Telaş etmeyin, zamanı daha rahat kullanın

God said:

Bazen de yapmanız gereken şey sırt üstü yatmaktır. Bir hafta için de olsa, bir gün ya da bir saat için de olsa bazen kendinize küçük bir tatil imkanı sunmanız gerekir.

Biliyorsunuz aziz çocuklarım, yapmayı hedeflediğiniz her işi mutlaka tamamlamak zorunda değilsiniz. Ne kadar iş yaptığınıza göre size puan vermiyorum Ben. Tabii ki hiç bir şekilde puanlamıyorum sizi. Sanki hayatın anlamı hangi işleri tamamladığınıza bağlıymış gibi siz kendi kendinizi puanlayıp, sıralamaya tabi tutuyorsunuz.

Yatağınızı her gün yapıp yapmadığınıza bağlı olarak daha iyi yada daha kötü olacağınıza gerçekten inanıyor musunuz?

Ödevlerinizi yapıp yapmamanız gerçekten ölüm kalım meselesi midir? Bir dersten tam not almanız ya da 80 veya 70 almanız gerçekten bu kadar hayati midir?

İşinizin bugün saat 15:00 itibariyle ya da yarın sabah bitmesi hakikatte ne kadarlık bir fark yaratır? İşlerinizi, saat 15:00’e göre yaptığınız plana istinaden tamamlamak sizi gerçekten daha iyi bir insan mı yapar?

İşleri tamamlama, dolayısıyla da kendinizi tamam hissetme konusundaki tüm bu telaş da neyin nesi? Şimdide var olmamak niye? Sadece var olmanın nesi var? Gerçek değeriniz neler yaptığınızda değildir. Değeriniz “kim” olduğunuzdadır.

Artık çalışmayın ya da faydalı katkılarda bulunmayın demiyorum asla. Sorumluklarınızı bir kenara bırakmanızı söylemiyorum size. Hayattan kaçmanızı savunmuyorum. Bütün gün oturup hiçbir şey yapmamanızı savunmuyorum. Arada sırada biraz da tembellik etmenizi, dinlenmenizi söylüyorum size. Bazen kendinize biraz izin vermeniz gerektiğini söylüyorum Ben. Hayatınızın “yapılması gerekenler” tarafından idare edilmeye mecbur olmadığını söylüyorum. Her zaman “dışarıdan” yönetilmek zorunda olmadığınızı söylüyorum. Buna, saat kavramı da dahildir. Sözü geçen tek horoz saat midir acaba?

Hayatınızı zaman mı idare etmektedir? Eğer öyleyse, kendinizi gergin hissetmenize hayret etmemek gerekir, zira çok zor bir patrona bağlı çalışıyorsunuz. Saatinizin de bir nevi kırbaca sahip olduğunu söyleyebiliriz. Saatinizi sizin kurmanız gerekirken, saatiniz sizi kurmaktadır ve siz de kendinizi gergin hissedersiniz. Saat, etrafınızdaki herkesi de kurmaktadır, dolayısıyla sanki hayatı yaşamanın yolu gerilimden geçermişcesine etrafta da bir “kitle gerilimi” vardır. Kendi hayatınız ve etrafınızdaki herkesin hayatı için birazcık olsun gevşeme, biraz rahatlık ve huzur yaratacak mısınız o halde?

Hayatınızı bir dans olarak düşünün. Hızlı dans, yavaş danstan daha mı iyidir? Siz de bazen polka yapmaz mısınız? Bazen vals, bazen fokstrot, bazen rumba, tango, samba ya da başka dansları yapmaz mısınız? Bir dans diğerine göre daha mı iyidir gerçekten? Değişen ritimler hoşunuza gitmez mi? Bazen durup da kendinize “Bu telaş da ne?” diye sorsanız, hayattan daha fazla keyif almaz mısınız?

Kalp belirli bir hızla atar. Eğer kalbiniz daha hızlı atıyor olsaydı daha mı iyi olacaktı o? Yavaş atıyorsa şayet, bu kalbinizi daha mı kötü yapacaktır. Kalpler bir yarışı kazanmak için mi çarparlar? Hayat bir yarış mıdır aziz çocuklarım?

Herşeyin kendi değeri vardır. Dünya kıstasları dahilinde ise, kıymet koşullara ve çevreye bağlıdır, kimin baktığına ve nasıl baktığına bağlıdır. Herşeyin artıları ve eksileri vardır. Tavşan, yarışı kazanmanın tek yolunun sürrat olmadığını öğrenmiştir. Kaplumbağa ise yavaş ve rahat hareket ederek de yarışın kazanılableceğini öğrenmiştir.

Dünyadaki çocuklarıma baktığmda, telaş etmemekten ziyade sürratin hüküm sürdüğünü görüyorum Ben. Artık telaş etmemenizi, biraz olsun zamanı rahat kullanmanızı ve onu bir kenarda bırakmanızı istiyorum sizden, hayatın nasıl bir şey olduğunu biraz da camdan dışarı bakarak görmenizi istiyorum.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on