Hayat Okyanusunda 20 Haziran
Aldığınız her nefesle hayatın nefesini alıyorsunuz. Havayı soluyorsunuz lakin gerçekte içinize çektiğiniz şey hayattır sizin. Hayattan bahsediyoruz, bu hayat armağanından. Neye iştirak ettiğinizi düşünün canlarım. Hayatın ihtişamına iştirak ediyorsunuz sizler. Bu hayat dönemi için bir kerelik sunulan bir tekliftir o. Bunun gibi bir başkası mevcut değildir. Bu hayat dönemindeki yaşamı yararınıza kullanın.
Size hayatı bu denli ciddiye almamanızı söylemiştim. Lakin aynı zamanda hayatın lakayt bir şekilde de ele alınmaması gerekir. Hayat kıkırdamaktan çok daha fazlasını hak eder. Hayat omuz silkmekten de çok daha fazlasını hak eder. Sıkıntılı bir kalpten daha fazlasını hak eder. Mutluluğu hak eder o.
Hayatı yük olarak görmeyin. Büyük bir seyahat gemisinde olduğunuzu düşünün. Bu gemide herkes kendi rolünü oynamaktadır. Yolcular dahi kendi rollerini oynamakta, kendi görevlerini yapmaktadırlar. Eğlenceli vakit geçirmek ve ağırlanmak üzere ortaya koyarlar kendilerini. Lakin gemideki herkes varlıkları ve hizmetleri vesilesiyle bu seyahatin ödemesini yapar. Aslında herkes aynı görevi paylaşır. Bu görev mutlu olmak ve keyif almaktır. Hangi özel mesuliyeti üstlenmiş olursanız olun mutlu olmak, keyif almak için gemidesiniz. Kaptan da olsanız, kamarot da olsanız, kaçak bir yolcu da olsanız, güverteyi temizleyen bir işçi de olsanız, aşçı, korsan, en genç ya da en yaşlı yolcu da olsanız, gemi nezarethanesindeki bir yankesici de olsanız, fotoğrafçı dansçı ya da orkestradaki bir şarkıcı da olsanız bu böyledir. Her ne olursa olsun asli amacınız mutlu olmak ve mutlu etmektir.
Bu yeterince kolay, değil mi? Yoksa çok mu zor? Bunu arada bir hatırlayın. Ne için burada bulunduğunuzu unutmayın.
Ne vakit kendinizi hayatı çok ciddiye alan bir tutum içinde bulursanız gülümseyin. Gülümsemeniz sizi mutluluğa geri döndüren bir sinyal olsun. Diğerlerini mutsuz gördüğünüz vakit onlara gülümseyin. Gülümsemeniz o insanların günlerini baştan başa değiştirebilir, sizinkini de elbet. Aslında Beni yansıtıyor olursunuz.
Mutluluk veren birisi olmak hoşunuza gitmez mi? Bu, sefa ve eğlence düşkünü olmakla aynı şey değildir. Benim sözünü ettiğim şeyde bir çaba yoktur. Sizden neşeli bir görünüş istemiyorum Ben. Gerçek bir şey istiyorum. Keyif almak, mutlu olmak için kendinize izin verin.
Mutluluğu kabul edin. Keyif alın.
Belki dans etmek istiyorsunuz. Belki ayı seyretmek istiyorsunuz. Belki bir kitap okumak istiyorsunuz. Belki de baş başa konuşmak istiyorsunuz. Size ne mutluluk veriyorsa ondan istifade edin. Bir performans sergilemiyorsunuz canlarım. Yaşıyorsunuz. Hayat okyanusunda yaşıyorsunuz. Sabit bir rotayı takip edin.
Dalgalar ne denli yüksek olursa olsun, nasıl bir fırtına geliyor olursa olsun rotanızı koruyun. Dümeniniz mutluluktur sizin. İzlediğiniz daimi rota mutluluktur sizin. Mutluluğa izin verin, fırsat tanıyın. Bırakın mutluluk sizinle olsun.
Ben sizin ortağınızım canlarım. Eğer kaptansanız Ben sizin ikinci kaptanınızım. Eğer yolcuysanız Ben sizin yol arkadaşınızım. Hangi görünümde olursanız olun Ben sizin yanınızdayım, sizin yardımınızdayım. Hayat için sizin eşiniz, yardımcınızım. Her daim sizin yanınızdayım. Siz de kendinizle olun.
Aslınıza uygun olun. Eğer mutsuzsanız aslınıza rücu etmiyorsunuz demektir. Planlanmış rotandan sapmışsınız demektir. Bu durumda her an mutsuzluğu temsil eden bir trajedi oyuncusunun rolünü deniyorsunuzdur. Her an mutsuzluğu temsil eden bir başkasının rolünü deniyor da olabilirsiniz. Hiçbir rolü oynamayın canlarım. Mutluluk dolu olun. Mutlu olun ve mutluluk verin.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/hayat-okyanusunda-20-haziran.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

