Bir kolaj yapıyorsunuz
Bir kolaj yaptığınız zaman onu yaratmış olursunuz. Resimlerden yeni bir resim yaparsınız. Resimleri keser ve onları bir şeklide yapıştırırsınız. Bunu yapmanız ne kadar sürer peki? Fazla uzun değil. Biraz faaliyet içinde bulunmanız gerekir sadece, lakin nasıl da özgürleştirici ve rahatlatıcıdır o. “Bu kolaj Cuma günü gece yarısından önce bitecek,” gibi şeyler söylemezsiniz. Dersiniz ki “Ben bir kolaj yapıyorum”. Ve bildiğiniz tek şey budur. Bir kolaj yapıyorsunuzdur.
Kolaj yaparken kendinize sınırlar çizmeyin. Zaman sınırlayıcı bir şeydir. Zamanın dünyasındaki yaşam sizi kendisine bağlar. Zaman size kendi taleplerini iletir. Uçak belirli bir saatte kalkmaktadır ve sizin de bir ya da iki saat önce hava alanında olmanız gerekir.
İşe zamanında yetişmek için çalar saat dahi kurarsınız. Sevdiğiniz televizyon programını izlediğiniz bir saat vardır ve bir film seyretmek istiyorsanız o da belirli bir saatte başlıyordur. Zevk için bile, keyifli vakit geçirmek için bile kendi aşındırdığı dünyada zaman sizi esareti altında tutmaktadır.
Hayatın daimi olduğu doğrudur ve siz de kendi kolajınızı yaparsınız. Dünya hayatı dahilindeki her gün kendi kolajınıza katkıda bulunursunuz. Günlük kolajlarınız bir araya getirildiklerinde çok büyük ebatlara ulaşırlar. Daimiyet mevhumuna dünyada sahip olmazsınız ama prangaya vurulmuş bir mahkum gibi de kendinize zaman sınırları koymanız gerekmez. Elinizden geldiğince zamanın boyunduruğundan çıkmaya bakın.
Eğer yapmakta olduğunuz kolaja yönelik olarak kendinize bir zaman sınırlaması getirmeniz gerekiyorsa bu sınırlamayı getirin ama söz vermeyin. “Kolajımın bu bölümü Cuma gününe kadar bitecek,” diye tüm dünyaya ilan ettiğinizde kendinizi taahhüt altına sokmuş olursunuz. Mümkün olduğunca dünyaya taahhütlerde bulunmayın ve eğer bunu yaparsanız da taahhüdünüzü yerine getirin.
Eğer çocuğunuza “Seni bu Cumartesi lunaparka götüreceğim derseniz,” bu Cumartesi lunaparka gidin. Planınızı bozacak bir şey meydana gelir de çocuğunuzu lunaparka Cumartesi günü götüremezseniz hayal kırıklığına uğrayacaktır o. Pazar günü gitseniz bile esas planı değiştirmiş olursunuz. Bir değişiklik yaparsınız. Ne kadar lüzumlu olduğu önemli değildir bir değişiklik yapmışsınızdır. Bu tıpkı arabanızın vitesini değiştirmeniz gibidir.
Dünyada bir şey için söz verilip de kasıtlı olarak bir başka şey teslim edildiğinde ya da yapıldığında buna kandırmaca denir. Bu kasıtlı olarak yapılmadığında ise hayat adını alır. “Hadi öyle olsun,” denir. “Kusura bakma yavrum, Cumartesi gidemiyoruz, Pazar günü gideceğiz,” denir.
Hayatın kendine ait bir müdahale hali varken zamana dayalı sözler vermemek daha hayırlıdır. “Tamam lunaparka en kısa zamanda gidelim, ben bu Cumartesi ya da Pazar gününü düşünüyorum,” demek daha iyidir. Dolayısıyla Pazar günü gitseniz bile kimse hayal kırıklığına uğramamış olur. Bu durumda kendinizi de hayal kırıklığına uğratmazsınız.
Olası gecikmeler için kendinize gerekli müsaadeyi verin, zaman payı tanıyın. Kendinizi sıkıştırmayın canlarım. Hayat çoğu zaman bir yarışmış gibi görünür lakin iki ayağınızı bir pabuca sokmak zorunda değilsiniz, yüz metre engelli koşusuna çıkmak zorunda değilsiniz. Aşamayacağınız bir takım sınırlamalar koymanın bir gereği yoktur.
Eğer karınıza “Canım, çöpü kapının önüne ben koyacağım,” derseniz, çöpü dışarı siz koyun ve o işi bitirin.
Kendi kendinize zamana dair limitler empoze etmek zorunda değilsiniz. Dünya size karşı yeterince katıdır zaten. Siz kendinize katı olmayın. Sözler vermek zorunda değilsiniz. Eğer illa ki söz vermek durumundaysanız tutacağınız sözler verin; kendinize bile. Gelin bu konuda el sıkışalım.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/bir-kolaj-yapiyorsunuz.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

