Hayatınızı oluşturan öz
Geçmişinizi ne kadar seviyor olursanız olun, onun dışına çıkmak zorundasınız.
Ne olursa olsun geçmişin dışına çıkmak zorundasınız. Orada vakit öldürmeye devam edemezsiniz canlarım. Geçmişe tutunmak kendinize kısıtlama getirmeniz demektir. Mutlu da olsa mutsuz da olsa geçmişe tutunmak sizi mutsuz kılmaktadır. Tamam, üzgün olmakta yanlış bir şey yoktur ama geçmişe tutunmak bir bağımlılıktır. Sizi hiçbir yere ulaştırmaz bu, bilakis hareketsiz kılar.
Dünya yaşamı değişim demektir ve hayat her an değişmektedir, siz de öyle. Bir zamanlar küçük bir çocuktunuz, şimdi ise siz bir çocuğu taşımaktasınız. Hiçbir an yoktur ki aynı kalsın. Bu anın bir fotoğrafını çekin, bir sonraki anda güneş başka bir noktada olacaktır.
Hayatınızın konumu sürekli değişmektedir ve siz de sürekli olarak gelişip büyümektesiniz. Göreli hayatın aynı kalmayacağı gerçeğine uyum sağlayın. Hayatın tek bir unsuru dahi yoktur ki aynı kalsın. Bırakın geçmiş uçup giden bir kuş olsun. Onun uçmasına izin verseniz de vermeseniz de, bundan hoşlansanız da hoşlanmasanız da gerçek, geçmişin kuş olup uçtuğudur.
Geçmişi değiştiremezsiniz. Onu alıkoyamazsınız. Sandığınızın aksine geçmişin sizinle bir alakası yoktur. Bir şehirdesinizdir ve hala o şehirdeyseniz şayet siz ve o şehir bir zamanlar oldukları gibi değillerdir artık. Dünküyle aynı değilsiniz. Siz ki ebedi olansınız, Yeryüzündeyken gittikçe hızlanan bir arabanın içindesinizdir. Vınnnn! Uzaklaşıverirsiniz. Geçmiş sizin düşüncelerinizin bir bileşiminden başka nedir ki? Geçmişe yönelik düşünceleriniz bile değişmektedir. Düşüncelerinizi aynı tutmaya çalışabilirsiniz, fakat geçmişe ait düşünceleriniz bile bir noktada kalmazlar.
Geçmişe sarılmak beyhudedir. Onu serbest bırakmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Geçmiş kendi seyahatine çıkmıştır, sizin de kendi seyahatinize çıkmanız gerekir.
Dünya hayatının nasıl olacağına dair karar verici konumda olan siz bile olsaydınız, geçmişin geçip gitmesini tercih ederdiniz. Geçmişin gitmesi gerektiğini bilirdiniz Yüzünüzü arkaya dönmezdiniz.
Geçmiş bir zamanlar çay içtiğiniz bir fincandır. Bu fincanın artık nerede olduğunu bilmezsiniz.
Geçmiş bir zamanlar giydiğiniz bir elbisedir. Çok güzel bir elbise olabilir o fakat artık onu giyemezsiniz. Üzerinize uysa bile, aynı değildir, siz de aynı değilsinizdir.
Geçmiş size ait değildir. Onu tutabilecek olsanız bile, sizin alıkoymanız için değildir o. Ne sizin geçmişe, ne de onun size bir minnet borcu vardır.
Eğer bir şeylere sarılmanız gerekiyorsa Bana sarılın, çünkü BEN her zaman olduğum gibiyim. Şimdi sizinle beraberim. Hayatınızı oluşturan özüm. Beni beraberinizde tutabilirsiniz. Aslında sizin yanınızda olmak için Ben ısrar ederim.
Geçmişe tabi olamazsınız. Erişiminizin dışındadır o. Bense tam erişiminiz dahilindeyim. Tam şimdi oradayım BEN.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/hayatinizi-olusturan-oez.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

