İlahi Öz
İlahi olanla İnsani olanı bağdaştırmanız gerekmez. Bunu yapmanız gerektiğini düşünürsünüz ama gerek yoktur. Sadece gördüğünüz zaman Hakikati kabul edin ve görmediğinizde bile Hakikati yine kabul edin. Bu sözümü benimseyin.
Size sınırsız olduğunuzu söylüyorum Ben. Size İlahiliğin Özü olduğunuzu söylüyorum. Fakat siz çöpü kapının önüne çıkarması gereken ve homurdanıp duran insanı görüyorsunuz. Fizikselliğin pek çok yönünü seviyorsunuz ancak fizikselin içine bu denli nüfuz etmiş birinin İlahiliğin de içine dalmış durumda olduğunu henüz tam anlamıyla kavrayamıyorsunuz. Evet haklısınız, bunu anlamıyorsunuz ve anlama yönünde çabalamayı da bırakıyorsunuz. Fiziksel yönünüzü kabul edin. Fiziksel yönünüzün İlahiliğinizi kamufle etmekten başka onunla hiçbir alakası olmadığını kabul edin. Fizikselliğiniz konu dışıdır.
Hastalıkların bile sizinle bir ilgisinin olmadığını kabul etmeniz hayırlı olacaktır. Hastalıklardan ve İnsan Hayatının tüm o diğer zaaflarından bağımsızsınız. Fiziksel bedenin görünürdeki durumunun sizinle ne alakası vardır ki? Fiziksellik sıyrılmanız, altından kalkmanız gereken bir şey değildir canlarım. Fiziksellik sizin üzerinizde oynanan yada sizin kendi üzerinizde oynadığınız bir sihir numarasıdır, hepsi bu.
İnsan yaşamı üzerinizden geçen bir tren değildir. Olmayan zamanın başlangıcından beri İlahi olansınız siz. Fiziksel kimliğiniz ise kuma çizilen geçici şeyler gibidir.
İlahilik ile fiziksellik sizin gözünüzde biri birleriyle uyuşmaz şeylerdir. Sizin gözünüzde bu böyledir. Gerçekte ise fiziksellik sizin çok küçük bir kesitinizdir. Hatta bir kesit bile değildir o lakin onu bir ayakbağı olarak görürken bile ona bağımlı bir haldesinizdir. Fiziksellik sadece fiziksellik değildir. Sizin için önemlidir o fakat sizin çok cüzi bir parçanızdır. Bunu bazen görür bazen görmezsiniz.
Öte yandan, fiziksel bedenin dahilindeyken onu iyi kullanın. Egzersiz yapın. Yiyin. Genel anlamıyla sizin çok cüzi bir yanınız olduğunu bilin ama onun da kendi değerine sahip olduğunu unutmayın. Bedeni önemsemezlik etmeyin. Onu bir kral haline getirmeyin, bir fakire de dönüştürmeyin. Bedeninizin nasıl göründüğünün bir önemi yoktur. Bu önemsizdir ama sizi çok alakadar eder.
Bedeninizi ihmal etmeyin çünkü sonuçta sizin için bir araçtır o ve Dünyada hareket etmenizi sağlar. Bir çorba kasesini sofraya taşırken ona bile hürmet gösterir, dikkat edersiniz. Bedeninizi de bu kadarcık olsun onurlandırın. Daimi bir yanınızın olduğunu gayet iyi bilin ve bu elbette ki fiziksel yanınız değildir lakin sahip olduğunuz süre zarfında da bedeninizi takdir edin.
Fiziksel ile İlahi olanın çatışma içinde olması gerekmez. Süre giden bir tartışma söz konusu değildir.
Bedeniniz sizi tıpkı bir kasenin çorbayı kısa bir süre için himaye ettiği gibi taşır. Fakat kase çorba değildir. Öyle olduğu düşünülmez. Farkı da herkes bilir.
Lakin fiziksel haliniz ile bedeninin tüm kısıtlamalarından muaf olan gerçek haliniz arasındaki farkı herkes bilmez. Bundan dolayı Ben de size içinde bulunduğunuzu aracı onurlandırmanızı fakat bedeniniz her neye alamet ederse etsin ondan çok daha öte olduğunuzu bilmenizi tavsiye ediyorum. Bedeniniz geçici bir haldir. İlahi Özünüz ise Ebedi, Ezeli, Ölümsüz ve Sonsuzdur.
Dolayısıyla bedeniniz içinde yol aldığınız bir gemidir. Bu geminin sınırları vardır ancak siz herhangi bir sınırdan çok daha ötesiniz. İçinde yol aldığınız gemi ışıldayan denizler üzerinde kıyıdan kıyıya seyahat edebilir ancak Dünyanın harikaları Cennet’in harikalarından öte değildir. Ve Cennet tabii bir haldir. Fizikselliğin, siz her daim Cennet’e batıp çıkarken Ana Cadde üzerinde yaptığınız bir yürüyüş olduğunu söyleyebiliriz. Bilin yada bilmeyin Cennet’i bir bayrak gibi taşırsınız siz, lakin Cennet’in hudutları yoktur. Milletlerden, memleketlerden ötedir o ve herkese aynı şekilde aittir.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/ilahi-oez.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

