Hepsinin en güzeli

God said:

Size sıklıkla “kendinizi bilmeniz” söylenmektedir. Kendinizi şimdi bilin, şimdiki halinizi tanıyın; bir zamanlar olduğunuz halinizi değil. 200’den sonrasını saymak için 1’den başlamanız gerekmez. Saymaya 200’den başlarsınız.

Mazinin burada takılı kalması gerekmez. Onu himaye etmeniz gerekmez. Geçmiş, geçmişteki algılamalardan oluşmuştur aziz çocuklarım. Siz mazi değilsiniz. Geçmişin bir mahsülü olduğunuzu düşünebilirsiniz, fakat bu sizin kendi algılamanız, kendi idrakınızdır. Şu anda kim olduğunuzu bilebilmeniz için geçmişin dışına çıkmanız gayet hayırlıdır.

“Kendini bil” demek, bir zamanlar “görünürde” olduğunuz şeyi bilin demek değildir. Şu anda bir hırsızsanız şayet, bir zamanlar tüccar olmanızın ne önemi vardır? Şu anda dürüst ve hayırsever biriyseniz şayet, bir zamanlar hırsız olmanızın ne önemi vardır? Bir zamanlar ne olduğunuz, ne olduğunuzu sandığınız, kendinizi nasıl gördüğünüz, hangi rolü oynadığınız ne farkeder? Önemli olan şu andaki hayatınızdır. Önemli olan şu anda söylediğiniz şarkıdır.

Buna en güzel anlamı atfedin. Hayatın her anından mutlu olun. Burada olduğunuz için memnuniyet duyun. Mazinin mükafatlarına da problemlerine de ihtiyacınız yoktur.

Ebediyyen Benim kalbimden hasıl olan yeni bir Varlıksınız bugün. Bilmeniz gereken daha başka ne olabilir? Benim Yeryüzündeki sevgimin gücü kuvvetisiniz. Bu kadar. Plan dahilindeki yeriniz budur. Senaryo metniniz budur. Artık bu yeni oyunun dahilindesiniz. Bir önceki oyundaki rolünüzün bu oyunla hiçbir ilgisi yoktur. Oradan geldiyseniz ne olmuş yani? Daha önce hizmetçiydiniz şimdi Kül Kedisisiniz. Daha önce küçük bir rol oynamıştınız, şimdi yıldız sizsiniz. Ve eğer ki daha önce yıldız olup da şu anda daha küçük bir rol oynuyorsanız; bu rolünüzü de çok iyi oynayın. Rolü küçük olanın da oyunun yıldızı kadar verecek sevgisi vardır. Hiç kimse, vermek için sizden daha fazla sevgiye sahip değildir.

Sevginizi vermek için de geçmişi geçmişte bırakmanız gerekir. Bunun başka yolu yoktur. Geçmişin dışına çıkın. İçine düştüğünüz bir hendektir o sadece. Bir hendeğe düşülünce dışarı çıkılması gerektiğini herkes bilir. Tercih ettiğiniz için orada kalır mısınız? Birisi sizi dışarı çıkarana kadar bekleyip orada kalır mısınız? Kenarlardan dışarıya tırmandığınızda düştüğünüz o hendeğin dışına çıkarsınız. Bunu yaparken oraya nasıl düştüğünüzü, dışarı çıkmak için ne yapmak zorunda kaldığınızı analiz etmezsiniz. Tırmanmaya başlarsınız. Yapmanız gereken budur.

Geçmişiniz ne olursa olsun, onun dışına tırmanın. Şu anda başlama çizgisindesiniz. Şu anda neredeyseniz, başlama çizginiz orasıdır. Mazinin hükmü yoktur. Kendinizi “şimdi” bilin.

Maziyi çoktan geçmiş, onu geride bırakmıştınız. Onda kalmak niye? Nostaljinin de ızdırabın da gereği yoktur. Bulunmaya alışık olduğunuz yer, bulunmaya alışık olduğunuzu düşündüğünüz yerdir sadece. Asla düşündüğünüz yerde değildiniz. İçine düştüğünüzü zannettiğiniz o hendekte değildiniz. Bir anlık bir düşünceydi o sadece, hepsi bu. Ve artık düşünceleriniz başka yerlerdedir. Ve artık düşünceleriniz siz onların nerede olmalarını istiyorsanız orada olabilirler. Hayatınızın yıldızı sizsiniz, Yeryüzünde yıldızsal bir Varlıksınız. Benim Yüreğimin Varlığısınız, gerçekten olduğunuz ve hep olduğunuz şey budur sizin. Bir görseniz, bir işitseniz. Benim bahçemin aziz meyvesisiniz. Yanılsamaların ve hayallerin dışında bundan başka ne olabilirsiniz?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on