Sevgi Nehri
Ellerimle ışığa tuttuğum harikulade bir mücevhersiniz. Işığı nasıl da pek çok açıdan yakalıyorsunuz! Sizi Güneşe doğru tutuyorum tamamen ışık haline geliyorsunuz. Benim ve sizin ışığınız Bir oluyor. Artık sizi tutan elim yok. Sadece parlayan ışığımız var Bizim.
Işığımıza kör edici denilebilir lakin aslında durum tam tersidir. Görmektir o. Işık içindeyken görüyoruz Biz. Gerçeği görüyoruz, neyin önemli olduğunu görüyor ve biliyoruz. Işığı ve onun güzelliğini biliyoruz. Onun güzelliği Biziz. Siz ve Ben verdiğimiz ışığız ve olduğumuz ışığız Biz. Işıklı sevgiyiz.
Sevgiyi vermeye muktedir olduğunuzdan ziyade onun hasretini çekmekte olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Birisi size sevgi kırıntıları atsa onları açgözlü bir şekilde yerden toplayabileceğinizi ve ne miktarda olursa olsun sevginin sizin için asla kafi gelmeyeceğini söyleyebilirsiniz. Her halükarda ne bu kadar çok sevgi göreceğinizi, ne de onu verebileceğinizi söyleyebilirsiniz. En iyi ihtimalle de ancak size verilen sevgi kadar ışık saçabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Kendinizi onu verebilmekten ziyade sevgi peşinde koşan biri olarak düşünebilirsiniz. Elmas bulmak için habire etrafı kazan insanlar gibi kendinizi de hep sevgi peşinde koşan bir arı olarak görebilirsiniz. Her zaman sevginin elmaslarını arıyorsunuz sizler. Buluyor, elinize alıyor evirip çeviriyorsunuz fakat onlar asla istediğinizi gibi olmuyor. Elinizde bir elmas tuttuğunuz illüzyonunu sadece bir süre için yaşıyorsunuz. Er ya da geç o elmas taşa dönüşüyor gibi geliyor size.
Sevginin peşinde de koşsanız ona av da olsanız bir sevgi nehri içinde yüzmektesiniz. Nehrin hangi ucunda yüzdüğünüz önemli değildir. O nehrin içindesiniz. Sevgi nehrinin içindesiniz. Aslında peşinde koştuğunuz sizin kendi sevginiz. Arada bir onun yansımalarını görüyorsunuz sonra o yansıma gözden kayboluyor. Bu nehrin içinde yüzmeye devam edin canlarım.
Evet bazen yüzmeniz kesintiye uğruyor ve bir daha asla sevgi nehrinde yüzemeyeceğinizi düşünüyorsunuz, fakat yüzeceksiniz. Yüzeceğinizi biliyorsunuz. Gerçek şu ki içinde yüzeceğiniz bir başka nehir yok. Yeryüzündeki hayatınız tamamen sevginin ışığına dair.
Sevgiye layık olduğunuzu bilmenin arayışı içindesiniz. Kendi sevginizi başkalarının gözlerinde arıyorsunuz. Ve sevgi için yanıp tutuşan yüreğiniz için dünyadaki tüm sevgi yetersizmiş gibi geliyor. Hatta en soğuk görünen yürek bile sevgi için yanıp tutuşuyor. Ah o kuşatılmış yüreğiniz kendi sevgisine bir inansa!
Beni tüm kalbinizle severken bile çoğunlukla sevginin kıyısında köşesinde hissediyorsunuz kendinizi. Sanki sevgi sınırlarının dışında kaldığınız bir diyarmış gibi, sanki sevgi herkesin ziyaret edebileceği orada kalabileceği fakat sizin giremeyeceğiniz bir ülkeymiş gibi hissediyorsunuz. Bir şekilde pasaportunuzun olmamasından korkuyorsunuz. İçeri girmeye ne kadar çabalarsanız çabalayın yasadışı bir yabancı olacağınızı hissediyorsunuz. Sevgi sizin için değil başkaları için olan bir şey. Ne kadar çabalarsanız çabalayın o bağlantıyı kuramayacakmışsınız gibi geliyor.
Ve hatta Benim sevgim bile size yetersizmiş gibi görünüyor. Tıpkı Benim sizi ellerimle ışığa tutmam gibi siz de sevgiyi bir elmas gibi ellerinizde tutup ışığa yöneltmek istiyorsunuz. Benim gibi sevmek istiyorsunuz lakin elleriniz ve sevginiz istikrarlı değil.
Dert etmeyin. Benim elim sağlam duruyor ve siz de bir sevgi sunususunuz, ışığınız daldan dala konuyor gibi görünse de son derece parlak bir şekilde ışık saçıyorsunuz.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sevgi-nehri.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

