Kainatın Kutsaması

God said:

Mutlu olmak aslında vazifeniz değildir, zira mutluluk talebe istinaden gelmez. Mutluluk önünüzdeki bir amaç da değildir çünkü daha ziyade o sizin peşinizden gelir. Şu anda yapabileceğiniz şey mutluluğun doğuştan hakkınız olduğunu kabul etmektir. Halis mutluluk size aittir canlarım. Ona istediğiniz ismi verebilirsiniz, o sizindir ve ona sahip olmanız murad edilmiştir. Hayat dahilinde bir tatil yaptığınız fikrinde olun canlarım. Bir tahammül testinde olduğunuz hissini taşıyabilirsiniz ve hayatın yollarında dans ederek hoplayıp zıplayarak dolaşabilecekken sürünerek de ilerliyor olabilirsiniz.

Kendinizi Kainata bir bağış olarak sunun, barış ve mutluluk için bir yol çizmeye karar verin. Bu yolu, kendinizin ve Benim arzularımın doygunluğa ulaşması için çizmiş olduğunuz fikrini taşıyın. Hayatınızı, kendinizi ve dünyayı kutsayan bir istikamete çevirdiğiniz düşüncesinde olun. Bu düşünce aklınızda yer etsin.

Çocuklarımın dünyadaki gidişatın tahammüle dayalı olduğunu düşünmeleri olasıdır. Başka türlü düşünün. Hayatın tahammül etmek, katlanmak için değil yüceltip yükseltmek için olduğu fikrini taşıyın. Dünyayı yüceltip mutlu edin ki siz de yücelip mutlu olasınız. Dünyayı besleyin ki siz de beslenesiniz. Ve hiçbir zaman canlarım hesaplamalar yapmayın. Sayıp hesap tutmayın. Neticeleri gözlemeyin. Vermenin ve kabul etmenin özgürlüğü içinde olun. Arzu ettiğiniz dünyanın gözcülüğünü yapın. Rahatça kolayca yapın bunu.
Mutluluk denen şeyin ne olduğunu siz zaten biliyorsunuz. Bu konuda bir ipucundan daha fazlasına sahipsiniz. Ve artık bu hayaliymiş gibi görünen mutluluğun tadına daha bile çok varabilirsiniz.

Akide şekerinin bir kez tadına bakmışsınızdır, bu tat çok hoşunuza gitmiştir dolayısıyla bundan sonra akide şekeri yemek için daha fazla fırsat çıkacaktır karşınıza. Böyle değil midir? Akide şekeri ile aranızda bir bağ oluşacaktır. Onu yemek için daha fazla arayış içinde olacaksınız demektir, bunu mecburiyetten yapmayacaksınız lakin akide şekeri sevdiğinize dair hafif bir farkındalıkla yapacaksınız. Akide şekerlerinin size doğru gelmekte olduğu hissini taşıyacaksınız. Üzerinde düşünmeksizin onları bekliyor olacaksınız.

Başarı sağlamak zorunda olduğunuz riskli bir girişim değildir bu. Mutluluk çaba gerektirmez. Onu başarmanız gerekmez. Mutluluk başarılacak bir şey değildir. Sadece hoş geldin denilebilir ona ve hoşça ağırlanabilir o. Mutlulukla olan randevunuza ve tüm arzularınızın doygunluğa ulaşmasına yönelik yalın bir idrak içinde olun. Nerede ve ne zaman olacağından tam emin olmasanız da bir gün mutlaka buluşacağınızı bilin.

Belki de “mutluluk” kelimesi yerine “özgürlük” kelimesini telaffuz edebiliriz. Ah özgür olmak! Dünya ne yaparsa yapsın, hangi sınırlamaları düşünürse düşünsün elinizi kolunuz bağlayan tüm sınırlamalardan siz kendinizi özgür kılabilirsiniz. Tamamen yüzünüzü dönmektense mutluluğun geldiğini görmek için özgür olabilirsiniz. Korkmaktansa mutluluğun geldiğini görmek için özgür olabilirsiniz. Özgür olmak için özgür olabilirsiniz ve payınıza düştüğünü zannettiğiniz mutluluk miktarından çok daha fazlasına sahip olmak için özgür olabilirsiniz. Kendinize daha fazla pay verin. Kendinize daha fazla ve daha sık pay verin, daha derinden ve daha uzun süreli olarak pay verin. Kendi iyiliğinize, kendi hayrınıza sadakat gösterme konusunda kendinize daha çok fırsat tanıyın. Kendinizi iyi temsil edin.

Yola bir kez çıktınız mı, yolu yarıladınız demektir. Mutluluk için istikrarlı bir yol çizdiğiniz zaman başkalarını da beraberinize almak için mutlaka durursunuz. Belki de rotası zaten belli bir gemisiniz ve bu rota boyunca yol alıyorsunuz, hizmet etmekten mutluluk duyuyorsunuz, dalgaları yararak ilerlemekten mutluluk duyuyorsunuz. Yolcularını alarak engin denizde yol almaktan mutluluk duyan bir gemisiniz. Yolunuzdasınız. Düşünecek ne var ki burada? Rotanız belirlenmiştir ve artık Kainatın tüm kutsamalarını almak üzere yoldasınız siz.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on