Işıktan bir Prens

God said:

“Tanrı Beni kurtarır,” diye düşünürsünüz. Beyaz bir atın üstünde dört nala gelip sizi kurtarmam gerektiğini düşünürsünüz. Canlarım sizin kurtarılmaya ihtiyacınız yoktur. Buna hiçbir zaman da ihtiyacınız olmadı. Siz zaten güvendesiniz.

Asla bir ormanda kaybolmadınız. Fakat pek tabii ki kaybolduğunuzu düşündünüz. Buna şüphe yok, lakin bunun nedeni sizin hatalı düşünme şeklinizdir.

Cinlerden, devlerden, büyücülerden bahseden bir çocuk masalı okuyor ve her bir köşede tehlike görüyorsunuz. Lakin köşe bucak pusuda bekleyen şeyleri görmektense her zaman için talihinizi de arayabilirdiniz. Aradaki farkı görüyor musunuz? Kaderinizi yaratın canlarım.

Gölgelerin dışına çıkın canlarım. Korkunun karanlığını terk edin. Her şeyin görünürde olduğu, çiçeklerin açtığı ve gelişip serpildiğiniz aydınlık diyarlara gelin. Hiçbir şeyin ardına saklanmanız gerekmiyor sizin. Saklanmayı bırakın canlarım, açığa çıkın. Hayat alanına adım atın. Şafak sökmektedir şimdi.

İyilik perilerinin varlığına inanın. Sihirli değneklere inanın ve birini de kendi hayatınız üzerine sallayın. Korkulara bir son verin ve maceranızı yaşamaya başlayın. Maceralara yönelik farkındalığınızı harekete geçirin ve maceranın güvenli bir şey olduğunu bilin. Macera mevhumu beklenmeyen şeyleri de içerir. Beklenmeyenler ise beklenen şeylerdir. Evet cinlere benzeyen gölgeler geçmişte görünmüştür bazen; fakat onların sadece gölgelerden ibaret olduğunu bilin. Gerçek hayatınız ışıl ışıl bir gün ışığı altında sürüp gitmektedir ve bu ışık asla azalmaz. Her ne olursa olsun yeni bir ışıkla görmek zorundasınız. Eskiye yeni bir ışıkla, eskiye yeni bir vizyonla bakmak zorundasınız. O eski gözlüklerinizi atın şimdi. Onlara ihtiyacınız yoktur artık.

Sizin kendiniz parlak bir ışıksınız, bundan dolayı da parlak bir ışıkla görürsünüz. Hangi tenteleri yada gölgelikleri indirmiş olursanız olun sizin ışığınız asla bozulmaz, masun bir niteliktedir. Parlak bir ışığın dahilinde yine parlak bir ışıktan başka ne olabilir ki? Gökyüzünde parlayan güneş sizin içinizden parlayan ışıkla aynıdır.

Eğer ortada düzenbaz bir entrikacı varsa o da sizin zihninizdir canlarım. Gözlerinizi kapayan sizin kendi zihninizdir. Bunu yapan sadece zihninizdir, harici bir unsur değil.

Varlığınız ölümsüzken hangi tehlike gerçeklik arz edebilir ki? Onların hepsi uydurmacadır canlarım. Sadece gerçekmiş gibi görünürler. Herkes gerçek olduklarını söyler. Herkes size tüm geçitlerde, tüm kavşaklarda tehlikelere karşı gözünüzü dört açmanızı söyler; Bense size deneyimlemekte olduğunuz bu drama dahilinde hazinelerden yana bakmanızı söylüyorum şimdi. Çıkmış olduğunuz bu yolculuk zihninizin telkinlerine bağlı olarak nasıl da farklılıklar gösterir, bir bilseniz.

Uzak diyarlara doğru yola çıkmış olduğunuzu düşünüyorsunuz ama banyo küvetinin içindeki oyuncak bir yelkenlide gidiyorsunuz.

Kainat ise muazzam bir büyüklüktedir. Karanlık bir yerde bir fili yoklayarak onun neye benzediğini anlamaya çalışan insanlar gibi bakamazsınız hayata. Bir özellik sadece bir özelliktir, bir parça sadece bir parçadır.

Devasa bir ormandaki yapraklardan bir yatağın içindeyken bile aslında düşündüğünüz denli uzakta olmayan okyanusları görebilirsiniz. Okyanuslar erişiminiz dahilindedir. Gökyüzü erişiminiz dahilindedir. Cennet bilinci erişiminiz dahilindedir. Zihniniz ise Hakikat’ten yana yanıltıcı da olabilir. Size bir takım ipuçları vermektedir o; sizi yanlış yerlere sevk eden dikkatinizi başka alanlara yönelten yanıltıcı ipuçları.

Kendinizi bilmenin ve gerçekten neyin dahilinde olduğunuzu idrak etmenin yolunu gösteriyorum Ben. Gündelik rutinin bir yeri vardır fakat bu sadece küçük bir bölümdür. Günlük hayatın, içinde bulunduğunuz o büyük maceranın farkındalığından sizi alıkoymasına izin vermeyin. Hiçbir şeyin sizi günün ışığından, bulunduğunuz yerden, gerçekten olduğunuz yerden alı koymasına izin vermeyin. İçinde bulunduğunuz bedeni kat be kat aşan Varlığınızı idrak etmekten hiçbir şey alıkoymasın sizi. Başkaları sizin hakkınızda ne düşünürse düşünsün, siz kendiniz hakkında ne düşünürseniz düşünün amaçsız bir gezgin değilsiniz. Zihninizin ormanında dimdik ayakta duran Işıktan bir Prenssiniz. Zihniniz gezinip durabilir fakat siz, siz canlarım hiç de uzakta değilsiniz.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on