Kainatı Şekillendiren Heykeltıraşsınız

God said:

Sevginin Tanrısı olan Ben, sevgiden daha azını yaratır mıyım hiç? Nasıl yapabilirim ki bunu? Size Çocuklarım, özgür irade bahşettim Ben ve bu özgür irade, yanılıyor olsanız bile dilediğiniz gibi düşünmenize imkan vermektedir.

Sizin için harikulade bir yemek yaptım. Mükemmeldi o. Onun çeşnicisi olan sizler içine dilediğiniz malzemeyi eklediniz. Farklı tatları denemek istediniz. Sonunda da bu yemek bulanık ve pis bir hale geldi. Ondan şikayet etmeye başladınız. “Yaradan böyle bir yemeği nasıl olur da yapar!” dediniz.

Zaman içinde bu yemeğin her zaman böyle olduğuna inandınız. O güzel malzemeler hala yemeğin içindeydi, mamafih siz ona ait olmayan malzemeleri de içine katmıştınız ve onları yemeğin içinden nasıl çıkaracağınızı bilmiyor, Beni suçluyordunuz: “Tanrım nasıl yaparsın! diye feryat ediyordunuz.

Bedeninizden ayrılmayı iyi bir şey değil de kötü bir şey olarak görüyordunuz, böylelikle ölümün yanlışlığına yönelik bir mihrap inşa ettiniz, ölüm için üzücü, kötü, fena ve başka bir sürü şey dediniz. Sinenizi yumrukladınız ve yüreğinizde doğal olmayan bir his ortaya çıktı. “Susuzluk”, “açlık” ve “umutsuzluk” gibi düşüncelerin ortaya çıktığı düşünce çöllerinde yürüyenlerden duyduğunuz her şeyi kabul ettiniz. Yüreklere düşen o şaşkınlık kendisini herkesin görebileceği şekilde dışarıda da gösterdi.

Buna inanmadığınızı biliyorum, fakat dünyadaki pek çok insan farklı şeyler düşünmeye başladığında kendilerini de farklı hissedecek onlar ve dünya tam gözlerinizin önünde değişecek. Bana inanmadığınızı biliyorum, çünkü Bana inansaydınız dünya gözlerinizin önünde değişirdi zaten.

Bu tıpkı bir vinç operatörü olmanız gibidir. Levyeyi her an yukarı kaldırabilirsiniz ve vinç de tüm o enkazı yıkıverir. Levyeyi aşağı da itebilirsiniz ve vinç yeni binaların üzerine düşer. Bir vinç operatörü olarak çok önemli bir göreviniz vardır. Levye ile, zihninizdeki düşünceleri ve kalbinize doldurduğunuz hisleri kastediyorum.

Bu vinç operatörü benzetmesini biraz daha geliştireceğim. Bir vinç operatörü olarak dünyayı Cennet’e yükseltebilirsiniz ya da dünyayı iyice yere indirebilirsiniz. Ya da bir sigara yakar ve her şeyi olduğu gibi bırakabilirsiniz.

Vinç, düşüncelerinize denk gelmektedir sevdiklerim. Bir şeyleri değiştirmek için kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz, halbuki dünyanın durumu size bağlıdır. Tarihe kanmış ve belirli bazı durumların kaçınılmaz olduğunu kabul etmiştiniz. Oldukça büyük ve yoğun bir tesir altında kalmıştınız. Şimdi bırakın da sizin düşünceleriniz başkalarına farklı bir şekilde tesir etsin.

Küçücük bir damla boya, suyun tüm rengini değiştirir. Düşüncelerinizle bir Kızıl Deniz de yaratabilirsiniz veya Kızıl Denizi temiz bir içme suyu haline de getirebilirsiniz. Neden olmasın?

Dünyanın dayanağı olduğunuzu söylüyorum size. Düşünceleriniz çok uzaklara erişir. Mutluluğunuz da mutsuzluğunuz da çok uzaklara erişir. Kainatı şekillendiren heykeltıraşsınız sizler. Tüm o muazzam heykeller öncelikle sanatçının kalbinde ve zihninde şekillenmişlerdi. Tüm o harikulade resimler, boya kanvasa değmeden önce bilinçli ya da bilinçsizce önce zihinde imgelenmişlerdi. Siz ki burada tam önümde duruyorsunuz, düşünce şeklinizi değiştirerek dünyanın tüm görünümünü değiştirebilirsiniz. Düşündüklerinizi yaratabilirsiniz. Bunca zamandır zaten bunu yapıyorsunuz.

Dünyayı yükseltmeyi çok büyük bir iş olarak görüyor ve yüreğinizde pes ediyorsunuz. Beraberinizde olduğumu, sizinle olduğumu unuttunuz mu yoksa? Dünyanın sınırlarını birlikte ortadan kaldırıyoruz Biz. Sizin ve Benim düşüncelerimiz tüm kapıları devirecek kadar güçlü bir omuz oluyor birlikte. Lakin kıyıyı yalayan dalgaların taşları parlattığı gibi, Bizim düşüncelerimiz de işlerini nazikçe yapıyorlar sadece.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on