Güneşin işaretini alarak

God said:

Genişleyip daralmanın dünyanın ritmi olduğu görülüyor. Soğuk daraltır ve sıcak genişletir. Bu mevsimler için de böyledir. Kış içe kapatır, bahar ise çiçekler açar.

Ve aynı şekilde evlatlarım, sizin de mevsimleriniz vardır. Kiminde çok haraketli ve faalsinizdir, kiminde ise daha az. Bu dönemlerin herikisi de bir diğerine hizmet ederler.

Bahar olmaksızın kış olabilir mi hiç?

Mütemadiyen dağların tepelerine tırmandığınız bir yaşam, sizi uzun süre hayatta tutar mı?

Yavaş bir tempoda ilerlemek de sürratle tam yol ilerlemek kadar hayatın bir parçası değil midir?

Bir dalganın tepesinde olduğunuz zaman bundan mutluluk duyun, aşağıya kayıp nefes aldığınız zamanda mutluluk duyun.

Hayatta sadece soluk veremezsiniz. Soluk almanız da zaruridir.

Kaynaklarınızı bir araya toplamak için kendinize şans tanıyın.

Para harcamadan önce cebinizde para olması gerekir.

Kaynaklarınızın hesabını tutmanız gerektiği anlamında değildir bu. Döngülerin farkında olmanız gerekir, demektir. Ağaçlar kadar siz de doğanın bir parçasısınız.

Çiçeği dalında görmezsiniz önce ve birden açıverir o. Sonra solar ve dökülür. Sonbahar, kış, ilkbahar ve yaz yeniden başlarlar. Yıldızlar dönmeye devam ederler ve Dünya da güneşin etrafında bir daire çizer.

Güneşiniz olduğumu biliyorsunuz artık. Ve bazen dinleniyor bazen de ilerliyorsunuz sizler. Bu kısıtlandığınız anlamına gelmiyor. Ne zaman harekete geçip ne zaman dinleneceğinizi bilmeniz gerektiğine işaret ediyor. İşaretlerinizi ise Benden alıyorsunuz.

Kızakla yokuş aşağı kaymadan önce, o tepeye çıkmanız gerekir. Biri diğerinin önceliğidir. Hangisinin daha önce geldiğini kim bilebilir ve bunun ne önemi vardır zaten? Tek ayak üzerinde yürüyemeyeceğinizi pekala biliyorsunuz. Bir ayak havadayken diğeri yere basar. Bu hareketlerin ikisi de iyidir ve önemlidir. Eş zamanlı olmasa da, kendi sıraları içinde ikisi de hak ettiğini kazanır. İkisinin de yüksek bir değeri vardır.

Şu an itibariyle, İnsan bedeni içindeki İnsan Varlığısınız. Bundan çok daha fazlasısınız; mamafih belirsiz bir zaman için, bir kaplumbağanın kabuğunu taşıdığı gibi taşıyorsunuz bedeninizi. Kabuğu kaplumbağaya bir süreliğine hizmet eder ve bedeniniz de size hizmet eder. Bedeninizi kullanıyorsunuz ve sanki sizi taşıyan bir atmış gibi ona ihtiyaç duyduğu yemeği, suyu ve dinlenceyi vermeniz gerekiyor. Atınız sizi pek çok yere götürebilir ve bazen de onu daha hızlı gitmeye zorlarsınız fakat bu zorlamayı sürekli yapamazsınız. Kendi atınızın süvarisi sizsiniz, lakin insafsız da değilsiniz; bir kerede gidebileceğinden daha uzak mesafeler katetmesi için bedeninizi zorlamamanız gerekir sizin.

Bedeniniz çok büyük bir öneme haiz değildir, fakat önemlidir de o. Şimdi onun zamanıdır sevdiklerim.

Şu anda tırmanış halindesiniz ve yukarı çıkıyorsunuz, fakat bu arasıra durup da etrafa bakmamanız veya dinlenmemeniz gerektiği anlamına gelmez.

Dünayadaki pek çok nimetten faydalandırın kendinizi. Gündüz yürüyüp gece uyuyun. Bedeninize cesaret ve destek verin. Size yıllardır vefayla hizmet ettiği için ona teşekkür edin.

Yarın güneş yeniden doğacak, siz de uyanacak ve güne hizmet etmek için uyanık kalacaksınız. Güneşin işaretiyle uyanırsınız sizler. Çalışıp hizmet etmek için dinlenmiş olan vücudunuzun içinde hazırlanırsınız. Bu vefalı hizmetkarınızdan, bu hayat dahilinde sahip oluğunuz bedeninizden aşırı talepler içinde olmazsınız. Artık dikkat edeceğiniz beden budur. O size hizmet eder ve siz de ona. İyi bir düzenleme değil midir bu?

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on