Teşekkür Edin ve Kutsayın
Dışarıda mevcutmuş gibi görünen tüm o dünya aslında içte de mevcuttur, zira arada ne fark vardır ki? Olan biten her şeyi absorb ederek içinize alırsınız. Olan biten her şey sizi etkiler. Lakin olup biten sizsinizdir. Siz ki Varlıksınız, vaki de olursunuz.
Tıpkı bir caddenin her iki yanında devam eden ağaçlar gibi süre giden paralel evrenler vardır. Bilinçli hayatınızı sürersiniz ve ruhani hayatınızı sürersiniz; bu arada her ne kadar imkansız görünse de bu ikisini biri birleriyle iç içe dokursunuz. Farkında olmamanız hiç önemli değildir, aynı anda o caddenin her iki yanında birden yürürsünüz. Aynı anda caddenin her iki yanında birden yürüyen Bir’siniz sizler. Kendi kendinizle özdeşleşirsiniz.
Hayatın dahilinde fark edilecek çok şey vardır ve öğrenilecek de çok şey vardır; ancak yine de hayatı bir dersler bütünü olarak düşünmeyin. Lakin dersler vardır ve siz de öğrenen konumundasınızdır. Her gün biraz daha zenginleşirsiniz. Öğrenen konumundasınızdır fakat sadece bir öğrenci olmazsınız. Bir öğrenciden çok daha fazlasısınızdır. Etkileşim içindesinizdir ve kalbiniz de diğer kalplere dokunmaktadır. Sevgi sevgiyi sever.
Öğrenmenizden memnun olacağım bir şey var bugün, o da “Teşekkür ederim,” demeniz. O caddenin her iki yanında birden yürürken “Teşekkür ederim,” deyin. Bunu yüreğinizden söyleyin.
Şikayet etme konusunda çok atak olabilirken belki de teşekkür etme konusunda aynı ataklığı gösteremiyorsunuzdur. Hayat armağanı için “Teşekkür ederim,” deyin. “Teşekkür ederim,” deyin.
Güneş ışıldarken her halükarda bundan mutluluk duyun ve “Teşekkür ederim,” demeyi unutmayın. Güneş ışığının sizin için murad edildiği doğrudur. Doğal bir oluşumdur o, doğal bir bahşediştir fakat yine de bir imtiyazdır ve “teşekkür ederim,” demeniz gerekir.
Yağmur yağmasını istemediğiniz zaman bile, yağmur o sırada sizin için rahatsızlık yaratsa bile yürüdüğünüz toprağı beslediği için ona “teşekkür ederim” deyin.
Bir dükkanda aradığınız şeyleri bulamadığınız zaman bile o dükkana yürüyerek gidebildiğiniz için “Teşekkür ederim,” deyin.
Eğer bir başkasının arazisinde piknik yapıyor, oyunlarınızı orada oynuyorsanız ve arazi sahibinin koyduğu kurallardan hoşlanmıyorsanız orada bulunma ayrıcalığından dolayı yine de “Teşekkür ederim,” deyin.
Bu “teşekkür” kelimelerle olmak zorunda değildir, anlıyorsunuz değil mi? Ağzınızı kapatıp yüreğinizi açabilirsiniz. Burada kalbinizden bahsediyoruz Biz. Kalbinizin Dünyayı da Cenneti de takdir ettiğinden emin olun. Kalbinizin sizin için ve Dünya için bir lütuf olması murad edilmiştir. Kalbiniz “Teşekkür ederim” derken bir kusur bulmaz o. Bırakın teşekkür ederim demek de kusur bulmak denli kolay olsun. Teşekkürünüzle bütünlük içinde olun ve var olduğunuz için kendinize bile teşekkür edin.
Teşekkürü hissedin. Onun özünün yüreğinizden çağlayışını hissedin. Çiçekleri de yabani otları da kutsayın. Oldukları halleriyle kutsayın onları. Öyle oldukları için kutsayın. Öyle oldukları için, hepsi için memnuniyet duyun. Kutsayan kişinin kendisi bir kutsamadır.
Dünyadaki sorunlara gelirsek şayet onları da kutsayın ki ortadan kalkabilsinler. Onlara hoş bir uğurlama yapın.
Dünyadaki tüm dostlarınızı alaka ve ihtimamları için kutsayın. Çitin zıt yönünde olabilir onlar lakin tüm yürekleri ile alaka ve ihtimam gösterirler. Siz de alaka ve ihtimam gösteren bir kimse olun ve barışı önemseyin. Ona tutkuyla ihtimam gösterin. Barışı tutkuyla önemseyin ve yüreğinizin locasında barış çubukları tüttürün.
Sizi kutsamayanları da kutsayın. Onları kutsanmış kılın. Onlara teşekkür armağanını verin. Evinize gelen, arazinize giren davetsiz bir misafire bile. Sizden bir şeyler çalmak isteyen birisi dahi aslında beraberinde sizden bir parça götürmeyi arzu etmektedir. Tüm dünya eşiğinizdedir canlarım ve siz de Kainatın evsahibisiniz.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/tesekkuer-edin-ve-kutsayin.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

