Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2442 Herşeye Sahipsiniz 2 Ağustos 2007


CENNET#2442 Herşeye Sahipsiniz 2 Ağustos 2007

Artık şöyle hissetmenize gerek kalmayacak: “Bu benimdir”. Zira bu, şunu hissetmenizle de aynı şeydir: “Bu benimdir, başka kimsenin değil. Bu senin değildir. Üzerinde benim isimim var, seninki değil. Bunların hepsi benim.”

Artık bir şeylerin tasarrufunda olmayacak ve bunu inkar etmeyeceksiniz. İnkar ettiğiniz şey Birliğin Egemenliğidir. Sahip olmak zorunda olduğunuzda, mahrumiyetin onaylamasını yapmış olursunuz. Sahip olmak zorunluluğunu taşımadığınızda ise bolluğun, bereketin onaylamasını yaparsınız. Bolluğa, berekete yönelik bir onaylama halinde olduğunuzda da sevgiyi ve insanların kardeşliğini teyit etmiş olursunuz.

Bu, fedakarlıkta bulunmak değildir sevdiklerim. Bir kısıntı ya da mahrumiyet değildir. Mülkiyet halini aşmak için hiçbir şeyden vazgeçmeniz gerekmez. Aslında, mülkiyet eğilimi istifçilikten başka nedir ki? Hangisi daha yücedir? İstiflemek mi, paylaşmak mı? Elbetteki ilk etapta, ancak size ait görünen şeylerin paylaşımında olabilirsiniz aziz çocuklarım. Bencillik söz konusu olmadığında paylaşım, üzerinde düşünülecek bir mesele haline gelmez artık.

Şunları söyleyen çocuklar gibisiniz: “Bunlar benim misketlerim. Bu benim oyuncak atım. Bu benim annemin tahta kaşığı.” Çocuk, dünyaya kendi kimliğini gösterme çabası içindedir. Siz bu dönemden çok uzun süre önce geçmiştiniz. Şimdi dünyanın size iliştirdiği hüviyetten uzaklaşmaktasınız. Daha ziyade, Hakiki Kimliğinizin idrakı içindesiniz; öyle ki, bu bilmecenin geri kalanı artık saçma gelmektedir size.

Hiçbir şeye sahip değilsiniz. Herşeye sahipsiniz.

Sadece tek bir kalp atışı vardır, o da Benimkisidir. Herşeyi verebilmeniz için, herşeyi bahşettim size Ben. Dikkat ederseniz, dağıtıp dışarıya attım demiyorum. Dolayısıyla siz de dışarı atmazsınız. Dışarısı mevcut değildir. Dışarı-da olmak, uzakta olmak yoktur. Birlik mevcuttur.

“Senin, benim” mevhumları söz konusu olduğunda ayrılmalar ve bölünmeler başlar. Biz, siz ve Ben hiçbir şeyi bölmemek üzere Yeryüzündeyiz. Hayatı kümelere ayırmak için burada bulunmuyoruz. Yoksula vermek üzere zenginden almıyoruz. Hiçkimseden birşey almıyoruz. Herkese karşı vericiyiz Biz. Gerçekten varlıklı olan biri, bir diğerinin yoksul olmasını isteyebilir mi?

Evinizin tapusundan ve içinde sakladığınız mücevherlerden çok daha ötesine sahipsiniz. Sahiplik hali çok sınırlı bir alandır. Şimdi ise bakış açınızı daraltmıyor, bilakis onu genişletiyorsunuz.

Gerçekten, hangi bir çimen tanesini kendinizinki olarak addedebilirsiniz? Sahildeki hangi bir kum tanesini? Hangi denizi? Onların hepsi sizindir ve herkesindir onlar. Bu şekilde, daha geniş bir düşünce eğilimi kitle bilincinde yer ettiği zaman, yürekler büyüdüğü ve bencillik mazide kaldığı zaman, kim hırsız olabilir ki? Bu durumda çalacak ne olur? Zaten kendisine ait olan bir şeyi kim gizlice almak ister? Artık herkesin hakkı olan şeylerden bahsetmeyeceğiz. Herkesin mazhar olduğu kutsamalardan söz etmekteyiz.

Yeni yasalar hazırlanmayacak artık. Yasalara hiç gerek kalmayacak. Bunun yerine, yüksek bilinç varolacak. Kimse işsiz kalmayacak. Herkes sevginin çalışanı olacak. Sosyal yardım mevhumu olamayacak. Kimsenin buna ihtiyacı kalmayacak. Herkes verici olacak ve saygı gösterecek.

Sevgiden başka hiçbir otorite varolmayacak. Sevgi kesintisiz çağlayacak. Sizin sevginiz ya da bir diğerinin sevgisi gibi mevhumlar da olmayacak. Sevgi olacak. Tüm yürekler anlaşılacak. Yanlış anlamalar olmayacak.

Dünya yücelmiş olacak. Dünya hem yücelip hem de aynı kalamaz. Herşey yenilenecek. Siz yenileneceksiniz. Yenilenmiş olarak coşkuyla dolu olacaksınız.

Bu yükseliş tanıklık edip gözlemlediğiniz bir şey değildir aziz çocuklarım. Sizin olduğunuz şeydir o. Yükselmekte olan sizsiniz.

Çeviren: Engin Zeyno Vural