Sindirella’nın Arabası
Bugünü sizin için ne harikulade kılardı acaba? Edilgenlik değil canlarım. Diğer yandan günle kavgaya tutuşmanız da gerekmez. Sadece onunla dost olabilir ve günle buluşabilirsiniz. Onunla el sıkışabilir ve birlikte bir yıldız turuna katılabilirsiniz. Gün Sindirella’nın arabası gibi olacaktır. Sizi istediğiniz yere götürecektir o, fakat saatler gece yarısı 12’yi vurduğunda sizden ayrılacaktır. Lakin önceki saatlerde araba ve tüm personeli size aittir. Bu araba prensle buluşacağınız baloya götürecektir sizi. O araba gitmek istediğiniz her yere götürecektir sizi.
Arabada dik oturun. Kaykılmayın. Dik oturun ki önünden geçtiğiniz tüm manzaraları görebilesiniz. Arabanın ön tarafından bakın ki önünüzdeki tüm manzarayı görebilesiniz. Her iki yana da bakın, ki zaten öyle yapacaksınız, fakat geriye bakmayın. Hareketin olduğu yer önünüzdedir sizin.
Elbette ki dans ettiğiniz prens sizi aramak için bir başka gün de gelebilir ve sizi bulabilir o. Onun günü ve sizin gününüz hayat dahilinde yapılan bir nişan töreni gibidir. Günler bir başkasının günüyle de kesişebilir. Bir gün aslında herkesin günüdür.
Ve evet hava durumu da söz konusudur. Havanın kapalı olduğu ve güneşli geçtiği günler vardır. Tıpkı seyahat edebileceğiniz her nevi arabanın mevcut olması gibi sizin için her çeşit gün de mevcuttur. O arabanın ne denli basit ve sade olduğunun bir önemi yoktur, güzel olabilir o çünkü içinde siz seyahat ediyorsunuzdur. Sarsıntısız ya da sarsıntılı olabilir ve içinde siz seyahat edersiniz.
O günü sürdüğünüz bir at olarak farz edin. Atı nasıl sürdüğünüz onun hızlı gidip gitmemesini, dört nala koşup koşmamasını ya da sizi bekleyip beklememesini etkiler. Tarzınızın sürdüğünüz at üzerinde bir tesiri vardır.
Kırbacı şaklatıp durmak zorunda değilsinizdir, lakin etkin bir pozisyonunuz vardır.
Bir günü çok fazla takdir ettiğinizi zannetmiyorum Ben. Size sadakatle gelir o ve kendisini sunar. Kendisini size verir. Onunla buluşmayı seçmeseniz bile gün hala sizinle birliktedir. Sizin seçiminiz gün için bir fark yaratmaz. Ne var ki bu sizin için fark yaratır.
Günleri sayıyor ve onlarda kusur buluyorsunuz. Hızlı ya da yavaş gidiyorsunuz fakat gün her zaman kendisini size sunuyor ve diyor ki: “Nereye gitmek istiyorsun? Bugün seni nereye götürmemi istiyorsun? Bugün beni nasıl istiyorsun? Dolu mu boş mu? Hızlı mı yavaş mı?”
Günler size diyor ki: “İstediğin her şekilde olabilirim ben. Ve eğer bugün başaramazsan ortağım, yarın gelecek ve sen parkın etrafındaki o gezintini tamamlayacaksın. Öyleyse yol almaya devam edelim ki sen de benimle neler yapabileceğini göresin. Güzergahı senin belirlediğine inanıyorum ben. Seni sadık bir aşık gibi alıp götürebilirim ve aynı zamanda da sadece senin yönlendirmeni takip ederim. Nasıl bir şeye dönüşmemizi ve seni nereye götürmemi istediğini gözlerinden okurum senin. Hizmetindeyim ve riayet ederim. Beni dönüştürebilirsin . Ben hiç olmadığım bir hale getirebilirsin. Lakin benim de kendi yaşamsallığım vardır.”
“Ve her gün tıpkı bir saatin mekanizması gibi seni yatağına geri götürürüm ben ya da yeni bir yatağa götürürüm seni. Ne olursa olsun ben her zaman dakiğimdir. Kendi hızımı ayarlarım. Sen ve ben birlikte yol alırız. Birlikte yola çıkar, birlikte geri döneriz. Ve asla biri birinin tıpa tıp aynısı iki gün görmeyiz. Hayatın kendisi gibiyimdir ben; çeşitlilik, yaşamsallık ve pek çok seçenekle doluyumdur. Seni evininin etrafında da gezdirebilirim, başka diyarlara da götürebilirim. Her zaman seninleyim ve her zaman seni yenilerim.”
“Bugün nereye gidiyoruz? Ne kadar uzağa gitmek istersin bugün?”
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sindirella-nin-arabasi.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

