Sadece O Dağlara Tırmanarak
Artık uyan uykucu. Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Hiçbir şey düşündüğün gibi değil. Doğmakta olan yepyeni bir gün var. Sen de ona uyanıyorsun. Dünya sensiz hiçbir yere gitmiyor. Dünya sana itaatini sunuyor. Ancak tüm ihtişamı içindeki bu güzel hadiseyi gözden kaçırmış olabilirsin sen.
Şunun veya bunun olması için bekliyor olabilirsin lakin asıl beklediğin kendinsin. Uyanması için kendini bekliyorsun sen. Uyanması ve harekete geçmesi için dünyayı beklediğini düşünüyor olabilirsin fakat her halükarda dünya sana tabidir.
Dağlara tırmanman onları onurlandırır. Ayakların dağların eteklerine basar ve böylelikle dağlar kendi ihtişamlarını anlarlar. Bunu senin aracılığınla bilir onlar. Dağların soluğu ve endamısın sen. Bir soluk gibi içine çeker ve dışarı verirsin onları. Onlar bu yüzden vardır. Tıpkı ormanların, içlerinde koşman için mevcut olması gibi, tıpkı denizlerin yüzmen ve gemilerle yol alman için mevcut olması gibi dağlar da üzerilerinde yürümen, onlara tırmanman için mevcuttur. Dünyevi yaşam her zaman için senin maharetindir.
Her şey senin için mevcuttur ve sen de onlar için mevcutsun. Karşılıklı bir ortaklığın dahilindesin sen. Farkında olmaksızın Tüm Kainatla karşılıklı bir ortaklık içindesin. Onun teşekkülü sensin. Dünya senin tutmakta olduğun bir aynadır. Senin aynandır o. Aynanın üzerindeki buğuyu yaratan senin nefesindir. Dağları sarmalayan buğu gerçekten senin nefesindir.
Siz, Benim canlarım, Kainatın üzerine her gün resimler yaparsınız. İnsanların yüzlerindeki ifadeleri yaratırsınız. Bu tıpkı bazılarının yüzüne bıyıklar çizmeniz, bazılarının yüzündeki bıyıkları silmeniz yada benzer başka eklemeler yapmanız gibidir. Gökyüzüne doğru konfetiler fırlatırsınız. Tıpkı onun için yaratılmış olduğunuz gibi sizin için yaratılmış olan Kainatı yeniden şekillendirirsiniz. Dünyanın dönmesini sağlarsınız.
Aradaki farkı kim söyleyebilir ki? Dağlar sizin hangi yönünüzü ortaya koyarlar sizce? Bir dağın zirvesinde her ne keşfederseniz keşfedin bunun kendiniz olduğundan emin olabilirsiniz? O dağı dize getirdiğinizi düşünebilirsiniz lakin dağa teslim olan sizsinizdir.
Siz gerçekten de uçuşan her bir yaprağın parçasısınız. Ağaçlardaki esintisiniz ve uzak olsun yakın olsun tüm ağaçlara şaşkınlıkla bakan sizsiniz.
Bu Benim de size baktığım aynı şaşkınlık halidir! Sizi yarattığım zaman nasıl da bir harika çıkarmışım ortaya böyle! Bu denli çok karmaşıklığı nasıl da icat etmişim ve siz de böyleyken bile kendinizi tekrar tekrar yaratır olmuşsunuz. Duraklama halindeyken bile muazzam bir ifşa süreci içindesiniz sizler. Siz gerçekten de kendinizi yaratmış kandınlar ve erkeklersiniz. Lakin bunu tek bir hamlede yapmıyor, kendinizi şimdi yaratıyorsunuz.
Her zaman Benimdiniz, anlıyor musunuz? Şimdi de bu kendinizi yaratma sürecini Benimkiyle özdeşleştiriyorsunuz. Araştırmanız, arayışınız devam ediyor. Vızıldayan arılar gibisiniz. Burnuma konan kelebekler gibisiniz. Benden içe ve dışa uçmaktasınız. Ben gerçeğim lakin sizin dışınızda bir mevcudiyetimin olması mümkün değil. Bunun böyle olduğunu hayal ediyorsunuz. Bu arada ise gerçekte sadece Birimiz mevcutken Biri Birimizi soluk alıp veriyoruz Biz.
Gelin Biri Birimize karşı açık olalım. Burada sevgi için varız Biz. Sizi bunun için yarattım Ben ve siz de kendinizi her gün bunun için yeniden yaratıyorsunuz. Aynı sayfadayız Biz. Benzer şekilde görüyoruz. Tek Bir Benliğimizi Birliğe ve Onun idrakına dönüştüren Birliğiz Biz. Benim ve varsayılan sizlerin Birlik uğruna var olduğumuzu söyleyebiliriz. En muhteşem nokta ise çarpan her bir yüreğin içinde var olmamız.
“Herkes ve Herşey olma hali” Birliğe dönüşüyor. “Herkes ve Herşey olma hali” Bizim Tek Bir Benliğimize, yani aslında Sadece Benim Benliğime ait küheylanın terkisine biniyor.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sadece-o-daglara-tirmanarak.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

