Meyve Ağaçları Gibi

God said:

Dilekler gerçekleşir. İster bir yıldıza bakarak isterse güneşe bakarak dilensin, gerçekleşir onlar. Dilekte bulunduğunuz şey her halükarda sizin bir ışık huzmenizdir.

Alaaddin’in sihirli lambasından dilekte bulunun isterseniz. Lakin dilekte bulunduğunuz o lambanın da o cinin de kendiniz olduğunu şimdiye kadar öğrenmiş olmanız gerekir. Her şeyi yapabilirsiniz demek bundan başka ne anlama gelebilir ki? Dileklerinizi anlamlı kılın, bir değeri olsun onların. Öte yandan kof dilekler de gerçekleşirler ancak siz onlardan çok daha iyilerini dileyebilirsiniz elbet.

Dileklerde bulunmaktan ziyade arzu edin siz; bu daha iyidir. Arzu edin. Arzularınızın teşvikçisi olduğumu bilerek yürekten arzu edin. Kendinizi dileklerinizin gerçekleştiricisi olarak düşünün, lakin elimin omzunuzda olduğumu da bilin. Tüm yüreğinizle arzu edin. Arzunuz, ilgili tüm bağlantıları bir araya getirerek eyleme dönüştürecektir. Yada eylemsizliğe diyelim; zira hayallerinizin topraklarını ele geçirmek için bir orduya ihtiyacınız yoktur. Sadece arzularınızın gücüne ihtiyacınız vardır.

Ayaklarınızı yere vurup tepinebilirsiniz. Arzularınızın gerçekleşmesini talep edebilirsiniz. Yada arzularınızı tıpkı gül yaprakları gibi önünüze saçıp onların diledikleri yerlere düşmelerine izin verebilirsiniz. Şu veya bu şekilde arzunuz zaten kendisini gerçekleştirecektir.

Bazı insanlar arzularına sıkı sıkıya tutunurlar. Bazıları da onları unuturlar. Arzularsa mecburen kendilerini gerçekleştirirler. Arzular bir kez toprağa ekildi mi, ekilmiştir onlar artık. Gerçekleşmeleri için başlarında beklemeniz gerekmez.

Bazı arzular çabucak gerçekleşir. Bazılarının gerçekleşmesi ise dünyevi zaman itibariyle daha uzun sürer. Lakin arzular bir yerde ve bir zamanda gerçekleşirler. Meyve ağaçları meyve verirler. Bunu yapmaları için onlara antrenörlük etmeniz yada tezahüratta bulunmanız gerekmez. Meyve ağaçlarının yaptığı budur zaten. Arzularınız da tıpkı meyve ağaçları gibidir.

Masaldaki karakteri hatırlayın, bir fasulye ekmiştir o, fasulyeler büyüyünce de onlara tırmanmıştır. Peri sihirli değneğini sallamıştır ve diğer bir masaldaki üç küçük domuz hazinelerini bulmak üzere yola çıkmışlardır.

Kendi hazinesini bulmak üzere herkes yola çıkar ama hazinelerinin ne olduğunu her zaman bilmezler. Bir arayış içinde olduklarını dahi bilmeyebilir onlar fakat aramaktadırlar. Yakında veya uzakta olsun daha büyük iyilikleri ve güzellikleri arıyordur onlar. Bazen muhteşem bir hazinenin üzerine basıp onu fark etmeyebilirler. Bazen de var olan en büyük balığı yakaladıklarını düşünerek bir illüzyonun peşine düşebilirler. Ve bazen de mutluluk kuşunu tam arka bahçelerinde yakalayabilirler.

Peki siz ne durumdasınız canlarım? Son zamanlarda gerçekten neyi arzu ettiğinizi düşündünüz mü hiç? Derinliklerinizden kaynak bulan gerçek ve yürekten arzularınız değersiz, önemsiz şeyler değildir, bundan emin olabilirsiniz.

Canlarım arzularınız gerçekleştikten sonra nasıl mutlu olacaksanız, onlar gerçekleşmeden önce de o denli mutlu olmayı seçebilirsiniz. Mutlu olmak için gerçekten hiçbir şeye bağımlı değilsiniz. Mutluluğa hoş geldin demek için bir şeyleri mi bekliyorsunuz yoksa? Mutluluğa şimdi “hoş geldin” deyin. Arzularınızın siz mutluyken gerçekleşmesi iyi bir şeydir. Aslında bunlar biri birlerine bağlı değildir. Mutluluk kendi kendisine bağlıdır.

Başkalarının da mutlu olmalarını arzu edebilirsiniz fakat mutluluğu kendi kendilerine yakalamak zorundadır onlar. Çocuklarımın pek çoğu sebep-sonuç bağlantısına inandıkları için mutluluklarını ertelemektedir. Arabayı atın arkasına değil de önüne bağlıyordur onlar. Belki de onlar (hatta siz bile) mutluluk için bir sebep olması gerektiğini düşünüyorlardır. Muhtemelen şöyle diyorlardır: “Şu arzum gerçekleştiğinde mutlu olabilirim.” Ben size şimdi mutlu olmanızı tavsiye ediyorum.

Mutluluk hasat etmeniz için olgun bir haldedir. Tıpkı bir ağacın üzerinde ışıldayan harikulade elmalar gibi toplamanız için sizi beklemektedir o. Tüm yapmanız gereken uzanıp almaktır, sizindir o. Mutluluğa erişmek için merdivene ihtiyacınız yoktur. Onu içine koymak için tahta kasalara, sepetlere ihtiyacınız yoktur. Size yardım etmesi için birilerini beklemenize gerek yoktur. Mutluluk sizi beklemektedir. Onu bekletmek niye?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on