CENNET#2440 Bırakın özgürce konuşsun yüreğiniz 31 Temmuz 2007
CENNET#2440 Bırakın özgürce konuşsun yüreğiniz 31 Temmuz 2007
Eğer şu andaki halinizle cömert değilseniz, öyle olmayı öğrenin.
Cömert (generous) kelimesinin kökü gendir. Cömert olmak Herşeyin Birlik Halinde olduğunu tanımak ve kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız, diğerlerine de öyle davranmaktır. Cömertlik Altın Kuraldır. Cömertlik sizde başlar aziz çocuklarım. Sizin öncü olmanız gerekebilir. Böyledir elbette, zira sizin görüşünüz çok daha geniştir. Mesele şudur: Diğerleri olarak görünenlere karşı cömert olduğunuzda aslında kendinize yatırım yaparsınız. Kendinizi daha çok sevdikçe vermekte o kadar kolaylaşır. Vermenin öğrenmeniz gereken bir şey olması murad edilmemiştir. Asıl, cömert olmaktan daha azı öğrenilemeyecek bir şeydir.
Tabii olduğunuz şeylerden özgür olmaya başlıyorsunuz. Vermeye tabii olmaktan değil, alıkoymaya olan bağımlılığınızdan kurtuluyorsunuz.
Birileri sizden bir şey yapmanızı, ya da bir şey vermenizi istediğinde evet demekten yana olun. Bunun size gerçekten bir maliyeti yoktur. Kalbinizle ya da kelimelerle olsun her hayır deyişinizde yolunuza kasisler kurmuş olursunuz ve hayat akışınız sekteye uğrar.
Kimi zaman kendinizi verici hissedersiniz, bazen de öyle hissetmesiniz. Ne kadar sık verici olursanız, zamanla bu sizin için o denli kolay bir hale gelir. Aptal konumuna düşmenizi istemiyorum sizden. Hayır, sizden akıllı ve bilge olmanızı istiyorum Ben. Verebileceğinizi bilmenin bilgeliğine yürekten sahip olun ve bu konuda çok fazla kafa yormamanız gerektiğini idrak edin.
Herhalükarda yüreğinizdeki sevgiyi vermek zorundasınız. Fakat bunu mutlulukla vermezseniz kendinizi iyi hissetmezsiniz; ne siz kutsamalara mazhar olursunuz, ne de verici olduğunuz kişi.
Vericiliğinizin kıymet görmemesi halinde de vermeniz veya vermeye devam etmeniz gerektiği anlamına gelmez bu. Verici olarak, armağanlarınızın hürmet görmesinin inkarında olmanız gerekmez, fakat aynı zamanda bu hürmetin, hatta bir teşekkürün dahi beklentisi içinde olmazsınız. Takdir beklentisi içinde olmak bir dilencinin el uzatmasıyla aynı şeydir. Dilenci değilsiniz. Sizin bahşeden, veren olmanız murad edilmiştir. Dolayısıyla verin ve beklenti içinde olmayın. Aynı zamanda, gereksinimleriniz varsa da bunları inkar etmeyin. Siz de kıymetli bir insansınız. Böyle olmasına rağmen vericilik halinin yanlış beyan ifade ettiği durumlar da vardır elbet ve sizin böyle bir yanlış beyan halinde olmanız gerekmez. Vermediğiniz durumlarda her zaman hatalı olmazsınız. Çok fazla verici olmak da vermek değildir. Almaktır o.
Ve lakin sizin vermeniz gerekir. Yüreğinizin muktedir olabildiği denli verici olun. Henüz sahip oladuğunuz her şeyi bahşetmeye hazır değilsiniz. Yüreğinizde, sevginizi bloke eden küçük bir bent hala mevcuttur. Bu benti ortadan kaldırın; böylelikle vermeye hazır olacaksınız, böylelikle almaya da hazır olacaksınız. Her şey yüreğinizin açık olmasına bağlıdır.
Dolayısıyla mesaj, kalbinizi açmanızdır. Vericiliğin arkasında yatan unsur açık olan kalbinizdir. Kalbin cömertliği, açık yürekliliktir. Açın ve açın kekeleyen yüreğinizi. Bırakın özgürce konuşsun o. Sizin için konuşsun.
Sizden bir başkasının kirasını ödeyip de kendinizinkini ödememezlik yapmanızı istemiyorum Ben. Söylemek istediğim şey, önceliği her zaman kendinize vermemeniz. Eğer önceliği her zaman kendinize tanımanız gerekiyorsa, bunun nedeni zayıflıktır, güç değil. Benim çocuklarım olarak, güçten kaynak bulun, güçten yana durun sevdiklerim. Benim gibi Anne/Baba bir Yaradanınız varken güçten daha azına neden razı olasınız ki? Korkudan ürpermeyi neden kendinize dayanak alasınız ki? Kendinize kaynak kılacağınız bir sevgi vardır, öyleyse bu sevgiden yola çıkın. Yüreğinizdeki sevgiyi inkar etmeyin. En büyük ihtiyaçlarınızdan biri vermektir; sevgiden başka verecek ne vardır ki? Daha başka neye sahip olmayı isterdiniz gerçekten? Herzaman ve ebediyyen sizin olan başka ne vardır? Vermeniz için sizin olan Benim sevgimden başka, yüreğinizden çağlayan Herşeye Kadir sevgiden başka ne vardır?
Çeviren: Engin Zeyno Vural

