Dünya böyle döner işte

God said:

Ara sıra kendinize çiçekler alın. Sevdiğiniz bir tatlıyı yiyin. Kendinize buluştuğunuz bir sevgili gibi davranın. İyi yaptığınız şeyler için kendinizi ödüllendirin. Sadece var olduğunuz için kendinizi ödüllendirin. Bunu yapması için başkalarını beklemeyin. Bu ödülü kendinize siz verin.

Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız o şekilde muamele edin. Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına o şekilde muamele edin.

Size verebileceğim başka ne gibi bir tavsiye olabilir ki? Bunu o yada bu şekilde daha önce de duymuşsunuzdur elbet. Kendinize karşı cömert olmakla başlayın, gerisi arkadan gelecektir. Başkalarına öncelik yada ayrıcalık tanımak değildir bu. Onlar sizsiniz zaten; kendinize karşı da görünürde başkaları olarak tezahür eden kişilere olduğu denli iyi olmaktır. Öncelikle kendinize iyi olmalısınız.

Size bencil olmanızı söylemiyorum burada. Kendinize karşı iyi olmakla yükümlü bulunduğunuza işaret ediyorum. Diğerlerine karşı da gerçekten iyi olmak için gerekli donanıma kendi bünyenizde sahip olduğunuz buradan zaten anlaşılmaktadır. Herkes de size öykünecektir. Dünya böyle dönmektedir işte.

Her gün ışıldayan bir güneş olun.

Bunu bariz bir şekilde yapmanız gerekmiyor. Ay gibi belli belirsiz, sübtil bir yapı içinde de olabilirsiniz; bu da çok hoştur. Ay ya da güneş; sizin ışık saçmanız gerekir.

Yürekler açtır canlarım. Yüreğinizin sevgiye aç olması nasıl bir şeydir, bunu biliyorsunuz. Aç yürekleri doyurun canlarım.

Bugün artık size daha ne söyleyebilirim ki? Daha başka ne diyeyim Ben? Hayatımın aşkı olduğunuzu mu söyleyeyim? Öylesiniz. Yakınımda, yüreğimde olmanızı çok sevdiğimi mi söyleyeyim? Seviyorum bunu. Yüreğimde çok özel bir yere sahip olduğunuzu mu söyleyeyim? Benim için muhteşem bir armağansınız. Sizi Ben yarattım, lakin kendinizi bir armağan olarak siz Bana verdiniz. Yüreğinizin armağanını seviyorum Ben. Evet, evet, evet.

Yürekler bunun içindir, verilmek içindir onlar. Peşinatsız, kaporasız verilmek içindir onlar. Tavsiye verdiğiniz rahatlık ve sıklıkta verin yüreğiniz. Yüreğinizi verin. Tavsiyelerinize ara verin, bırakın sevginiz aksın. Sevgi her zaman dostunuz, refakatçiniz olsun. Kuşlara, ördeklere attığınız ekmekler gibi verin sevginizi. Sulara atın, havaya saçın sevginizi. Aslında canlarım size verdiğim tüm bu sevgiyle başka ne yapacaksınız ki zaten?

Kalbinizi tebrik edin bugün. Onurlandırın. Önce yüreğinizi verir ve ona böylelikle sahip olursunuz. Havaya, suya bıraktığınız size böylelikle geri gelir. Size geri dönüşü olmaksızın veremezsiniz sevginizi. Hayatın gerçeğidir bu. Lakin bu geri dönüş, üzerinde düşünülecek bir şey değildir, kendi başının çaresine bakacak ve bunu bazen sizi şaşırtacak şekilde yapacaktır o. Sevginin size geri dönmesinin bekleyişi içinde olmayın ama size döndüğünde de farkında olun, mutluluk duyun.

Sevgi size türlü türlü yollarla geri gelir, her zaman böyledir. Süratle size geri döner o. Sevginin yolunu gözleyin ancak bunun hesabını tutmayın. Onu olabildiğince serbest bırakın. Bu gerçek anlamıyla bir serbest bırakış olmalıdır. Serbest bırakın ki özgürlük verdiğiniz şey tüm dünya boyunca yelken açabilsin. Otomatik bir sevgi dağıtıcısı olun. Sevginiz hava denli özgürdür ve hava akış halindedir, akar gider o. Sevgiyi soluyun; içinize çekip dışarı verin onu. Sevgi karışıp iç içe geçer. Onu inceleyip didiklemek, parçalara ayırmak söz konusu değildir. Hangi sevginin hangisi olduğunu bilemezsiniz çünkü onların hepsi sizindir lakin hiçbirini himaye edemezsiniz. Sevgi sizin kılınmadan önce Benimdi çünkü, dolayısıyla tüm sevginin Benim olduğunu ve diğer yüreklere aktarmanız için, denizleri aşsın diye onun size teslim edildiğini söyleyebiliriz elbette.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on