Mutluluğa alışın

God said:

Göreli dünyadaki mutluluk bir alışkanlıktır. Mutsuzluk da öyle. Zihnin bir alışkanlığıdır, düşüncenin bir alışkanlığıdır. Alışkanlıklar yeni baştan oluşturulabilirler.

Mutsuzluk bir Varoluş hali değildir canlarım. Mutsuzluk Varoluşa tamamen zıttır canlarım.

Mutsuzluğun tırnak yemek gibi bir alışkanlık olduğunu farz edin. Tırnaklarınızı yemeyi bırakabilirsiniz. Kendinize mutsuz olduğunuzu söylemeyi de aynı şekilde bırakabilirsiniz. Mutsuzluk hissi bir sapkınlıktır ve ona ihtiyacınız yoktur.

Kendinizi mutluluk yönünde ikna etme meselesi değildir bu. Mutsuz hissetmeyi bir kez bıraktınız mı, mutluluk zaten hakim olacaktır. Burada mutluluktan dengeli, stabil bir durum olarak bahsediyorum. Mutluluk yalın bir şekilde orada olacaktır. Artık üzeri mutsuzlukla kaplanmayacak yada yerini ona bırakmayacaktır.

Nahoş bir şey meydana geldiğinde bu sizi mutsuz eder, sıkıntıya sokar ve kaygılandırır. Aynı zamanda bu şekilde hissetmek tek yolmuş gibi de görünür. Lakin böyle olması gerektiğini kim söylüyor ki? Bir olayın mutluluk denilen Varoluş halinizi sizden alabileceğini kim söylüyor? Belki de mutluluğu coşkun bir neşe hali olarak düşünüyorsunuz. Mutlu olmak için coşkun bir neşe içinde olmanız gerekmez. Yalın, dengeli ve devamlı bir mutluluk hali yeterince iyidir. Aslında çok iyidir bu.

Sevincinizi fark edin. Mutsuzluğa odaklandığınız alışkanlıkla odaklanın ona. Şimdiye kadar mutsuzluluğu her yönüyle düşünmemiş miydiniz zaten? Onu enine boyuna inceleyip kendinizi sadece mutsuz hissedebileceğinize yönelik görünürdeki tüm sebepleri sıralamamış mıydınız? Lakin mutsuzluluğun görünürdeki sebepleri henüz ortadan kalkmamış bile olsa sonrasında mutluluk yine de geri döner.

Canlarım mutluluğa alışın, sıkıntılı zamanlarda bile sadık bir dost gibi yanınızda kalan latif ve doğal bir mutluluk halini alışkanlık haline getirin. Eğer paranızı kaybederseniz arkadaşlarınız sizinle kalırlar. Arkadaşlarınız bir görünüp bir ortadan kaybolmazlar. Arkadaşınız size dostluğunu ifade etmiştir ve dostunuz olarak kalır. Ne olursa olsun arkadaşınız sizinle kalır.

Mutluluk da böylesi bir arkadaş olamaz mı?

Size mutluluğun da böyle sadık bir arkadaş olabileceğini söylüyorum Ben. Dostunuz mutluluğu unutan sizsiniz. Ona sahip olamayacağınız düşünüyor olmalısınız. Mutluluk ise sizin yanınızda kalmaktan dolayı mükemmelen mutludur.

Ancak “İşimi kaybetmişken, evimi kaybetmişken nasıl mutlu olabilirim ki?” diyorsunuz.

Ben de diyorum ki evinizi kaybetmişken de işinizi kaybetmişken de mutlu olabilirsiniz. Bu kolaydır. Yapmanız gereken tek şey neye sahip olduğunuzu, neler yapabileceğinizi ve neler bulacağınızı düşünmektir.

Sizi mutsuz eden şey gerçekten ama gerçekten olup biten şeyler değildir. Olup bitenlerin ne anlama geldiğine yönelik olarak kendinize söylediğiniz şeyler mutsuz eder sizi. Öyle şekilde yorumlar yaparsınız ki sadece mutsuzluğu baş köşeye oturtmuş olursunuz.

İşinizi kaybetmek bir meseledir. Bunu belki de hiç istememişsinizdir. Bununla beraber artık işinize sahip olmadığınız gerçeği ona yüklediğiniz tüm o anlamları geçerli kılmaz. Bir daha hiç iş bulamayacağınız anlamına gelmez bu. Başarısız olduğunuz anlamına gelmez. İşten atılmış bile olsanız bu başarısız olduğunuz anlamına gelmez. Başarısız olduğunuz şey nedir ki canlarım? Hayatta başarısız olamazsınız. Şaşmaz, yanılmaz bir yapıda değilsiniz ama hayat dahilinde başarısızlığa uğrayamazsınız.

Sözcüklere tahammül gösterin. Gerçeklere tahammül gösterin. İşinizi kaybettiniz. Artık ona sahip değilsiniz. Bildiğiniz tek şey bu. Tüm anlam bu.

Eğer eviniz haczolunduysa, haczolmuştur o. Artık bir başka yerde uyuyacaksınızdır.

Sizi strese ve sıkıntıya sokan şeylerin pek çoğu ego bağlantılıdır canlarım. Statü meselesidir.

Şayet evinizi kaybetmek, işinizi kaybetmek dünyada takdir gören, arzu edilen şeyler olsaydı peki? Bu durumda kendinizi nasıl hissederdiniz? Eğer bunlar arzu edilen şeyler olsaydı herkes sizin yerinizde olmak isterdi. Ya böylesi bir kayıp sizi bir yıldız konumuna getirseydi, o zaman kendinizi nasıl hissederdiniz?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on