Esas noktayı kaçırıyorsunuz sevdiklerim

God said:

Büyüyüp gelişmeye devam ederken geçmişe baktığınızda aradaki mesafenin de açıldığını görürsünüz. Deyim yerindeyse, baktığınız tüfeğin namlusu artık çok daha uzundur; geçmişi ve insanları onun en ucunda görüyorsunuzdur. O insanların bir zamanlar hayatınızda oynadıkları rol ne kadar önemli olursa olsun, sizin ve hayatınız üzerindeki etkileri ne kadar büyük olursa olsun şimdi onların ve gittikçe solmakta olan mazinin toza dönüştüğünü görürsünüz.

Belirli rolleri oynayan bazı insanlar hayatınızda etkili olmuştur. Ona kendi gölgelerini düşürmüşlerdir. Ve şimdi geçmişin, tüm o umacıların ve perilerin aslında gerçekte var olmadıklarını görmeye başlıyorsunuz. Geçmişte üzerinizde büyük güç sahibi olan insanların böyle bir gücü yoktur artık. Eskiden üzerinizde güç sahibiydiler çünkü siz onları o denli güçlü görüyordunuz. Asıl gücün kudretin “kendiniz” olduğunuzu bilmiyordunuz, dolayısıyla da hayatınızı onlara istinaden şekillendirmiştiniz.

Hayatınızdaki insanlar hayatın kendisinden daha kudretliydiler. Şimdi de başka insanlar ve hadiseler hayattan daha kudretlidir, fakat siz hala olan bitenin bir yanılsamadan ibaret olduğunu göremeyecek kadar yakından bakıyorsunuz. Hakikatte hiçbir şey olmuyor sevdiklerim. Düşünceler ortaya çıkıyor sadece. Sahneler ve insanlar gelip geçer, siz de gelip geçersiniz ve bu arada da hiçbir şey olmaz. Tüm o duygular, o etkileşim ve hayatınıza atfettiğiniz tüm o önem bir hiç içindir. Hayatınızın bir hiç olduğunu söylemiyorum burada, dikkat edin. Onun etrafındaki tüm o yaygara ve telaş hiçtir diyorum Ben.

Yaptığınız tüm o ızdırap veren savaşlar – neredeler onlar şimdi ve anlamı neydi tüm bunların? O zaman için çok önemliydiler, fakat bugün için önemlerini yitirmişlerdir artık ve siz de onları unutmuşsunuzdur bile, ya da bir iki hatıraya dönüşmüştür onlar. Hayatınızın şimdi solup gitmiş olan bu şeylere bağlı olduğunu düşünmüştünüz o zaman. Hayatınızın yaptığınız savaşlara, belirli semerelere bağlı olduğunu düşünmüştünüz ve şimdi de hayatınıza temel aldığınız figürlerin ve hadiselerin hiç de önemli olmadığını ya da sizin sandığınız kadar önemli olmadığını görüyorsunuz.

Hayatınız dahilinde pek çok rol oynamış, pek çok şey olmuştunuz. Çok şey öğrenmiştiniz, fakat aynı zamanda hiçbir şey de öğrenmemiştiniz çünkü aniden ortaya çıkan yepyeni şartlar sizi yeni durumlara sevk etmiştir her seferinde. Daha önce sizi meşgul etmiş olan şeylerin yerini yenileri almıştır şimdi. O dönem için size ne muazzam görünüyorsa onun bir reaktörü olmuşsunuzdur, mamafih bu muazzam olan şey solarak ortadan yitip gitmiştir her seferinde. Tüm o oyuncaklar ve haklılığınız için yapılan bütün kavgalar – bunların hepsi şimdi çok daha önemsiz görünmektedir. Lakin ufukta yeni yangınlar belirmiştir ve siz de bunlarla meşgulsünüzdür yine. Siz kendinizi tutuşturmadıkça, ormana kibrit çakmadıkça ortada bir yangın olmaz halbuki. Siz bu denli kızışıp tutuşmuş olmasanız kendinizi herhangi bir yangına bulaştırmanız nasıl mümkün olabilir ki?

Bazen hayatı yakalamak için koşarsınız. Onu takip edersiniz. Bazen de hayat size doğru çağlayan ve sizi hazırlıksız yakalayan bir sel gibi görünür, lakin eninde sonunda bir kuru gürültüdür hayat. Tüm bu gürültü patırtı bir bardak suda kopan fırtınadır. Sel suları kendi kendilerine çekilmekte, size baş belası ya da birer kutsama gibi gelen insanlar ise geçip gitmektedir ve siz de bunu görmeye başlarsınız artık.

Dünyadaki hayatın geçiciliğini görüyor fakat henüz kendi ebediliğinizi görmüyorsunuz. Esas noktayı kaçırıyorsunuz sevdiklerim. Hayat sizinle alakalıdır, etrafınızda olup bitenlerle değil. Hayat haberlerle, hava durumuyla, günlük hadiselerle ilgili değildir. Hayat sizinle ilgilidir. Etrafınızda ne olursa olsun siz ölümsüzsünüz, ebedisiniz. Siz hayata aitsiniz, onun yaptığı herhangi bir tahribata değil. Bana aitsiniz, söylenecek daha başka ne var ki?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on