Dünyaya Nasıl Işık Olursunuz

God said:

Dünyayı omuzlarınızda taşıyabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz? Evet, her şeyden ve herkesten sorumlu olduğunuz doğrudur fakat burada bir dakika düşünün sevdiklerim. Eğer herkesten ve her şeyden sorumluysanız bu durumda kendinizden de sorumlu olmaz mısınız? Dünyadan sorumlu olmanız onun tüm dertlerini omuzlarınızda taşımanız gerektiği anlamına gelmez. Dünyaya karşı sorumlu olmak onu sırtlamanız gerektiği anlamına gelmez. Mutluluktan vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Sizin de acıyı ızdırabı bir kenara bırakmanız gerektiği anlamına gelir bu.

Eğer size dünyadaki herkes mutlu olana kadar mutlu olamayacağınız söylendiyse, kendinizi dünya için bir yük haline getirmişsiniz demektir.

Yemek yemek için tüm dünyanın karnının doymasını beklemezsiniz, aksi takdirde dünyaya hizmet etmek için insan formunda sağ kalamazsınız. Dünyayı açlıktan kurtarmak isterken bilakis kendiniz açlık haline gelirsiniz.

Mutluluk da farklı bir yapı kazanır bu durumda. Kendi mutluluğunuzdan vazgeçtiğinizde dünyaya nasıl mutluluk verebilirsiniz ki? Dünyanın tüm ızdıraplarını omuzlarınızda taşıyarak iyi bir şey yaptığınızı size ne düşündürtüyor? Bu sizin için bir nevi “ya o/ya bu” seçeneği değildir. Seçeneğiniz dünyayı omuzlarında taşıyan bir Atlas olmakla, “Boş ver dünyayı,” deyip onu omuzlarından silkeleyen bir umursamaz olmak arasında sınırlı değildir.

Sevdiklerim, kendinizle barışmak zorundasınız aksi halde diğerlerine huzur veremeyeceksiniz. Size bencil olmanızı söylemiyorum Ben. Şehit olmamanızı söylüyorum; yoksa kime yardım edebilirsiniz ki?

Dünya bilinicini yükseltmek üzere yola çıkmış olan tüm o Yüce Kişiler dünyaya büyük önem ve değer vermişlerdir. Dünyadaki ızdırabı sona erdirmeyi arzu etmiştir onlar. Lakin kendilerini mutsuz, perişan etmemişlerdir aziz canlarım. Etrafta suçluluk duygusuyla dolanmamışlardır. Eğer öyle yapsalardı nasıl bir model teşkil ederlerdi sizce? Huzurlarında ne varsa ona hizmet etmiştir onlar. Dünyaya kendilerini hırpalama yoluyla hizmet etmemişlerdir. Başarısızlık korkusuyla da hizmet etmemişlerdir. Eğer kolları dünyanın yüküyle dolu olsaydı dünyaya yardım etmek için ellerini nasıl uzatabilirlerdi? O yükleri bırakmak zorundaydılar, çünkü dünyaya hizmet edebilmek için elleri ve yürekleri böylelikle serbest kalabilecekti. Hizmet etmek için yüreğin özgür olması gerekir.

Dünyadaki tüm kabahatleri yüklenirseniz şayet kime hizmet edersiniz? Eğer tüm bunları omuzlarınızda taşıyorsanız kendinizi suçluyorsunuz demektir. Bu suçları üstlendiğinizde egoya hizmet ederiniz, çünkü dünyanın Kurtarıcısı olduğunuzu size ego söylemiştir. Ego size tüm dünyanın karnını doyurmanız gerektiğini ve eğer bunu yapmazsanız başarısız olduğunuzu söyler. Ego her zaman destekçi değildir. Kafanıza vurup sizi yere serer o.

O Yüce Kişiler dünyaya hizmet etmiş olmakla birlikte Yüksek bir Mevlaya hizmet etmişlerdir; Benim O. Bana hizmet etmekten mutluluk duymuştur onlar. Mutluluktan yana bakmışlardır. Kalplerini ızdırapla hırpalamamışlardır. Göğüslerini yumruklamamış dövünmemişlerdir. Nefes almak için kendilerine fırsat vermiştir onlar.

Dünya uğruna kendilerinden vazgeçmemişlerdir. Izdıraptan vazgeçmiştir onlar. Dünyayı ızdıraptan kurtarmayı amaçladıkları için öncelikle kendilerini ızdıraptan kurtarmaları gerekecekti zira. Dünyanın ağırlığını taşımamış, onun yerine ışık taşımıştı onlar.

Yardım edebildiklerine yardım etmişlerdi. Besledikleri insanları dikkate almış ve bundan mutluluk duymuşlardı. Bakıp besleyemeyecekleri tüm aç insanları hesaba katmaya çalışmamıştı onlar.

Sevdiklerim, yüreğinizdeki ızdıraptan bir şekilde kendinizi kurtarmalısınız. Hayattaki yolculuğunuzdan ibaret değilsiniz, lakin bu yolculuk da sizin bir yönünüz. Dünyayı kutsayın ve onu sevin, kendinizi de sevin ve kutsayın ki bu suçluluk baskısı sonsuza dek ayrılsın sizden.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on