Sadeliğin Arayışında Olun

God said:

Sabırsızlık gösterdiğinizde kontrolü ele almaya çalışıyorsunuzdur. Kontrol etmek liderlik yapmakla aynı şey değildir. Liderler ilham vererek yol gösterirler. İnsanlara patronluk taslamak ise bir ressamın tablosunu değiştirmek gibidir. Müzeye, fırça ve boyalarla gidip gözünüze kestirdiğiniz tabloyu kendi kafanıza göre değiştirmek gibidir. Olduğundan daha farklı bir hale getirmek istersiniz. Ressamın bakış açısını kendinizinkine uydurmak istersiniz. Kendiniz resim yapın siz. İstediğiniz şekilde yapın onları. Bu resimlerle meşgul olurken kendi görüş açınızın da yetersiz kaldığını farkedebilirsiniz. Her şeyin sizin istediğiniz gibi olması neden bu kadar önemli?

Sabırsızlık duyduğunuzda kendinizi aşırı derecede mesul hissedersiniz. Kontrol etmeye çalıştığınızda, idareyi elinize almaya çalışırsınız. Kontrol etmeye çalıştığınızda memnuniyetsizliğinizi gösterirsiniz. Bunun yerine memnuniyetin hasadını yapın siz.

Kabul etmeyi öğrenin aziz çocuklarım. Bu edilgen olmak anlamına gelmez. Sadece hükmetmemek, yönetmemek anlamındadır. İlla ki mecbursanız, kendinizi yönetin siz aziz çocuklarım, başkalarını değil.

Kainatın idaresinden siz mesul değilsiniz. Ona tabii ki tesir edersiniz. Kainat sizin düşüncelerinizin bir ürünüdür, fakat ona sabırsızlıkla muamele edemezsiniz. Bir orkestrada çalıyorsanız, orkestrada çalıyorsunuzdur. Bunu yaparken ayağa kalkıp da şefi bir kenara itelemezsiniz, batonu elinize alıp sallamaya başlamazsınız. Bunu yapmazsınız. Bu çok büyük bir münasebetsizlik olurdu zaten, fakat kainatın ve tüm çevrenizin çabucak değişmesini ister, herşeyi kendinize göre şekle sokmaya gayret ederdiniz. Arkadaşlarınızın söylediklerine müdahale ederdiniz. Erişiminiz dahilindeki herşeyi denetler, idare ederdiniz. Kim sizi dünyayı idare etmek üzere tayin etti ki?

Kendinizi bile bir müdür edasıyla denetlemeye çalışmayın aziz çocuklarım; zira o vakit kendi başınızın derdi olursunuz, kendi kendinizi huzursuz edersiniz. Denetlemek, eleştirip fikir yürütmek ve tüm o kusur bulmaya yönelik alışkanlıklar hayatı yaşamakla aynı şeyler değildir. Hayatı yaşamak spontane bir şeydir. Kusur bulmak ise uzun vadeli uygulamalar gerektirir. Hayatı artık acemi bir çırak masumiyetinde yaşayacak mısınız? Hayat konusunda hiç de uzman değilsiniz. Hiçkimse değildir. Hiç kimsenin, herşeyi birden bilemeyeceği konusunda hemfikirsiniz. Peki neden bazen kendinizin herşeyi bildiğinizi düşünüyorsunuz? Bu konuma kim tayin etti sizi? Herkesin işine kafa yormanızı kim söyledi size? Bırakın herşeyi, tek bir mevzunun dahi uzmanı olduğunuzu kim ilan etti?

Arka koltukta oturmayı deneyin. Her arabanın şoförü siz olamazsınız. Bununla yüzleşelim aziz çocuklarım, hayatta birer yolcusunuz sizler. Bazen otobüsün şoförü siz olabilirsiniz. Fakat çoğu zaman otobüsün beraberinde yol alırsınız. Dahilinde olduğunuz kendi hayat yolculuğunuzdur. Kimsenin tabağındaki yemeği almazsınız. Kimseyi ellerinizle beslemezsiniz. Herkes kendi donanımı ile baş başa olmalıdır. Kendi kendinizi tayin ettiğiniz bu müdürlük halini bırakın. Müdahil olmayı, karışmayı bırakın. Kontrol etmek budur işte – karışmaktır, müdahale etmektir. Kimsenin hayatına müdahale etmek sizin işiniz değildir. Mesuliyet aldığınızı düşünebilirsiniz; fakat sizin mesuliyetiniz serbest bırakmaktır. Aziz sevdiklerim, bütün pastalara parmağınızı batıramazsınız.

Sabırsızlık duyduğunuzda, idareyi ele alma ihtiyacında olduğunuzda derin bir nefes alın. Gerilim içinde olmak sizi kibirli yapar. Geriliminizi rahat bırakın, bertaraf edin ki hayata karşı daha yumuşak olabilesiniz.

Kontrolden ziyade sadeliğin arayışında olun. Sabırsızlıktan ziyade rahatlığın arayışında olun. Size en iyi hizmet edecek hizmetkarları seçin. Kontrol ve sabırsızlığa kapıyı gösterin. Sizin için büyük birer sınırlayıcı etmendir onlar. Yolunuzu tıkarlar. Onlara sıkışıp kalır ve kendi kendinize çelme takmış olursunuz.

Kontrol etmek zorunda değilsiniz ve ona sahip de değilsiniz. Gerçekçi olalım sevgili canlarım. Çok pratik bir insan olduğunuzu düşünüyordunuz, mamafih kontrol ihtiyacı ve ona refakat eden sabırsızlık hali hiç de pratik şeyler değildir. Henüz bir işe yaramadılar değil mi?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on