Bir anın taşıdığı tüm güzel seçenekler
Yeryüzünde yaşanan hayatın tamamı bir intibak ve odaklanma halidir. Bir ışık hareketi olur ve gözleriniz ona odaklanır. Bir başka şey hareket eder ve gözleriniz onu izler. Gözlenen Ebediyetin hiçbir anı dahi aynı kalmaz lakin Ebediyetin dinginliği aynı kalır.
Bazen kendinizi Niagara şelalesinden düşmekte olan bir varilin içindeymiş gibi hissedersiniz. Hayat sizi dizlerinde bir aşağı bir yukarı hoplatmaktadır sanki ve başınız döner.
Diğer zamanlarda ise Yeryüzü hayatı sizin için parkta yapıla bir gezinti gibidir.
Ve sonra hayatın içinde ve sizin içinizde başka heyecan verici şeyler meydana gelir. İçinizde demek aslında anahtar kelimedir. Her şey sizin içinizdedir. Hepsi. Herşey. İstisnasız. Dünya hayatının algılanan realitesi çerçevesinde tüm bunlar sizin dışınızdaymış gibi görünür sadece.
Bir bakıma bir filme gitmeyi seçmişsinizdir. Gidilecek pek çok film seçeneği vardır fakat siz bu filmi seçmişsinizdir. Tabii ki orada kalmayabilirsiniz. Yerinizi değiştirebilirsiniz veya kalkıp bir başka filme gidebilir ve orada oturabilirsiniz.
Ya da TV seyrediyorsunuzdur. Bir kanalı veya bir başkasını seçmişsinizdir. Onu seyredebilirsiniz. Ya da aynı kanalı seyrederken ekrandaki bir başka şeye bakabilirsiniz. Kanalı değiştirebilirsiniz. Kanalların arasında bir ileri bir geri gezinebilirsiniz. Hayatın içinde de bir ileri bir geri gidersiniz elbet. Yukarı aşağı da gidersiniz. Sağa ve sola da.
Hayat bazen elinizde tuttuğunuz bir paket gibidir. Onu açıp içindekini kutusundan dışarı çıkarabilirsiniz. Ters çevirebilirsiniz. Ona pek çok açılardan bakabilirsiniz. Ağırlığını hissedebilirsiniz. Pek çok seçeneğiniz vardır canlarım.
Hayatın içindeyken hiç seçeneğinizin olmadığını hissetmeniz çok kolaydır. Lakin canlarım her zaman hayata istediğiniz gibi bakma seçeneğiniz vardır. Aynı pakete pek çok farklı açıdan bakabilirsiniz.
Kendinizi kandırmanızdan söz etmiyorum burada. Kendinizi bilmenizi ve her bir anın sizin için taşıdığı güzel olasılıkların farkında olmanızı kast ediyorum.
Elinizde bir elmas tutuyorsunuz. Onu ışığa kaldırdığınızda başka türlü görünür o. Masaya koyduğunuzda başka türlü görünür. Hangisi asıl elmastır canlarım?
Hayatta hiç seçeneğinizin olmadığını hissettiğinizde seçenekleriniz vardır. Daha ileriye bakma seçeneğiniz vardır. Savaşma seçeneğiniz vardır, kabul etme seçeneğiniz vardır ve bu ikisinin arasında pek çok başka seçenekler vardır sizin için. Ölüm karşısında bile bu olaya nasıl baktığınız size bağlıdır. Bunu bir yıkım olarak görebilirsiniz ya da ona harikulade bir seyahat gözüyle bakabilirsiniz. Bedeninizin öleceği zaman geldiğinde siz de bu güzel seyahate çıkacaksınız ve dünyadaki tüm o aktivite bir gölün dalgaları gibi geri çekilecekler.
İnsanların seçenekleri vardır. Ve bu seçenekler sınırsızdır. Hayat içinde pek çok mağazanın, rafların ve reyonların bulunduğu çok katlı büyük bir alışveriş merkezi gibidir. Oraya nasıl gitmiş olduğunuzu hatırlamayabilirsiniz fakat bir şekilde bu büyük merkezin içindesinizdir. Her şeye bakabilirsiniz. Seçtiğiniz şeyleri alabilirsiniz. Ve bir şey satın almasanız bile ona bakıp ellerinizde evirip çevirebilirsiniz. Ve eğer pek çok şey alırsanız ve kollarınızda hepsini taşıyacak yer bulamazsanız, aldıklarınızı orada bırakabilir ve sonra gelip alabilirsiniz. Onların hepsini taşımanızla, geri gelip sonra almanız ya da almamanız ne fark yaratır ki? O merkezin içine girmişsinizdir. Merkezin içinde pek çok mağazalar vardır ve reyonlar vardır. Siz şu anda neredesiniz canlarım?
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/bir-anin-tasidigi-tuem-guezel-secenekler.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

