Heaven #3686 Cömert Olmak
Heaven #3686 Cömert Olmak
Tanrı dedi ki:
En önemlisi, seçeceğiniz anayolu biliyor olmanızdır. Neyin alicenaplık olduğunu, neyin olmadığını biliyorsunuz. Sizin alicenap olmanız, yüce gönüllü davranmanız gerekiyor canlarım. Başkalarının kişisel görüşleri hakkında da alicenap olabilirsiniz. Kendi görüşlerinizi diğerlerininkinin önünde tutmanız gerekmiyor.
Kişisel görüşler genellikle değişmez birer gerçekmiş gibi öne sürülürler. Onlar gerçekler değildir. Kişisel görüşlerdir. Öte yandan görüşlerinizin olduğu ve onların güvenilirliğine olabildiğince inandığınız bir gerçektir. Sizi neyin motive ettiğini her zaman bilmezsiniz. Hangi kalıplara saplanıp kaldığınızı her zaman için bilmezsiniz. Düşünceleriniz her zaman için özgün değildir. Ekseriya orijinal değillerdir. Çoğunlukla bir ağaca zayıf dallarla bağlı duran yapraklar gibidir onlar.
Anayolu seçmeniz gerektiği ne anlama gelmektedir peki? Bunun anlamı bencil olmadığınızdır. Özgecil ve özverili olduğunuzdur.
Tanıdığınız az sayıdaki mutlu insana bir bakın. Onlar her zaman kendilerini düşünmüyordur. Başkalarını düşünüyorlardır ve mutluluk için büyük bir anahtardır bu. Kendinizi çok fazla düşünmeniz iyi bir yaklaşım değildir. Alicenap bir tavır değildir bu, yüce gönüllülük değildir.
Hizmet etmek için Dünyaya geldiniz. Hizmet ettikçe kendinizi düşünmeye daha az zaman harcarsınız. Hizmet ettikçe kendi öneminizi dahi bir süre için unutur ve dolayısıyla kutsanırsınız.
Kendi ihtiyaçlarınızın peşinde koşup başkalarını düşünmemezlik etmediniz mi? Bazı durumlarda buzdolabındaki yiyecekleri kendinize ayırıp başkalarına vermemezlik etmediniz mi? Dahası, gayet kılı kırk yaran bir şekilde başka insanları kendinizden mahrum bırakmadınız mı? Özel durumları yada kendinizi onlar için dışarı çıkaracağınız önemli, meziyetli insanları bekleyerek kendinizi de o buzdolabının bir yerlerine saklamadınız mı; onları değerli bulduğunuz için öyle yapmadınız mı? Bazı insanları seçerek dışarı çıkarıp, kalanları da kalbinizin karanlık dehlizlerine geri koydunuz siz.
Yargılamak, yargılamak, yargılamak.
Yargılamak, cömertliğin izini sürer ve onu zayıflatır. Siz cömertliğinizi ölçüyorsunuz. Onu değerlemeye tabi tutuyor ve erzak yığar gibi biriktiriyorsunuz. Bindiğiniz dalı kesiyor, kendinize zarar veriyorsunuz canlarım.
Egonun tercihi başkalarını kalbinizden mahrum bırakmaktır. Size her türlü sebebi gösterir o. İhtiyaçlarınız olduğunu, mahrumiyet çektiğinizi söyler. Kendinize bakmanızı telkin eder. Kendinizi korumak zorunda olduğunuzu söyler. Diğerlerinin sizden bir şeyler almak konusunda son derece aceleci olduğunu söyler ve “Sen neden farklı olasın ki?” diye sorar size. Ego verici olmanın sizin kendi imtiyazınız olması gerektiğini telkin eder. Egoya kalsa bunu kendiniz akıl etmek ve yapmayı istemek durumundasınızdır. Canlarım pek ala kendinize cömert olmayı da öğretebilirsiniz zira dünya size bunun aksini öğretmiştir.
Cömertlik yoluyla daha zenginsinizdir. Ruhunuzu geliştirirsiniz. Verici olmanın gerekçelerini ve sebeplerini düşünen cömert bir insan haline gelin; vermemek üzerine kafa yoran biri değil. Dünyanın ve egonuzun size öğretmiş olduklarına rağmen kalbinizi katılaştırmanın faydası yoktur.
Ve şimdi de zor kısma geldik. Kendinize sadece verici olmayı değil bir geri dönüş beklemeksizin vermeyi öğretmeniz gerekiyor. Göreceğiniz takdir yada minneti veya diğerlerinin size karşılık olarak verecekleri şeyleri düşündüğünüzde bu vermek değildir. Bu verici olmak değildir canlarım. Bu pazarlıktır ve size mutluluk getirmez. Geri ödemelerin hesabını yapmak sizi bir senet tahsildar haline getirir. Böyle bir tahsildarın ise mecburen kalbi kapalı olmak durumundadır, matematiksel bir kalp olmalıdır o, borçlara odaklı bir kalp olmalıdır. Bu kişinin zihni çalışmakta, kalbi ise geride kalmaktadır.
Bugün üç kat cömert olun. Bırakın cömertliğiniz aksın ve verdiklerinizi unutun. Hiçbir şey değildir, bırakın bağış olsun onlar.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

