Kabullenişin Kapılarını Açın

God said:

Sınırlarınızı kaybederken diğerlerinin tutunduğu sınırları daha fazla fark edebilir ve kazanmak istediğiniz huzuru hissetmezsiniz. O huzuru hiç hissetmezsiniz. Dahası kendinizi huzursuz hissedersiniz.

Kendi kendinize şöyle söyleyebilirsiniz: “Birliğin iddiasında olan ve onu oluşturan bu insanlar nasıl oluyor da böylesi dar bir bakış açısına sahip olabiliyorlar?”

Ve böylelikle sabırsızlığınız sınırlara dayanır. Bu, kalan son sınırları yıkıyorsunuz demektir ki bu sınırlar başkalarına yönelik rahatsızlıklarınızdır. Onların alanları dar görünebilir ya da öyle olabilir; lakin diğerlerini kendi sınırlarında bırakmanız gerekir. Sabırsız düşünce şeklinizin aşmanız gereken bir sınır olduğunu görüyor musunuz şimdi?

Evet, sınırlar sizin ve diğer herkesin içinde mevcuttur. Fakat şimdi sizden söz ediyoruz canlarım. Sabırsızlığınızı atın. Algıları ve anlayışları sizinkiyle örtüşmeyen diğerlerinden koparmayın kendinizi. Size karşı dillerini tutmuş ve size karşı büyük sabır göstermiş olanların da farkında olmalısınız. Bunu görebilirsiniz. Ve şimdi de sabır kazanma ve bu sabrı gösterme sırası sizdedir.

Dilinizi ısırıp kendinizi tuttuğunuzu biliyorum ve bunun sizin için ne denli zor olduğunu da biliyorum. Şimdi de cehalete karşı kükreyen zihninizin dilini tutmak zorundasınız. Ah ve evet Benim sevgili canlarım, cehalet karşısında bile kırmızı halılar sermelisiniz. Siz ki Birliği bu denli isteyensiniz, insanları akıllı veya aptal ya da doğru düşünenler ve yanlış düşünenler olarak kategorize etmeyin. Yakın zamanda, herkese bulundukları varoluş seviyesi için özgürlük tanıdığınız En Yüksek Sabır Düzeyindeki varoluş haline ulaşacaksınız. Onları hatalı olarak algılasanız bile çarpan yüreklerine “hoş geldin” diyeceksiniz.

Dengenizi korumak, geniş bir vizyona sahip olmasını beklediğiniz insanların bu geniş vizyona sahip olmadıkları zaman sizin için bilhassa daha zordur.

Şimdi olduğu gibi, gücü elinde bulunduran herhangi bir kişi yetersiz kaldığında onu zihinsel olarak reddedişinizle siz de yetersiz bir duruma gelmiş olursunuz. Fiili olarak onu değiştirmek istersiniz. Burada değiştireceğiniz kim vardır ki gerçekte? Düşünce şeklini ve bakış açısını geliştirmek durumunda olan kimdir? Herkese yer açtığınızda, herkesin Benim çocuklarım olarak yine Benim bahşetmiş olduğum tüm haklara ve imtiyazlara sahip olduğunu hatırladığınızda sabırsızlığınız da bu haddede olmayacak ve düşüncelerinizi daha geniş tutacaksınız.

Tıpkı karşılaştığınız herkesin konuşmasını ya da şivesini değiştirmeye çalışmadığınız gibi düzeltme eğilimini de bir yana bırakmalısınız. Kendi alanınızda yaşayın lütfen?

Ayrıca, kendinize yönelik olarak da bu denli sabırsız olmamanızı istiyorum sizden.. Sabırsızlığınıza ilişkin olarak dahi biraz daha kabulleniş içinde olun. Sabırsızlığınız sizi cehalet içinde tutan son ilmek olabilir. Sabırsızlığınızı bile sevin. Ona büyük bir şefkat besleyin. Sabırsızlık bir kez sizin “sabırlı kabullenişiniz” haline geldi mi onu bırakmak çok daha kolay olacaktır ve şu anda kabullenemediğiniz şeyleri kabullenmeniz de mümkün hale gelecektir. Kabullenişin kapılarını açtığınızda sabırsızlık çıkıp gidecektir.

Bir gün etrafınıza bakacak ve artık sabırsızlığı ne görecek ne de hissedeceksiniz. Bu sabırlı olacağınız anlamına da gelmez. Lakin kusurlardan ötesini göreceksiniz. Sabırsızlık geniniz ise istirahate çekilecektir. Yanılgıları ve yanlışları görebileceksiniz ama kusur bulmayacaksınız. Bunu bir zayıflık olarak görmeyin. Bu muazzam bir güçtür. Açık konuşacağınız zamanı bileceksiniz lakin bunu rahatsızlık duymadan yapacaksınız. Rahatsızlık ve huzursuzluk hissi hayatınızda artık hiç yer almayacak.

Buda’yı sabırsız olarak düşünebilir misiniz ki?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on