Bugün neler olacağını bir görün

God said:

Hayatın bir şekilde kendi başının çaresine baktığını biliyorsunuz canlarım. Hayatın tüm o müdahalelerinize ihtiyacı yoktur. Sizin müdahaleniz ya da ilgisizliğiniz olsun veya olmasın yoğun bir şekilde kendi hayatına sahiptir o.

Bazen hayat tam istediğiniz gibi seyreder bazen de öyle olmaz. Elbette ki sizin niyetiniz ve bilinciniz önemli bir rol oynar lakin her halükarda hayat kendi yolunda gider. Sizin istediğiniz gibi gitse de, istemediğiniz bir istikamete yönelse de hayatın dizginlerini her zaman tutamazsınız. Bunu pek tabii ki şimdiye kadar anlamışsınızdır. Hayat dahilinde bir oyuncusunuz ama tek oyuncu da siz değilsiniz. Bir orkestra da görev alırsınız fakat hangi şarkının çalınacağına her zaman siz karar vermezsiniz.

Hayat mahmuzlayacağınız bir at değildir. Hayat durmasını söyleyeceğiniz bir at da değildir.

Hayat önceden bir harita vermez size. Kendi yolunu belirler ve o yönde gider. Eğer hayatın bir planı varsa, bu plan tezahür edene dek genellikle sizin müdahalenize izin vermez o. Hayat dahilinde bir partnersinizdir lakin tüm yolu siz belirlemezsiniz, dolayısıyla ya hoşnutsuzluk ya da mutluluk dolu bir şaşkınlık yaşarsınız.

Canlarım, tüm haritayı çizmemenin de hoş bir şey olabileceğini ikrar edecek misiniz? Zira yanlış yorumlarda bulunabilir ya da bir an için sizin kararlarınızdan etkilenecek başka kişileri unutabilirsiniz.

Hayatınızı ve dünyayı olmasını istediğiniz şekilde mutlak surette hayal edin ve bu yol sizin kendi yolunuz olmasa dahi onları kendi yollarına bırakın.

Kainatın Denetçisi değilsiniz. Söz hakkınız var ama tek söz hakkı olan siz değilsiniz.

Hayatı kendi arzularınıza göre kontrol etmeyi arzu ediyor olabilirsiniz fakat böyle bir kontrol gücüne sahip olsaydınız daha geniş bir perspektiften düşünürdünüz. Piknik yapmak için güneşli bir gün isteyebilirdiniz ama istediğiniz her hangi bir günü güneşli kılabileceğinizi bilerek akarsuları ve tarımla uğraşanları da dikkate alırdınız; zira sorumluluğunuzun bilincinde olurdunuz.

Lakin şu anda farkında olmasanız bile gerçekten bir sorumluluk taşıyorsunuz. İçinize aldığınız düşünceler ve sözler açısından bir sorumluluğunuz var. Yağmura ya da güneşe nasıl tepki verdiğiniz açısından bir sorumluluğunuz var. Gerçek şu ki şu anda bile dünyadaki tüm sorumluluğa sahipsiniz. Dünyadaki yerinizi ne şekilde aldığınız çok önemli.

Nasıl olacağınıza dair dünyadaki tüm söz hakkına sahipsiniz, sizin nasıl olduğunuz dünyadaki her şeyi ve herkesi de etkiliyor zaten. BELİRLİ bir söz hakkınız yok belki ama bir söz hakkınız var.

Eğer hayat bir kağıt oyunuysa oynayacak bir eliniz var. Onu iyi oynayın. Elinize istediğiniz kağıtlar gelse de gelmese de iyi oynayın. Canlarım yapacak başka ne var ki?

Her şey çiçek gibi olsa bu harikulade olurdu. Ve her bir eli pas geçmek zorundaysanız şayet bu da makbul değil midir zaten? Öyle olmadığını kim söyleyebilir ki? Oynayan başka insanlar da vardır.

Bazen kağıtları dağıtan sizsinizdir ama kendinize istediğiniz kağıtları veremezsiniz. Bu da yerinde değil midir?

Her bir eli kutsayacak mısınız? Kazananları, blöf yapanları, iyi oynayanları ve iyi oynayamayanları da kutsayacak mısınız? Hayatı sadece kutsayacak mısınız, onu teşvik edecek misiniz? Ona sarılacak mısınız? Ondan vazgeçmeyecek ve ona öfkelenmeyeceksiniz de değil mi?
Bu hayat oyununu Benimle oynayın ve bugün neler olduğunu bir görün bakalım. Her gün sizin gününüz olsun ve ışıldasın o? Neden olmasın ki?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on