Büyük bir mirasın varisisiniz

God said:

Sizin ve Benim “Bir” olmamızın anlamı nedir?

İnsan hayatı açısından ele aldığımızda bu şöyle bir şeydir:

Büyük bir servetin mirasçısısınızdır. Babanızın tüm serveti sizindir, sadece onu kullanma hakkını henüz almamışsınızdır. Soyadınız Babanızla aynıdır ve tüm servet sizindir. Size aittir; lakin mülkiyeti henüz tamamen size geçmemiştir.

Bununla beraber, sahip olduğunuz servete dair bir fikrinizin olması çok iyidir. Babanız neyse, sizin de öyle olduğunuzu bilmeniz çok iyidir. Babanızın sahip olduğu her şeyin sizin olduğunu bilmeniz çok iyidir. Bir anlamda siz tamamen Babanızsınızdır. Bir anlamda ise buna tam olarak henüz hak kazanmamışsınızdır. Mirasınıza yönelik tam bir farkındalığa ulaşacağınız gün gelecektir, fakat bunun zamanı henüz tam anlamıyla gelmemiş olabilir.

Sizin ve Benim bir olduğumuzu duyunca Bana şöyle diyebilirsiniz:

“Öyleyse bunu ben neden bilmiyorum. Bunu neden yaşayamıyorum. Neden bu kadar aptalım. Tanrım, Sen benim gibi duyguların incinmiş olarak dolaşmıyorsun ortada. Kötü şeyler yapmıyorsun. Kızmıyorsun, dilin tutulmuyor. Çok açık söylüyorum Tanrım, Sen olabilme fikri çok hoşuma gidiyor ama kendi gerçeğimin çok uzağında bu.”

“Ne denli aksileşebildiğimi biliyorum. Ufacık şeylerden rahatsız oluyorum. Sen olmuyorsun. Hayatın getirdiği bilmecelerin cevaplarını ben bilmiyorum. Sen biliyorsun.”

“Senin bir parçan olduğumu anlayabiliyorum. Senden geldiğimi anlayabiliyorum. Sana döneceğimi anlayabiliyorum. Olduğun her şeyin, sahip olduğun her şeyin Benim için olduğunu anlayabiliyorum. Bu anlamda benimdir onlar. Kainatın bütünü olduğunu kavrayabiliyorum ve eğer Sen ve ben Bir isek eğer, bu durumda ben de Kainatın bütünü oluyorum. Mamafih bunu anlayıp hissedemiyorum henüz. Yanlışlıkla okuldaki üst sınıflara kaydedilmişim gibi geliyor bana.”

“Sana inanmıyorum demek değil bu, Tanrım. Sadece işin matematiğini beceremiyorum.”

“Senden bu kadar uzak olduğum halde benim Sen olduğumu nasıl söyleyebiliyorsun?”

“Sen mükemmelsin Tanrım. Ben de mükemmel olmayı, birazcık dahi olsun mükemmel olmayı isterdim, fakat sadece çalışıp çabalıyorum ben, hayatta kalmaya uğraşıyorum, tekamül etmeye, senin evladın olmaya ve sana layık olmaya çalışıyorum. Bu arada bir de insan bedenine hapsolmuş, insan aklıyla sınırlanmış haldeyim. Benim için çaba harcayan bir kalbim olduğunu söyleyeceğini biliyorum. Kalbimin derinliklerinde bir yerde Senin mukim olduğunu anlayabiliyorum. Cennet Bilincinin içimde olduğunu kavrayabiliyorum. Bana her şeyi vermiş olduğunu anlayabiliyorum; tüm bunlara rağmen Sen olduğumu samimiyetle söylemek imkansız geliyor Bana. Kekelemeden bunun lafını bile edemiyorum.”

“Bir gün Seninle aynı seviyede faaliyet göstereceğimi söyleyebilirim, fakat şu andaki Gerçeğim bu değil, Tanrım. Sen olmayı isterim, fakat emin ol ki Senin Ben olmanı hiç istemem.”

“Parmaklığın her iki tarafında birden duruyorum Tanrım.”

“Bir yandan sen olmayı bütün kalbimle isterim.”

“Diğer yandan Senin, olduğun halinle var olmanı isterim hep. Orada, burada ve her yerde olduğunu bilmek isterim. Benim dışımda olmanı isterim. Benden çok daha büyük ve kudretli olmanı isterim. Her şeyden daha kudretli olmanı isterim. Senin Olduğun Herşey olmayı da tabii ki isterim, fakat bunun nasıl olacağına dair hiçbir fikrim yok Tanrım.”

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on