Harikaların tohumları

God said:

Her gün bir bayram arifesi olsun. Bir sonraki günün heyecanını her zaman yaşamamak niye? Bayramlık şekerlerin hayali ile yatağa giden küçük çocuk olmamak niye?

Yarın en çok ne için uyanmak isterdiniz? Yarın için planınız nedir? Yarın ilk olarak ne yapmayı planladınız?

Güne nasıl başladığınız o günün niteliğini belirleyici olabilir. Eğer yataktan hoş bir beklenti hissi ile kalkarsanız gününüzün gidişatını bu belirleyebilir. Bir deneyin. Şimdiye kadar yataktan Allah bilir kaç kez isteksiz isteksiz kalkmışsınızdır. Ve hatta homurdanarak, biraz daha uyuyup daha geç kalkmak ve hatta hiç kalkmamak isteği ile ters ters uyanmışsınızdır kim bilir kaç kez. Bunu yeterince yapmışsınızdır. Yarın sabah kendinizi istekle uyanmak üzere hazırlanmanızı tavsiye ediyorum şimdi. Bunu bir dener misiniz lütfen? Size şunu sorayım, eğer yarın sabah piyangodaki büyük ikramiyeyi kazandığınızı keşfedecek olsanız yataktan nasıl bir enerjiyle fırlayıp kalkardınız acaba? O isteksizlik nereye gitmiş olurdu?

Yarın neyi öğrenmiş olmayı isterdiniz? Dikkatinizin yarısını bile buna verseniz nasıl bir enerjiyle uyanırdınız kim bilir?

Sabahki gün ışığı bile kafi gelir belki de. Veya yağmur. Belki her zaman ki rutininize uyanmak bile hoş olur. Önce uyanır, banyo yapar ve yatağınızı toplarsınız. Sonra kahvaltı eder ve sofrayı kaldırırsınız. Böylelikle de karşınıza harikulade bir şeylerin çıkması için hazır olmaz mısınız? Evet tabii ki, gün içinde sizi hiçbir şeyin neşelendirememesi de mümkündür. Peki öyleyse, olağanüstü hiçbir şey olmazsa eğer günün normalliği vesilesiyle neşelenmeye ne dersiniz? Böyle bir gün için dahi şükran duymaya ne dersiniz?

Gece yatağa yatmaktan memnun olmaya ve iyi uyuduğunuz için şükran duymaya ne dersiniz? Sadece bu bile ertesi günü sizin için kıymetli ve fevkalade kılabilir.

Ya gözlerinizi kapayıp uykuya daldığınızda ertesi gün için bazı düşünceler ekerseniz? Kim bilir kaç tane mucize için sihir yapmış olursunuz? Talihiniz için kim bilir kaç tane hayırlı tohum yeşertmiş olursunuz? Sayılarını dert etmeyin. Sadece o tohumları ekin. Onları derine ekin. Ektiğiniz bu tohumların filiz vermesi ne kadar zaman alır bunu bilemezsiniz. Tohumların kendi takvimleri vardır. Zamanını onlar bilir. Siz bilmek zorunda değilsinizdir. Onları ekmekten dolayı mutlu olun ve bırakın kendi kendilerine filizlensin onlar. Kendi işini görmesi için tabiata şans tanımaktan dolayı mutlu olun. Siz olmasanız bahçeniz ne durumda olur kim bilir? Siz harikalar için tohumlar ekmeseniz onların yetişme olasılığı ne kadar olur ki sizce? Eğer bir bahisçi olsanız, neyin üzerine bahse gireceğinizi de bilirdiniz değil mi?

Ön bahçenizde yarın ya da gelecek sene hangi fidanları görmek isterdiniz? Şu an için onların keyfini zihninizde yaşayabilirsiniz. Gözü açık rüya görmekten fazlasıdır bu sevdiklerim. Toprağa bir tohum atmaktır. Sonrasında ise onu pek de fazla düşünmeniz gerekmez. Siz üzerinize düşeni yapmışsınızdır. Aslında sevgi dolu düşünceler gönderebilirsiniz elbette fakat bunu bağlanmadan, bağımlılık hissi taşımadan yapın.

Bahçenizdeki tohumlar hiç çaba gerektirmeden büyürler. Onlara yol göstermeniz gerekmez. Onlara acele etmelerini söylemeniz gerekmez. Ektiğiniz tohumlar hemen yarın filizlenmezlerse hayal kırıklığı yaşamazsınız çünkü tabiatın o tohumları filizlendirmeyi bildiğine güven duyarsınız. Siz yetiştirici değilsiniz. Siz ekensiniz, olduğunuz budur sizin. Eken durumunda olmak yeterince hayırlıdır. Önce eker sonra biçersiniz. Bu kaçınılmazdır. Bahçenizde başka çiçeklerin açacak olması da bir hakikattir, dolayısıyla neyin yetişmekte olduğunu her zaman bilemezsiniz. Arka planda sessizce ve daimi olarak bir büyüyüp yetişme durumu cereyan etmektedir. Uykuya bunu düşünerek gidin ve ertesi gün neye uyanacağınızı görün.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on