Yolcular
Gözlerinizi kapayın ve içinizde dalga dalga yayılışımı hissedin. Beni hissettiğiniz mühletçe hangi münakaşanın dahilinde bulunabilirsiniz ki? Hangi konu için ve kiminle münakaşa edersiniz?
Her bir İnsan Varlığı sizinle birlikte bir yolcudur. Yolcular varış yerlerini bilebilir de bilmeyebilir de. Biletlerini çok uzun zaman önce almıştır onlar. Artık emniyet içinde yolculuk ederler. Yolcular özel bir alakayı hak ederler. Kendilerini kaybolmuş da hissedebilir onlar. Bu kaybolmuşluk hissini pek çok farklı şekilde kamufle edebilirler. Kendilerini büyük bir özgüven içindeymiş gibi gösterebilirler, bunun tek nedeni ise kendilerini kayıp hissetmeleridir. Kaybolduklarını söyleyerek ve yol sorarak ortada geziniyor da olabilir onlar. Hepsi de yollarını bulmak isteyen yolculardır. Bazı yolcular size sıkı sıkıya tutunabilirler. Bazıları da bir yerlere ulaşmak için telaşla koştururken size çarpıp düşürebilirler. Bunun bir önemi yoktur canlarım. Sizinle ilgili kişisel bir şey değildir bu. Sadece bir an için diğer yolcuların kendilerine ait olduğunu düşündükleri bir alan dahilinde bulunmuşsunuzdur. Yolcular korku içindeyken pek çok şey yapabilirler. Dost bir yolcu olarak en sonunda siz de diğer yolcuların yaptıklarını kişisel olarak almamanız gerektiğini idrak edersiniz. Kişisel olarak almak ciddiye almakla aynı şeydir ve pek çok memnuniyetsizliğe yol açar, habire oflayıp puflarsınız. Yolcuların sanki de yürütülecek bir kan davası varmışçasına siyasi partileri bile çok ciddiye aldıklarını görüyorum Ben. Yolcuların yaptıkları yolculuğu ve onun getirdiği şeyleri bu denli ciddiye almaları gerçekten inanılır gibi değil.
Seyahat ederken size uzunmuş gibi görünen o yol her türlü lütfu tüm yolculara sunmaktadır. Yaptığım bir hatırlatmadır bu. Bunu bir buyruk olarak da addedebilirsiniz, bir davet olarak da. Buna yasa da diyebilirsiniz, istediğiniz herhangi bir şey de. Nezaketi yüreğinizde bulun. Yolcu dostlarınıza karşı nazik olun.
Eğer birileri sizinle münakaşa etmek istiyorsa sizin onlarla münakaşa etme mecburiyetiniz yoktur. Nasıl da basit bir düşüncedir bu! Eğer birileri her zaman haklı olmak istiyorsa onları düzeltip eğitmek ne zamandan beri sizin vazifeniz oldu ki? Onlar sizi düzeltmeye çalışıyorlar, siz de onları mı kopya ediyorsunuz yoksa? Yanınızda yürüyen bir başkasına bakmadan kendi adımlarınızı kendiniz ayarlayın siz.
Nezaket ve hürmetten mesulsünüz, bir başkasının nasıl düşündüğünden değil. Siz kendinizin nasıl düşündüğünden mesulsünüz. Yol boyunca diğer yolcu dostlarınızla nasıl bir iletişim içinde olduğunuzun sorumluluğunu taşıyın.
Genel anlamda, yolcu dostlarınıza hangi gözle baktığınız Bana verdiğiniz değere işaret eder. Yolcuların Benimle münakaşa etmek istedikleri, Beni sorguladıkları, suçladıkları ve Beni eğitmeye çalıştıkları bilinen bir şeydir. O halde diğer yolcular aynı şeyleri size de yaptıklarında neden bu denli şaşırıyorsunuz?
Kendinizi aynı şekilde karşılık vermeye, misilleme yapmaya mecbur hissedebilirsiniz. Lakin neye misilleme yapacaksınız, ne için karşılık vereceksiniz canlarım? Bir başkasının abartılı hareketlerine mi? Bir başkasının tatmin ihtiyacına mı?
İnsan neden haklı olduğundan emin olmak ister, bu zorunluluğu neden hisseder merak ederim Bazen. Çeşitliliklerin dünyasında yaşıyorsunuz. Herkese biraz hak tanıyın. Eğer istiyorlarsa ya da buna ihtiyaç duyuyorlarsa bırakın haklı olsunlar. Onlar daha çok yanılgıya düştükçe sizin de alınmanız için daha az neden olacaktır.
Eğer birisi çimenlere mavi, gökyüzüne de yeşil demek istiyorsa bundan size ne? Çimenleri ya da gökyüzünü rahatsız eder mi bu? Onların görünümünü değiştirir mi? Çimenler de gökyüzü de böyle bir saçmalığa nasıl gülerler kim bilir? Lakin sanki de saçmalıklar sizi düelloya davet ediyormuşçasına onları çok ciddiye alma eğilimi vardır sizde.
Bir düelloya değil, Benimle işbirliği yapmaya davetlisiniz. Münakaşa etmekten ziyade Benimle angaje olun. Hiçbir yolcu kendisinin haklı bir diğerinin de haksız olduğunu ispat etmek zorunda olmasa dünya nasıl da mutlu bir yer olurdu kim bilir? Benimle yürüdüğünü bilirken bir yolcu başka neyi umursardı zaten?
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/yolcular.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

