Tüm ışığınızın ortaya çıktığı yer

God said:

Yüksek bir ağacın nasıl büyüdüğünü görüyor musunuz? Bir başka ağacı taklit etmez o. Uzun bir ağaç olmaya çabalamaz. Aşama aşama sadece kendisi olur. Büyürken tam bir rahatlama içinde soluk alıp vermesi gibidir bu. Çaba yoktur. Sadece olduğu gibi bir ağaç olmayı gerçekleştirmek haricinde bir şeylere yetişmeye, gerçekleştirmeye, muvaffak olmaya ya da elde etmeye çalışmıyordur.

Nereye varmaya çalıştığımı görüyorsunuz. Benim çocuklarım bir şeyleri elde etmek için her türlü taklayı, parendeyi atmaya çalışıyorlar. Ağaçlar ise tam gelişimlerini efor sarf etmesizin elde ediyorlar. Diğer ağaçlarla bir yarışa girmiyor onlar, hatta kendileriyle bile yarışmıyorlar.

Burası biraz ince bir nokta çünkü ağaçlar sizin sahip olduğunuz tüm seçeneklere sahip değiller. Maksimum derecede seçeneklere sahip olmanız murad edilir sizin, lakin kendinizi soluksuz bırakmamanızı istiyorum sizden. Devasa bir ağaç gibi serinkanlı olun.

Bir ağacı büyütüp yükseklere çıkaran tüm özsuya siz de sahipsiniz. Olduğunuz her şey sizin de içinize inşa edilmiştir. Bu kadar çabalamanız gerçekten gereksizdir. Kendinizi tüketmeden de kazanacaksınız.

Olmak istediğiniz şeyleri dikkate alın. Onları kendinize mal edin. Örneğin doktora derecesi yapmak istiyorsanız gerekli çalışmaları yapmanız gerekir. Bunu gerçekleştirmek amacıyla geçmeniz gereken tüm aşamaları tamamlamak için doktora yapmayı çok istemeniz gerekir. Hayatta öyle meseleler vardır ki bunları düelloya girmeye benzetebiliriz. Kendinizi bunların hepsinin içine atmanız gerekmez. Kendiniz için en önemli neyse onu seçin ve gerçekleşmesine müsaade edin. Kendinizi tüketmeyin.

Özünüzdeki ruhsallık konu olduğunda ters yönde bir akıntı söz konusu değildir canlarım. İşin aslı kalbinizi izlemekten başka yapmanız gereken bir şey yoktur. Konuyla ilgili tüm kitapları okumanız gerekmez. Tüm seminerlere katılmanız gerekmez. Sizin ruhsal yönünüz herhangi bir kitapta ya da öğretmende değildir. Ruhsallığı size ben tahsis ettim. Hepsi oradadır. Sizin erişimizdedir. Kalbinize yönelin.

Dışınızdaki bir şey kıvılcımlar yaratabilir lakin o kıvılcımlar sizindir. Sizdeki ışığı yakması için dünyadaki tüm kibritlere ihtiyacınız yoktur. Bana olan yolunuzu bulmak için oraya buraya koşturmayı sürdürmeniz gerekmez. Dışarıda değildir o canlarım. Sizin içinizdedir. Kalbinize yönelin.

Bildiğinize dair güvenç duyun. Gerekli olan tüm muhtevaya sahip olduğunuza dair güvenç duyun ki onlar da mükemmel bir senkronizasyon içinde tezahür etsinler.

Şu anda olduğunuzdan daha fazlası olmak için çok büyük bir arzu duyduğunuzu biliyorum. Işığınızın parlamasını istediğinizi biliyorum. Biliyorum, biliyorum. Nefesimi ışığınıza üfleyeceğim ve ışığınız yanacak. Onun yukarıdan yakıldığını düşünmek hoşunuza gidebilir. Gerçek şu ki o içinizden yakılmaktadır. Sizin içinizden canlarım. Siz kendi kendinizin kibritisiniz. Sevginin ışığıdır sizin kibritiniz.

Kendinize sevmenizi söylemeniz çok kolaydır, lakin bunu uygulamak o kadar kolay değildir. Bazen çocuklarım kendilerini bir fırtınanın yıkıcı etkilerine teslim ederler ve bunu bazen tekrar tekar yaparlar. Kendinizi sevin ki güzelliklerin bulunduğu yerde daha sık bulunasınız. Fırtınayı seçmeyin. Parmağınızı bir kez daha sıcak sobaya değdirmek zorunda değilsiniz. Hayatın sunduklarını seçebilirsiniz. Kaçınmanız gerekmez. Işığınızın ortaya çıkacağı tüm kapıları açmanız gerekir sadece, böylelikle o ışığın kendi ışığınız olduğunu görürsünüz. Herkesten ve her şeyden bağımsız olarak onu görürsünüz. Görmeniz için sizindir o.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on