Dünyadaki Bu Hayat

God said:

Hayatınız bir şiirdir. Hayatınızda, hareketlerinizde, oturup kalkmanızda kesinlikle belirli bir inayet, bir güzellik vardır. Hayatınızın küçük bir bölümü, bir şiirdeki kısacık bir mısranın tüm bir Sonsuzluğu ortaya koyduğu gibi çok şey ifşa eder.

Siz bir metaforsunuz. Abartı sanatının ta kendisi ve aynı zamanda da sadeliksiniz. Kendi seslerinizi yinelersiniz. Bir ritminiz vardır. Kainatın yegane bir şiirisiniz.

Gökyüzünde sabit bir yıldız değilsiniz. Hareket halinde olan bir yıldızsınız, dolayısıyla sabit bir yerde kalmazsınız ve böylelikle tekamül edersiniz. Kendi şiiriniz dahilinde uzun ve kısa mısralarınız vardır. Kendi kendinizdeki çok sesliliğin bir birleşimisiniz.

Hayatınız her gün yeni bir şiirdir. Kendinizi yazar ve oynarsınız. Şiirinizi her zaman görmezsiniz. Hatta onu hiç fark etmiyor da olabilirsiniz, lakin yaşarken hayatınızı yazan birer şairsiniz sizler. Aynı tekdüze şiiri yaşadığınızı düşünüyor da olabilirsiniz ama her gün yeni bir şiir yazarsınız siz.

Canlarım mucitlersiniz sizler. Kendi ayak izlerinizi dahi yeniden takip etmezsiniz. Her gün geçmişten ayrılırsınız. Her gün yeni dönemeçleri aşar ve hayatınız devam ederken dışarıya oradan bakarsınız. Yaşıyor ve gözlemliyorsunuz.

Harikuladesiniz. Yaşanabilecek tüm hayatların içinde siz kendi hayatınızı yaşıyorsunuz. Yağmur da yağsa güneş de açsa hayatın içine dalıyorsunuz. Yüksek ağaçlara tırmanıyor, pencere pervazlarında oturuyorsunuz. Dükkanlara girip çıkıyorsunuz. Bir toplantının parçasısınız. Konuşma sırası sizde ama kendinizi zorlukla işitiyor olabilirsiniz.

Işığın etrafında dönüyorsunuz.

“Dünyadaki Bu Hayat” adlı müzikalin hem dansçısı hem de şarkıcısısınız. Dünya da sahnede sizinle birlikte dönüşler yapıyor. Hareket halindesiniz. Asalet payenizden mahrum kalmışsınız. Kim olduğunuzu bilmiyorsunuz. Kaba saba imajlar içinde kendinizden kaçıyorsunuz. Kainat boyunca ilerleyen bir prens ya da prensessiniz ama kendinizi muhtaç bir fakir olarak görebiliyorsunuz. Kral ya da Kraliçesiniz, lakin kendinizi muhtaç bir fakir olarak görüyorsunuz.

Bir fakirin Kral haline gelmesi o kadar da büyük bir mesele değildir. Kendini fakir olarak gören Kral fakirin rolünü oynamakta ve oynadığı role inanmaktadır. Bir Kral olabileceği fikrine için için gülmektedir o, çünkü daha iyi bilmektedir. Bir realisttir ve dolayısıyla doğru olmayan bir şeye inanmaktadır. Sahte olan Kral değil, fakirdir. Bir fakir olduğunu düşünen Kral dünyanın renklerden ve zenginliklerden yoksun olduğuna inanmaktadır. Her zaman için asil bir Kraldır o lakin buna ne akıl erdirebiliyor ne de inanıyordur. Fakir sadece sahtekar bir konumda olduğunun farkında değildir. Zengin bir krallığa sahipken fakirmiş pozu yapıyordur o.

Dünyada böyle sahte konumda olan pek çok kişi vardır. Gerçeği yansıtmayan bir rolü oynar ve bu rolü doğru olarak kabul ederler. Kendi oynadıkları role inanırlar. Siz de Hakikatinizden ziyade oynamakta olduğunuz role inanıyor olabilirsiniz.

Yurdunuzu sevmeniz çok iyidir. Lakin doğmuş olduğunuz ülkeden çok daha büyük bir diyardan gelmiş olduğunuzu bilmeniz de iyidir. Milletinizi yüksekte tutmanız iyidir. Lakin kendinizi ülkenizle özdeşleştirirken Hakiki Kimliğinize tepeden bakmadan da yapabilirsiniz.

Benim yüreğimden geliyorsunuz ve sandığınızdan çok daha büyük bir tesire sahipsiniz.

Hakkınız olan o Krallığa geri dönün. Gelişip büyüyün canlarım.

O malikanenin tamamının tadını çıkarabilecekken küçücük bir odada kapanıp kalmak niye? Çevresinde dolaşabileceğiniz büyük bir mülke sahipken içeride kalmak niye?

Kainata çıkın. Gerçekte neyin Kralı olduğunuzu bilin.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on