Bilinç Oyunu
Her şey bilinçtir sevdiklerim. Bilinç her şeydir. Ancak ardından baktığınız delik kadarını görüyorsunuz siz. Baktığınız pencereden fazlasını görmüyorsunuz. Bakacağınız daha geniş bir alan sunarak vizyonunuzu genişletiyoruz şu andan itibaren. Dışarıya baktığınız o yuvarlak pencerenin zihninizden bir resmini çizin şimdi. Bu yuvarlağı, sayfaya sığmayana kadar gittikçe genişletin. Bu yuvarlağı, odanızın dışına taşana kadar genişletmeye devam edin. Çizdiğiniz bu daireyi dünyanın sınırlarını aşacak denli genişletin. Galaksilerin ötesine taşıyın onu. Hiç ama hiç yer kalmayıncaya kadar büyütün onu. Bilinç daireniz, ne var ne yoksa her şeyi kapsamaktadır artık. Hiçliğe erişmiştir. Bilme Halinin Bütününe erişmiştir o.
Hakikat şu ki, bilinciniz izhar etmiş olan dünyanın tamamını aşmıştır artık. Hakikat şu ki, tam bir bilince sahipsiniz artık. Hiç kimse sizden fazlasına sahip değildir. Siz de hiç kimseden fazlasına sahip değilsiniz. Fakat çocuklarım, dünyadaki tüm farkı baktığınız pencerelerin ebatları yaratmaktadır. Bu farkı Realite dahilinde değil dünya dahilinde yaratmaktadır onlar. Olduğunuz şey sınırsızdır. Sınırları olan kendinize sağladıklarınızdır ve bu yüzden sınırsızlığın ortasında olduğunuz halde sınırları görüp bu çerçevede hareket ediyorsunuz. Ne çelişki ama! Bilinç filinin sadece bir kısmını görüyorsunuz. Göreli dünyada olan da budur zaten.
Buna şimdilik peki diyelim. Yılgınlığa kapılmayın. Oyunun oynanma şeklidir bu. Zar atmak yerine bilincinizi atarsınız. Oynadığınız oyun budur. Bir nevi “tek mi-çift mi” oyunudur. “Taş-kağıt-makas”tır veya. Dünyada oynadığınız pokerdir bu. Bir el bilinç oynarsınız. Bu bilinç oyununda canlarım gözlerinizi kısmayın. Gözlerinizi dört açın. Kulaklarınızı da. Gözleriniz, kulaklarınız kapalı oynamayın, budalaca da oynamayın. Hayret hissinizi koruyun, çünkü bu farklı bir şeydir.
Şimdiye kadar küçük bir odada tutulduysanız şayet kendinizi geniş kırlarda bulduğunuzda hayrete düşmez misiniz zaten?
Bu hep böyledir. İdrakınızın gelişmesini gerektiren durumlara dahil edilirsiniz her zaman. Elbette ki, siz fark etseniz de etmeseniz de bilincinizin idrakı her zaman genişleme halindedir. Bilincinizin genişleme hali koştuğunuz bir yarış değil, oynadığınız bir oyundur. Telaş yoktur. Telaş yoktur! Elinizden gelen en iyi şekilde oynayın ve gerisini Bana bırakın.
Soliter oynayabilirsiniz. Bir grup oyuncuyla pişti oynayabilirsiniz. Farklı alternatifler deneyebilirsiniz. Aslında bunu yaparsınız siz. Cehalet ve bilgelik arasında ve bu ikisinin arasındaki tüm seviyelerde gidip gelirsiniz. Sevgiyi bulmak ve onu kaybetmek arasında gidip gelirsiniz. Lakin hayatın her salınımıyla birlikte, hayatta oynanan her bir elle birlikte siz de daha ileri bir salınım yaparsınız, ta ki tüm sınırları aşıncaya kadar. Sınırlanamaz bir hale gelirsiniz ki burası hep durduğunuz yerdir zaten. Bunu bilmezsiniz zira bir oyun oynamaktasınızdır. Bu oyuna gözünüzü kırpmadan girmiştiniz. Geçeceğiniz kapıyı kendiniz seçmiştiniz. Pencereleri siz seçmiştiniz. Fakat bu oyunu nasıl oynarsanız oynayın, bilinçli bilinciniz genişlemektedir. Farkındalığınız genişlemektedir. Genişleyecek tek şey de budur aslında. Bilinciniz kendi başına genişleyemez zira; bir santim bile. Sadece pencereler açık tutulabilir. Pencereler açılabilir. Ve onları da siz açarsınız.
Bazen pencereleri ardına kadar açarsınız. Bazen de azıcık aralarsınız sadece. Bazen onları iyice açar sonra da o kadar hızlı kapatırsınız ki hiçbir şey göremezsiniz. Hiçbir şeyden korkmamanız gerekirken (*) abislerden korkarsınız.
(*)Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/bilinc-oyunu.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

