Dünyayı dikkate alın

God said:

Diyelim ki dünyadaki herşey sizin istediğiniz gibi oldu, peki ya sonrası? Eğer dünyadaki her şey sizin mükemmel tanımınıza uyacak şekilde olsaydı şayet, başka arzularınız olmayacak mıydı hiç? Zaten neden olmasınlar ki? Elbette olması gerekir ve olacaktır da. Daha fazlasını doğal olarak arzu edersiniz. Bunda yanlış bir şey yoktur. Arzu etmek iyidir.

Fakat mesele şudur ki, ne istediğinizi bilmek için önce bir kusur bulmanız gerekiyor sizin. Önce bir kusur bulamazsanız eğer, gerçekten ne istediğinizi bilip bilemeyeceğinizi merak ediyorum bazen. Lakin zaten sahip olduğunuz şeylerin daha iyisini arzu etmemek niye?

Sevdiklerim, ya dünyada bir kusur bulmasaydınız şayet? Dünya yıkılır mıydı sizce? Sizin belirlediğiniz standartlar olmaksızın dünya devamlılığını sürdüremez miydi?

Kafanız oldukça karışık Benim canlarım. Kendinize çok küçük bir önem atfediyorsunuz, fakat aslında çok önemlisiniz. Sadece doğmayı hak ederek bile büyük bir erdeme sahip olmaktadır Benim çocuğum. Düşünceleriniz ise yaşadığınız dünya için mutlak surette önemlidir ve onu etkilemektedir. Mamafih gezegenleri yörüngelerinde ve hareket halinde tutan Daha Büyük bir Güç vardır. Böylelikle, siz dünya için son derece büyük bir önem taşırken, aynı zamanda dünya size tabidir de. Sorumluluğunuz vardır, size ihtiyaç duyulmaktadır, fakat hayatı başlatan veya onu devam ettiren siz değilsiniz. Kainatın yumuşak ve akıcı bir şekilde varoluşunu sürdürmesi için hepiniz vazgeçilmezsiniz ve aynı zamanda dünya da size tabi ve bağımlıdır; fakat dünyanın başarılı olabilmesi için onu sıkı tutmanız gerektiği fikrinden vazgeçerek çok iyi edersiniz aslında.

Dolayısıyla bir zaman için dizginleri bırakmanızı söylüyorum size. Hayatla didişmeyin sevdiklerim. Dünya, gevşemeniz içindir aynı zamanda. Dünyayı, içine uzanıp gevşeyeceğiniz sıcak su dolu bir banyo küveti olarak farzedin.

Gerilime ihtiyacınız yok sevdiklerim. Rahatlamaya ve gevşemeye ihtiyacınız var. Ona bu denli sıkı tutunmasanız dünya daha mutlu olacak, bunu biliyor musunuz? Dünya sizin kendi bilincinizle oluşturduğunuz tasarıma riayet etmek zorunda değildir. Serbest bırakabilirsiniz. Tüm ağırlığıyla dünyayı omuzlarınızda hissetmenize gerek yoktur. Dünyayı elbette ki taşıyabilirsiniz, fakat tek parmağınız yapabilir bunu. Dünyadaki konumunuzun üzerinize ağır yükler bindirmesi gerekmiyor. Onun mutluluk olması, sevinç murad ediliyor.

Dünyaya en büyük yardımınız mutluluk içinde olmanızdır. Dünyayı oraya buraya çekiştirmek zorunda değilsiniz. Onu kendi haline bırakabilirsiniz. Bana güven duyabilirsiniz, dahası kendinize daha da fazla güven duyabilirsiniz.

Dünyanın yukarı çıkmakta olan bir asansör olduğunu düşünün. Dünyaya yukarı çıkmasını söylemeniz gerekmez. Onu taşımanız gerekmez. İplere asılmanız gerekmez. Sadece biner, bir düğmeye basar ve yukarı çıkmaya başlarsınız. Asansöre binen herkes de sizinle birlikte yukarı çıkmaya başlar. Bunun için fazladan bir çabaya veya desteğe gerek kalmaz. Asansör ne yaptığını bilmektedir, her halükarda sizi yukarı taşımaktadır o.

Asansörün içinde sıkışmanız gerekmediği gibi onu yeni baştan dekore etmek için kendinizi zora koşmanız da gerekmez. Hayat asansörünü kullanın ve onunla yukarı çıkın sadece. Size düşen mesuliyet budur. Asansörde geçirdiğiniz zamanın tadını çıkarın. Beraberinizdekilerin keyfini çıkarın. Ve en yukarıya çıkmakta olduğunuz için mutlu olun.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on