Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2441 Arzu ettiğiniz Huzur 1 Ağustos 2007

CENNET#2441 Arzu ettiğiniz Huzur 1 Ağustos 2007

Mesele daha sabırlı olmanız gerektiği değildir. Mesele daha az sabırsızlık göstermeniz gerektiğidir.

Telaşa kapılıp acele ettikçe işlerin daha da ters gittiğini biliyorsunuz. Sabırsızlık gösterdiğiniz insanlar için de hal böyledir. Durumu daha da kötüleştirmiş olursunuz.

Sabırsızlık gösterdiğiniz şey bilgisayarınız olduğunda da durum aynıdır. Sabırsızlığınızla bilgisayarı iyice karmakarışık edersiniz. Eğer bilgisayarlar öküz olsalardı, kendinizinkine karşı nazik ve müşfik davranırdınız. Ayağa kalkana kadar öküzünüzü kamçılamazdınız. Fakat bilgisayarınıza karşı her zaman bu kadar iyi olmazsınız.

Hayattaki pek çok şeyde olduğu gibi, bilgisayarınızın durumunu da şahsi olarak alırsınız. Bir gün, onun sizi artık sevmediği hissine kapılırsınız. Size yardımcı olmadığını düşünürsünüz. Bilgisayarınız da, hayatınızdaki insanlar gibi size yardımcı olmayı istemektedir; ama onun da biraz kafası karışıktır. Bilgisayarınız nasıl davranırsa davransın sizin vicdanınıza tabidir o. Onu eğiten, yönlendiren sizsiniz.

Eğer köpeğiniz haylazlık yapıyorsa, bundan kim mesuldur?

Kendinizi eğitin.

Konu bilgisayarınızsa eğer, ona da tercih yapması için biraz zaman tanıyın. Bilgisayarınız, hakiki istikameti konusunda henüz bir karara varamadığından dolayıdır ki çaresizlikle ona sövüp saymanız için bir neden yoktur. Çok erken pes edersiniz. Keyifsiz bir sabah için bilgisayarınıza da izin verin. Sizin de böyle yüzlerce, binlerce sabahınız olmamış mıydı? İnanın bilgisayarınız da size pek çok, pek çok defalar tahammül etmek durumunda kalmaktadır ve bunu hürmetle yapmaktadır. Size küfür de etmez o.

Sahip olduğunuz tek müşkülat kendinizsiniz aziz çocuklarım. Sanık sizsiniz. Bilgisayarınız masumdur. İnatçılığınız çerçevesinde siz de masumsunuz. Bilgisayarınıza kızıp köpürmenin, klavyenin tuşlarına hırsla basmanın işleri yoluna koyacağına, bilgisayarınızı hılzandırıp sizinle daha fazla işbirliği yapmasına vesile olacağına inanır görünüyorsunuz. Peki sizin işbirliğinize ne demeli?

Şu an bilgisayarlar hakkında konuşuyorum, fakat size rahatszılık veren herkes ve tüm durumlar için de aynıdır bu.

Neyin işe yaramadığını zaten biliyorsunuz. Tüm o kızıp köpürmelerin işe yaramadığını biliyorsunuz. Başka bir yol deneyin. Hayali muhalifinizi şaşırtın. Kendinizi şaşırtın. Kendinize muhalefet eden sizsiniz. Kendinize kapanlar kuruyor sonra da rahatsız olup kızıyorsunuz. O halde yolunuzu temizleyin. Yüreğinizin ve zihninizin kapılarını açın ve diğerlerine de, hem makinelere hem de insanlara, oldukları gibi olmaları için izin verin. Sürekli mükemmel olmak konusunda onlar da en az sizin kadar sıkıntı yaşıyorlardır sadece.

İhtiyacında olduğunuz bunca mükemmelik de neyin nesi?

Kontrol etmek istiyor fakat kurban rolü oynuyorsunuz. Aklı karışmış olan kimdir bugün? Siz mi bilgisayarınız mı? Siz mi çalışanlarınız mı? Siz mi patronunuz mu? Siz mi arabanız mı?

Rahatsızlık duyduğunuzda, rahatsızlık duymak için bir başka şey buluyorsunuz. Hayattaki düsturunuz budur. Belirli çarkları döndüren sizsiniz. Durdurun onları şimdi. Gökyüzüne bir pencere açın. Temiz hava girsin içeri. Karşınızdaki herkesi ve tüm o mekanik aletlerin hepsini onurlandırın. Size sıkıntı veren, kendinizi mağdur hissettiren şeylerden şikayet etmeyin, kendi kendinize bile yakınmayın. İyisi mi, sıkıntıya hiç kapılmayın.

Hayatın olmasını istediğiniz gibi bir taze nefes olun. Hiç kusur bulmamak üzere kendinize karşı iyi olun. Bunun yerine anlayış bulun. Kendi içinizde, fırtınaların erişemeyeceği bir yer bulun. Kendi içinizde, huzurun hükümran olduğu sessiz bir köşe bulun. Hayatınızda gerçekten huzurun hüküm sürmesini istiyorsanız eğer, arzu ettiğiniz huzur olun. Eğer Cennetin arayışı içindeyseniz, kendi içinizden başka nerede bulabilirsiniz ki onu?

Çeviren: Engin Zeyno Vural