Yeni bir şarkı söyleyin

God said:

Merhaba canlarım. Bugün nasıl olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Bilmiyor olabilirsiniz ama her zaman olduğunuzdan çok daha iyisiniz. Bir çöküntü içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, lakin size gün be gün yükselmekte olduğunuzu söylüyorum Ben. Algılamanız genellikle yanlıştır. Bunun nedeni ise eski programlama şekline kulak vermenizdir. Bu eski program yüzünden canlarım, Benim çocuklarım hayatın içinde sürüklendiklerini ve hep bir şeylerin gerisinde kaldıklarını düşünme eğilimindedirler. Önünüze asıp da yakalayamadığınız bir havuç vardır dolayısıyla kendinizi geride kalmış olarak görme eğilimini taşırsınız.

Canım canlarım, kendi hayatınız dahilinde en ön plandasınız. Onun liderisiniz ve sadece önde olabilirsiniz.

Dünyevi şartlara istinaden gördüklerinize rağmen kendinizden öndesiniz. Geri adım atamazsınız. Size ve diğerlerine böyleymiş gibi göründüğünü biliyorum. Bugün her neredeyseniz dün olduğunuz yerden öndesiniz.

“Dün iyi bir gündü ama bugün sadece battaniyelerin altında yatmak istiyorum,” diyebilir ve dolayısıyla geriye gittiğiniz sonucuna varabilirsiniz. Yataktan her zaman zıplayarak çıkmanız gerektiğine yönelik olarak dünyaya istinaden karar veriyor, ondan rehberlik alıyorsunuz. Bugünü battaniyelerin altında geçirmeyi istemenin bugün için iyi bir şey olmadığını nereden biliyorsunuz?

Belki de kendinizi dayanabileceğinizden de fazla zorluyorsunuz. Bilhassa da modern dünya şartları dahilinde. Öyleyse bir gün için durmak ve sadece olmak akıllıca ve değerli olmaz mı? Ah, sadece olmak! Sadece kendi egemen benliğiniz olmak. Sadece Ben olmak, Kendim ve Ben olmak.

Sizi geride tutabilecek hiçbir şey yoktur. Size nasıl görünürse görünsün kendi hayatınızı siz yönlendiriyor, onu siz sürüyorsunuz. Engellenmiş, alt edilmiş bir şekilde ya da her şeyin üzerinde olarak hayatınıza siz önderlik ediyorsunuz dolayısıyla onun önderi sizsiniz.

Doğru zamanda doğru yerdesiniz.

Bugün bir çöküntü içinde olduğunuzu kendinize söyleyebilirsiniz. Bu sizin yorumunuzdur. Size koşulsuz olarak diyorum ki canlarım bir yerlere varıyorsunuz. Size bunu söylerken aynı zamanda da diyorum ki hiçbir yere varmak zorunda değilsiniz. Başarmak olarak addettiğiniz şeyi her gün başarmak zorunda değilsiniz. Fark edilir bir şeyleri başarmak size kendinizi iyi hissettirebilir ve yine fark edilir bir şeyleri başarmamak da size iyi gelmeyebilir; lakin hayatta her zaman fark edilir derecede muvaffakiyet elde edilemeyebilir, her zaman bu muvaffakiyetin kazanılması gerekmez de zaten. Bunun bir grafiğini yapıyor olsanız da olmasanız da hayatta bir ilerleme kaydediyorsunuz. Belki de sıçrama yapmak için ipi kendinizden çok yukarıda tutuyorsunuz. Belki de atlamanız gerekmiyor.

Bir teknede tembellik ederek büyük işler başaran kişiler vardır.

“Yap, yap, yap” ayak uyduramayacağınız bir şarkı olabilir. Elbette ki söyleyeceğiniz başka şarkılar da vardır. Ol, ol, ol. Nasıl da asude bir şarkıdır bu! Varoluşun bu farkındalığı Kainatın ardındaki tüm güçtür.

Kendi motorunuzu habire ateşlemeksizin çok iyi yol aldığınızı gittikçe daha iyi fark edeceksiniz. Canlarım, her gün dağlara tırmanmanız gerekmez. Kendinizi sessiz dalgaların arasında yol alırken daha sık bulacaksınız. Bunu daha anlamadan kıyıya ulaşmış olacaksınız. Ne kadar kolay olduğuna şaşıracaksınız. Tüm o çabalar, didinmeler hiç de gerekli değilmiş meğerse. Lakin çabalarınıza rağmen de gayet güzel başarmış olabilirsiniz elbet.

Bırakın doğa kendi rolünü oynasın. Tüm enerjinizi kullanıp tüketmek zorunda değilsiniz. Bana fırsat tanıyın.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on