Hayatınıza giren insanlar

God said:

Deniz anası değilsiniz siz. Titrek, peltemsi bir şey değilsiniz. Dünyada dimdik ayakta durmak için varsınız, çırpınıp başarısız olmak için değil. Size düşen dünyada esen rüzgarlarla hırpalanmak değil. Her bir dalgayla yere yıkılmak değil. Hayatın kurbanı olmadığınız gibi hayat sanki bir müsabakaymış gibi sürekli zafer peşinde olmanız da gerekmiyor. O ödül zaten her zaman kazanılıyor. Ödül hayatın kendisidir. Ne var ki size hazır verilmemiştir bu ödül. Parçalarını sizin bir araya getirmeniz gereken bir kittir o. Parçalar ise bulmak için çaba harcamanızı gerektirecek şekilde kayıp değildir.

Deniz anası değilsiniz lakin hiç sarsılmayan bir gemi direği de değilsiniz. Yaşam canlıdır ve kendi varlığını sürdürebilir niteliktedir. Sizse onun içine ayaklarından sıkı sıkı gömülmüş bir halde değilsiniz. Daha ziyade bir şamandıra gibi onun üzerinde yüzüyorsunuz. Aşağı yukarı inip çıkarak gidebileceğiniz denli gidiyorsunuz lakin bir yanınız da sabit. Etrafınızda sizi sınırlayan şeyler yok, fakat aynı zamanda sandığınız kadar uzaklara gitme durumunuz da yok.

Ne bir söğüt ne de bir meşesiniz.

Yaşam dolu bir insansınız. Bir o tarafa bir bu tarafa döne döne yuvarlansanız da ayaklarınızın üzerine düşersiniz. Dünyanın size zarar verdiği hissini de taşısanız ayaklarınızın üzerine düşerseniz.

Size zor zamanlar geçirmenizi tavsiye etmiyorum Ben, lakin yaşadığınız zorlukların sizi güçlendirdiğini söylüyorum. Zorlukların, sıkıntıların arayışında olmayın fakat bunlarla karşılaştığınız zaman umutsuzluğa da kapılmayın. Yükseltiliyorsunuz sizler.

Şunu dikkate alın: Hayatınıza giren herkes gücünüze, takatinize katkıda bulunmaktadır. Şu kişiyi ya da bu kişi meşakkat olara görebilirsiniz fakat hayatınızı ne denli alt üst ederse etsinler sizin yapıtaşlarınız, güçlendiren çimentonuzdur onlar. Hayatınıza giren insanları birer “çalışan” olarak görün. Üzerinizde yıpratıcı bir etkileri olabilir fakat aynı zamanda sizi güçlendirip yükseltir de onlar. Çıkmakta olduğunuz yokuş üzerindeki tümsekler gibi olabilirler. Fakat yutulması zor vitaminler gibi farz edin onları siz.

İtici birer güç oldukları için hayatınıza giren herkese teşekkür edin. Sizin için ne denli zor olursa olsun, kolunuzdan tutup merdivenin bir üst basamağına çıkmanız için size yardım ediyor onlar. Sadece size bir şeyler öğretmek değil varolma sebepleri. Denizanası değilsiniz ama belki de sizi sallayıp sarsmak için hayatınıza giriyor onlar. Çalkalanması gereken bir kutu hindistancevizi sütü olmasanız da bir hindistancevizi ağacı gibisiniz. Sarsılıp sallandığınızda hindistan cevizleri düşüyor ve siz de meyvelerinizin olduğunu fark ediyorsunuz. Her şeyde sizin için bir hayır olduğunu fark ediyorsunuz. Meyve vermek o meyveleri yitirmekle aynı şey değildir.

Size söylemek istediğim şey hayatın sizi zayıflatmadığıdır sevdiklerim. Hayat güçlendirir sizi. Kendinizi ne denli stresli hissederseniz hissedin, koşullar ne denli zor görünürse görünsün güçleniyorsunuz sizler. Güçlü demek, daha esnek demektir ve daha sağlam anlamına da gelir o. Görüşünüz daha da netleşiyor. Her adımla birlikte ne kadar güçlü olduğunuzu keşfediyorsunuz.

Savuşturamayacağınız hiçbir fırtına yok.

Savaşalar hazır olmanız için güçlü yaratılmadınız. Buna dikkat edin. Kendi gücünüzü kudretinizi idrak etmeye başlayın diye güçlü yaratıldınız. Sorun ya da kusur olarak gördüğünüz şeylere kafa yormayı, bunların üzerinde durmayı bırakır mısınız artık? Çok büyük sorun olarak gördüğünüz şeyler gayet güzel en büyük gücünüz kuvvetiniz olabilir.

Öyleyse bundan sonra kendinize olumlu bir gözle ve hoşgörüyle bakın. Sizi Ben yarattım. Sizi gayet iyi yarattım Ben. Sizi bir arada tutması için kaslarla ördüm bedeninizi. Ben sıkarım, Ben gevşetirim. İyisiniz merak etmeyin.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on