Evrenselliğinizle tanışacaksınız

God said:

Bana hizmet ederken kendinize de hizmet etmiş olursunuz. Bana hizmet etmek asla ve asla bir şeylerden mahrum kalmak anlamına gelmez. Düşünce şeklinizin, herkesin yararına olacak şekilde değiştiği anlamına gelir sevdiklerim. Hiçbir şekilde hayatta tekbaşınıza değilsiniz.

Bireyin kendisini herkesin üstünde bir yere koyması pek de keyif veren bir şey değildir. Aslında, ızdırap ve şaşkınlık yaratır bu. Yüksek mutluluk, kendinizden yükseğe hizmet etmenizi gerektirir. Bireyselliğiniz, sahip olduklarınızın tamamı değildir. Mutlu olmak için Evren’e hizmet etmek zorunda olan İnsan Varlığısınız. Sade ve basit bir Hakikattir bu. Sadece bir yere kadar kendinize hizmet edebilirsiniz. Bir süre sonra bu kendine-hizmet halinden yorgun düşer ve tükenirsiniz. Size yetmez artık o. Bundan daha büyük bir sebep için hayattasınız. Ne için yaşadığınızı bilmek istiyorsunuz. Bunu bulmanın yolu yükseklere çıkmaktır. Ne veriyorsanız, ona istinaden yükselirsiniz aziz çocuklarım, ne aldığınıza, kendi önünüze ne koyduğunuza istinaden değil.

Bencillik, sizin için hiç de hoş bir şey değildir ve Benim suretimden yaratılmış olan sizler için yeterli de değildir. Bencillik hırpalar sizi, yorar. Oltanızı dünyada ileri bir yerlere atarsanız hazineyi yakalarsınız. Oltanızı ne kadar uzağa atarsanız, o kadar uzağa gider o ve sizi de beraberinde götürür. Büyük bir balık yakalarsınız. Kendi hayatınızı yakalar ve mutluluğu barındıran Engin Diyarlara ulaşırsınız.

Bireyselliğinize daha az tabi olduğunuz vakit kendi Evrenselliğinizle buluşmuş olursunuz. Mutluluğun ne olduğunu, nerede bulunduğunu anlamaya başlarsınız.

Acı çektiğiniz zamanlarda kendinize, yani aslınız olduğunu zannetiğiniz bu parçanıza istisnasız çok daha fazla dikkat yöneltirsiniz. Aziz çocuklarım, Kainat gerçekten sizin etrafınızda dönmektedir. O halde Kainatın daha büyük daireler çizerek dönmesini sağlayın ki Kendinizi, sabırla bekleyen Kendi Benliğinizi bilme durumuna gelebilesiniz. Böylelikle Kim olduğunuzu, burada, Yeryüzünde ne yaptığınızı anlamaya gerçekten vasıl olursunuz. Burada bulunmanızın asıl sebebi bencillik kaidelerini kesinlikle red etmektedir. Kendinizi bulmanın yolunun, kendinizi kaybetmekten geçtiği çok uzun zamandan beri söylenmektedir. Bir başka ifadeyle, aslınızı bulmanın yolu kendinizi küçük benliğinizle özdeşleştirmeyi bırakmaktır. Küçüklüğün ne olduğunu ve bunca zamandır ondan niye keyif alamadığınızı her halükarda gayet iyi biliyorsunz sevdiklerim.

Daha büyük amaçlar için yaratıldıysanız eğer, daha büyük amaçlar için yaratıldınız demektir. Bu amaçların ne olduğunu bulmak için “açık” olun. Kendi büyüklüğünüzün nerede bulunduğunu keşfedin. Onun nerede olmadığını zaten biliyorsunuz. İleriye doğru biraz daha geniş adımlar atın, bunu göze alın sevdiklerim. Hergün, önceki güne göre biraz daha fazla adım atın; işte bu şekilde hayatınız bir Kainatı ihtiva eden bir yapıya ulaşacaktır ve siz de mutlu olacaksınız, çok mutlu olacaksınız. Etrafınıza ışık saçacaksınız ve hayatınız da aynı parıltıyı taşıyacak.

Hayatınız genel anlamda bir havai fişek gösterisine dönüşmeyecek tabii ki fakat yeterince heyecan ve keyif yaşatacak size. Muazzam bir ilerleme kaydedeceksiniz. Tek-düzelikten hızla uzaklaşacaksınız. Varoluşun yeni bir boyutuna geçiş yapacaksınız. Yükseklere kanat çırpacak, süzülerek yukarılara çıkacaksınız. Tekrar yere yaklaşacak, konacak ve yine yükseleceksiniz. Meleklerden bir grup size eşlik edecek. Sevdiklerim, Büyüklük için burada Yeryüzündesiniz. Aynı kalmak, kısıtlayıcı sınırlar içinde hep aynı kalmak değil burada olma sebebiniz. Ah, hayır kısıtlayıcı dünyanın çok daha ötesine kanat çırpıyorsunuz. Onun sınırlarını genişletip gevşetiyorsunuz; çünkü siz yükseldikçe dünya da yükseliyor. Dünyanın gözlerini açıyorsunuz.

Herbirinizi ve hepinizi kutsuyor; dünyayı Bana yaklaştırdığınız için size teşekkür ediyorum Ben.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on