdedir. Kalbiniz adım adım yürüyormuşcasına çarpmaktadır.

Kalbinizin atışlarını sevin. Hayatın nabzını sevin. Onun macerasını sevin. Nihayeti olmayan bir maceranın içindesiniz aziz çocuklarım. Hayat kitabını asla kapatmazsınız. Bir dizinin biribirini takip eden bölümleri gibidir ve ebedidir o. Hikaye hep devam eder. Hikaye sevginin hikayesidir, kalbinizdeki sevginin hikayesidir o. Kalbinizi ise kendi sinenizde çarptığı için kendinizin sanırsınız.

Çok uzun zaman önce ayarlanan bir metronoma istinaden çarpar kalbiniz. Gerçekte zaman mevcut olmadığı içindir ki sadece bir kez çarpar kalbiniz. O bir anlık ekoyu duyarsınız. Evet, hiç durmayan kalbinizin atışlarını dinlemektesiniz. Dünyada tek Bir Kalp vardır ve o da Benimkidir. Sinenize kapatılmış, küçük, önemsiz bir şey gözüyle baktığınız, sizin çarpan kalbinizin içinde yankılanır o.

Bedeniniz başlıbaşına bir oluşumdur. Gerçeklik değildir o. Herkesin görmesi için Benim yüreğimde tasarlanmış bir tasvirdir. Yürek atışlarımın yankısını duyun. İyice kulak verin ki içinizde çarpanın ne olduğunu bilesiniz. Bunu yaptığınızda bedeninizin dış hatları solup silinir, Yeryüzünde Benim kalp atışlarımdan başka bir şey kalmaz ve siz, kendinizin de Dünyanın Kalbi olduğunuzu, bundan başka hiçbir şeyin mevcut olmadığını görürsünüz. Bizim kalbimiz tüm dünyayı sarıp sarmalar, içine alır. Her şey onun içinde muhtevadır. Bizim kalbimiz, sizin kalbinizin içindeki Benim kalbimdir; sizinki olarak bilinir o ve Benimki olarak bilinir. Lakin bu bir şeyi değiştirmez; çünkü Bizim kalbimiz çalan, yankılanan ve işitilen bir çan gibidir; kalk borusu gibidir onun sesi, her daim çalınan ve şimdi kendini duymakta olan bir şarkı gibidir, buluşmak için kendi tek-kalpli varlığının tüm replikalarına çağrıda bulunandır o.

Tüm bir Kainat, ağrıyıp sızladığını söylediğiniz kalbinizin içindedir ve nasıl da masumdur Kainatın söylediği şarkı. Eğer kalbiniz ağrıyorsa aziz çocuklarım, genişlemek, büyümek için ağrıyordur o. Sevmek için sızlıyordur. Sevgisiz değildir kalbiniz. Tamı tamına sevgidir Benim kalbim, dolayısıyla sizinki de öyledir. Bu sevgiyi kendinizde saklamayın artık. Gün ışığına çıkarın onu. Kalbiniz sadece Birliğin içinde çarpmaktadır. Gelin, kalbinizi Benimkinin yakınına getirin, zira gerçekte de oradadır zaten o.

Çizgi film kahramanlarını birileri çizmiştir. Onları çizen bir el olmalıdır mutlaka. Çizgi film kahramanları bile kendi kendilerini çizemezler. Bir tek İnsan dahi kendi kendini çizemez, lakin hakikat sizin ve Benim Bir olduğumuzdur. Hakiki Siz, varoluşa taşımıştı sizi, zira zannetiğiniz küçük benliğinizden ibaret değilsiniz. O küçük benlik aslında hiç varolmamıştı! Gösterişli bir paket kağıdına sarılı Tamlıksınız siz, hepsi bu. İki paket kağıdı bile biribirinin aynısı değildir, mamafih kalbiniz Birdir sizin.

Küçük benliğinize ilişkin tasviri serbest bıraktığınızda Tanrı’yı kendi içinizde daha fazla görürsünüz. Namaste, aziz çocuklarım. Tanrı’yı kendi içinizde görün, içinizdeki Tanrı’yı görün, küçük benliğiniz böylelikle yok olacaktır.

(*) Namaste: “Önünde eğiliyorum, içindeki Tanrısallığı selamlıyorum,” anlamına gelen Sanskritçe bir kelimedir. Daha ziyade, iki elin avucu göğüste birleştirilip öne eğilerek yapılan bir selamlama hareketi eşliğinde söylenmektedir. (ÇN)

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on