Heaven #3530 “Üç Ayı ve Küçük Kız” masalının tam aksine
Heaven #3530 “Üç Ayı ve Küçük Kız” masalının tam aksine
Bazen yapacak çok işiniz varmış gibi, bazen de yeterince meşguliyetiniz yokmuş gibi geliyor size. “Üç Ayı ve Küçük Kız” masalının aksine, size “uygun olan” çorbayı, sandalyeyi ve yatağı bulamıyorsunuz. Yapılacak çok fazla şeyin olması hoşunuza gitmiyor, önünüzde yeterince dolu bir gün olmaması da keyfinizi kaçırıyor. Günlerinizin her zaman için doğru bir denge içinde olmasını istiyor, bunu arıyorsunuz.
Aşırı bir yoğunluk içindeyken boş bir günün özlemini çekiyorsunuz. Gününüz boş geçiyorsa eğer yapacak daha fazla şey istiyorsunuz.
Kendinizi memnun etmeniz her zaman kolay değildir canlarım. Gününüzden en iyi şekilde yararlanın. O güne ait programınızın ne olacağını belirleyin ki ondan azami derecede keyif alabilesiniz. Keyif kısmını unutmuş muydunuz yoksa?
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. Tatminsizlik duygusu çok yaygındır ama aynı kolaylıkla tatmin ve memnuniyet hislerini de yaşayabilirsiniz. Biraz daha azına neden razı olmayasınız ki? Sahip olduklarınızdan, önünüzde duranlardan neden keyif almayasınız? Hayattan memnuniyetsizlik duymak yerine ondan neden keyif almayasınız? Tam şimdi burada bulunanlar, önünüzde duranlar neden istediğiniz şeyler değil? Neden sahip olduklarınızdan başka şeyleri istiyorsunuz her zaman?
Beni beraberinize alın, orada tutun. İçinde bulunduğunuz manzaranın arka fonu Ben olayım. Her yerde Beni aramaya başlayın, bilhassa tam önünüzde duran şeylerde ve sahip olduklarınızda.
Çok meşgul de olsanız, bomboş bir gün de geçiriyor olsanız bugünü sahip olduğunuz en iyi gün yapın. Onu sevgiyle doldurun. Onu Benimle doldurun. Her günün bir oyun günü olduğunu idrak edin. Bu yönde azıcık bile niyet etseniz çok büyük mesafe kat edeceksiniz. Bugünü en harikulade gün kılın. Bunu yapmak gerçekten kime bağlıdır ki? Size elbette.
Hayatta sergilemekte olduğunuz bu oyunun yıldızı sizsiniz. Sahne boyunca ilerliyorsunuz. Başrol oyuncusu sizsiniz. Repliklerinizi söylüyor ve karşınızdakileri dinliyorsunuz. Sahnedeki hayatınız rengarenk. Repliklerinizi hevesle, istekle söyleyin. Her daim yenileniyorsunuz. Neşeli ve keyifli olun. Şevk sahibi olun.
Zaman mevcut değildir ve boşa harcayacak zaman da mevcut değildir. Bu, kendinize mutluluk vereceğiniz gündür. Belki de mutluluk için kendinize müsaade edeceğiniz gündür. Bazı düşüncelerinizden başka mani olmanız gereken ne vardır? Belki de daha az düşünmelisiniz.
Mutluluğa layık olduğunuzu söylüyorum size. Mutluluğa sahip olmanızı söylüyorum. Öyleyse bunu neden yapmıyorsunuz?
Size sunulan bu hediyeyi alın bugün ve onu muhteşem kılın. Eğer şimdiye kadar yaşadığınız en sıradan günse bugün, onu yine muhteşem kılabilirsiniz. Eğer bulaşık yıkıyorsanız bundan keyif almaya bakın. Her ne yapıyorsanız keyif almak yönünde karar verin.
Benim hem yağmurdan hem de güneşten keyif alan, mutluluk duyan çocuğum olun. Benim keyif alan, haz duyan çocuğum olun.
Bu kadar da ciddi olmayın. Günlük hayat sizin sandığınız kadar ciddi bir şey değildir. Günlük hayatı bir eğlence haline getirin. Ne denli yoğun bir gün geçiriyor olursanız olun onu bir oyun günü haline getirin.
Nasıl bir gün geçireceğinize önceden karar verin. Yaptığınız bu değil miydi? Muhtemelen yakınır bir edayla şöyle diyordunuz: “Sadece yeni bir gün daha.” Gün daha başlamamışken onun hakkında hükme varıyordunuz. Buradaki önemli nokta onun yeni bir gün olmasıdır. Dünle aynı değildir. Sizin için, yaşamanız için yepyeni bir gündür o.
Sevinç içinde katılın Bana. Benimle gelin. Benimle konuşun. Etraftaki manzaraları gösterin Bana. Yaşadığınız dünyayı ve hayatınızı ne kadar da çok sevdiğinizi söyleyin Bana. Hoşunuza giden şeyleri gösterin Bana. Birlikte geçirdiğimiz zamanı Bana sevmediğiniz şeyleri göstererek geçirmezdiniz zaten değil mi? Bugünü bekleyin ve onu selamlayın. Önünüzde duruyor o ve sadece tek bir tane bugün var. Onu mutlu kılın.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

