Dürtüler boş yere değildir

God said:

Dürtülerinize kulak verin. Bu, onları çok ciddiye almanız gerektiği manasına gelmez elbet, lakin dürtülerinizi dinleyin. Eğer bu dürtülerin size veya bir başkasına bir zararı yoksa, onlara riayet edin.

Eğer yaşlı bir akrabanızı arama yönünde bir dürtü hissediyorsanız onu arayın. Parkta yürüyüşe çıkmak için bir dürtü hissediyorsanız parka gidin. Yaptığınız her ne ise onu bırakıp bir başka şeyle meşgul olma yönünde bir dürtünüz varsa öyle yapın o halde, bir deneyin. İnsan sadece kurallarla yaşayamaz.

Bir dürtü, bir fikirden fazlasıdır, bunu anlıyorsunuz. Dürtüler sizin derinliklerinizden seslenirler. Nereden çıktığı konusunda hiçbir fikrinizin olmadığı dürtüleriniz vardır.

Bir dürtü sanki bir anda ortaya çıkmış gibi gelebilir size; fakat aslında çok uzun zamandan beri ortaya çıkmak için beklemektedir o. Siz o dürtüyü algılayana kadar geçen süre zarfında o da bilincinize çıkan yolu aramıştır. Ne mutlu ki sonunda da ortaya çıkıvermiştir.

Dansetmek için bir dürtü hissediyorsanız dansedin öyleyse.

Eğer kızkardeşinize sarılmak yönünde bir dürtünüz varsa sarılın ona.

Bir dürtünün sizi nerelere götüreceğini kim bilebilir. Bu kimin umurundadır zaten?

Eğer arka bahçenize bir çukur açmak istiyorsanız, belki de oraya dikilmek isteyen bir ağaç vardır. Belki bulunmak için can atan bir hazine vardır orada. Belki de kendi derinliklerinizde gömülü bir şeyler vardır ve bunlar ortaya çıkmak arzusundadır. Nedenini bilmeniz gerekmez. Kazdığınız zaman illa ki bir hazine bulmanız gerekmez. Bir ağaç dikmeniz de gerekmez, fakat hazır çukur açmışken bunu da yapabilirsiniz elbet. Belki de dikmeye karar verdiğiniz ağaç sizin bilmediğiniz bir şeyi bilmektedir. Her halükarda, dürtüleri izlemenin keyfini çıkarın.

Dışarı çıkıp ayı seyretmek için bir dürtü hissediyorsanız lütfen yapın bunu. Dışarı çıkın ve ayı seyredin.

Eğer mumlar, tütsüler yakıp etrafta sallamak için bir dürtü hissediyorsanız, neden olmasın ki?

Oturma odanızın renklerini değiştirmek istiyorsanız neden olmasın aziz çocuklarım, hırdavatçıya gidin şimdi. Kimbilir belki de istikbalinizle orada karşılaşırsınız.

Eğer biraz çılgınca bir dürtü hissediyorsanız belki de mesele budur zaten. Belki de çok akıllı uslusunuzdur.

Meşru ve yaşamı-destekleyici ölçüler içinde kalmak kaydıyla dürtüler takip edilmek içindir. Burası açık mı? Camlardan atlamayın. Balkondan aşağı tükürmeyin. Gidip de komşunuzu yumruklamayın. Dürtü hissetmek, sakat bir davranışta bulunmanıza mazeret teşkil etmez.

Lakin bir dürtünün illaki akıllıca olması gerektiğini düşünmeyin. Öyle olması gerekmez. Aptalca da olabilir pekala. Lüzumsuz olduklarına ya da bir başka deyişle aşırı dürtüsel olduklarına kanaat getirerek bu itkileri göz ardı etmeyin. Bu denli ihtiyatlı olmanız murad edilmez aziz çocuklarım. Dürtülerinizi bastırmanız ya da onların spontanlığından kaçınmanız murad edilmez. Her zaman bu kadar... bu kadar normal olmanız gerekmez.

Dürtüler anlık gelişirler, o an için vardır onlar. Etrafta oyalanmazlar. Bir dürtüyü pas geçtiğinizde emin olun, beş dakika sonra onun ne olduğunu hatırlamazsınız bile. Dürtüler yaşlı olmazlar. Gençtir onlar ve henüz tecrübe edilmemişlerdir. Tıpkı gençlerle geçirilen zamanlar gibi, onların beraberinde olmak da eğlencelidir. Dürtülerinize şans tanıyın.

Dürtülere açık olmak gerekir. Birer çekmece gibidir onlar. Açtığınız zaman, içlerindeki şeyler şaşırtır sizi. Belki de sizi şaşırtan unsur zamanlamayla ilgilidir.

Eğer kapıyı açmazsanız ardında ne olduğunu nasıl bilebilirsiniz ki?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on