Buradasınız

God said:

Gelecek kendi başının çaresine bakacaktır. Ne olacaksa o olacaktır. Sizse tam şu anda bir yerdesiniz. Ayaklarınız tam şimdi başlama çizgisi üzerindedir. Koşmaya başlayacağınız noktada, hamle yapmak için öne doğru eğilmişsiniz. Bu ana pek çok şey vesile ve sebep olmuştur, lakin bunların hepsi yol kenarına çekilmişlerdir şimdi. Bizi bu ana getiren tüm bu şeylere mazi diyebiliriz ve mazi çöp gibidir. Atılmalıdır o, sevdiklerim.

Tam şu anda bir şeylerin kıyısındasınız; bulunduğunuz ve harekete geçeceğiniz yer tam “şimdi”dir. Tabii ki yerinizde kalıyor gibi de görünebilirsiniz, mamafih sürekli uçarak yol alıyorsunuz. Uçmaktan kastım, yükselmektir. Kaçıp kurtulmak değil; ancak başlangıç noktanız bu da olabilir elbet.

“Nereye gidiyorum?” diye sorabilirsiniz. “Neredeyim?” diye sorabilirsiniz. “Tanrım, buradayım,” diyebilirsiniz.

Tüm bunlara rağmen, düşündüğünüz yerde değilsiniz. Yoğun bir kasvet ve sıkıntının içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz. Engin denizlerde olduğunuzu düşünebilirsiniz. Dağların tepesinde veya vadilerin dibinde olduğunuzu düşünebilirsiniz. Hiçbir yerde olmadığınızı düşünebilirsiniz. Bedeninizin bulunduğu yer başka şeydir, sizin bulunduğunuz yer başka bir şey. Beden bedendir ve bedeniniz sizin hareket vasıtanız olduğu mühletçe hep bir yerlerdedir o; lakin uzun zaman önce bedeninizden ibaret olmadığınızı konuşmuştuk sizinle. Arabanız değilsiniz. Eviniz değilsiniz.

Onları ne kadar iyi canlandırdığınızın hiç önemi yok, oynadığınız roller siz değilsiniz. Anneniz veya babanız değilsiniz. Ebeveyn veya çocuk değilsiniz. Kardeş değilsiniz, eş de değilsiniz. İlişkileriniz siz değilsiniz. Ruhsunuz siz. Benim benzerim, Benim yakınımsınız, bu her şeyi özetler.

Yaptığınız seyahatler değilsiniz. Şu anda bulunduğunuz ülke değilsiniz. İşine koşturmakta olan aday memur değilsiniz.

Cennet bilinci için bir aday olduğunuzu söyleyebilirsiniz fakat bu da tam doğru olmaz. Bir adaydan çok daha fazlasısınız. Adaylar tartışma konusu olurlar, değerlendirmeye tabi tutulurlar. Sizinle ilgili tartışılacak bir şey yoktur. Siz zaten bir Cennet sakinisiniz; fakat burada yine aynı noktaya dönmüş oluyoruz: Gerçekte Kim olduğunuzu bilmediğiniz denli nerede olduğunuzu da pek bilmiyorsunuz.

Bununla beraber, benimseyin veya benimsemeyin Kimseniz osunuz siz. Bir olduğumuz, büyüklük taslayan bir ifade değildir. Hayatın en basit, en temel gerçeğidir bu, lakin aramızdaki bağ hala anlaşılır değildir sizin için. Sindirebildiğiniz bir şey değildir bu. O kadar gerçek dışı gelir ki size akıl sır erdiremezsiniz. Hiçbir şekilde buna inanamazsınız. Fakat yine de kendi gücünüze ve en nihayetinde Benim olan gücünüze her geçen gün biraz daha kavuşuyor, biraz daha vakıf oluyorsunuz.

Kendi gücünüzün büyüklüğü ile her geçen gün daha fazla uyumlu hale geldiğinizin farkındasınız, değil mi? Diğerlerine daha az güç atfediyorsunuz artık. Dünyayı daha az idolleştiriyorsunuz. Tevazu kazandıkça içinizdeki Cennet’in gücünü daha fazla idrak ediyorsunuz.

Bu güç, zorla kendinize karşı kullanmadığınız takdirde iddialı baskın bir güç değildir sevdiklerim. Burada bir öğrencisinizdir. Kendi kimliğini öğrenmesi gereken tek kişi sizsiniz. Özünüzdeki asli niteliği öğrenmek ve bunu hayatınıza geçirmek zorunda olan sizsiniz. Kendi kendinizin öğretmeni ve öğrencisisiniz. Öğrenen ve öğrendiğiniz şeysiniz. Okuduğunuz kitapsınız lakin sayfalar henüz boş. Başlık ise Benim.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on