Tek Bir Ses
Sizin düşünceleriniz nasıl dünyaya ulaşıyorsa Benimkiler de öyle ulaşırlar. İşitilsin veya işitilmesinler Benim sözlerim yine de dünyaya erişir. Benim için konuşur onlar.
Yaradılışın başlangıcında tek bir ses oluşturduğumu ve bu sesin hala devam ettiğini söyleyebiliriz. Katiyetle kesilmemiştir bu ses. Sesimin mırıltısını şimdi de duyuyorsunuz.
Belirli bir lisan dahilinde konuşmam Ben fakat tüm lisanlarda işitilirim. BEN elbette ki tüm lisanların ötesinde olanım.
Diller vasıtasıyla konuşmam. Beni aşina olduğunuz bir lisanda duyarsınız. Bu tıpkı bildiğiniz bir şarkıyı işitmeniz gibidir, başlangıçta onu pek tanıyamazsınız sonrasında ise şarkının sözleri de gelir aklınıza. İçinizde kaybolup gitmiş bir şarkı değilim Ben. Unutulmuş fakat kendini hissettiren bir şarkıyım. Böylelikle bir dönüm noktanız olur. Bir lisanın çok ötesinde olsak da Biz aynı dili konuşuruz canlarım.
Lisan manayı ortaya çıkarmak için kullanılan bir araçtır, lakin mana lisana tabi değildir.
Benimle ilgili olarak hafızanızdan kaynak bulan pek çok şey vardır canlarım. Sizin derinliklerinizden canlanıp harekete geçerim. Beni bir aslanın kükreyişi olarak da farz edebilirsiniz. Duyamayabilirsiniz ama aslanın kükrediğini bilirsiniz. Kükreme kelimesini misal olarak kullanıyorum burada, çünkü elbette ki kükremem Ben. Şarkı söylerim fakat kükremem.
Kainatın mırıltısıyım ve sizin aracılığınızla yankılanıp aksederim. Asla Bensiz değilsiniz ve Ben de asla sizsiz değilim. Sizin dışınızda değilim. Siz-siz değilim. Sizin Benim dışımda olmadığınız denli Ben de sizin dışınızda değilim. Biri birinin yerine geçebilen parçalar dahilinde diye de ifade edebileceğiniz şekilde Biriz Biz, mamafih aslında parçalar halinde de değiliz çünkü Biriz. Asla ayrı düşmüş, bölünmüş unsurlar olmadık Biz.
İşitin Beni. Kendi ihtişamınızı işitin. Aslanın kükreyişini hissedin. Benim sözünü ettiğim aslanın kükremesi dostçadır. Bizim Tek Bir yüreğimizin atışıdır o.
Bir elin nesi var sorusuna gelirsek şayet, onun elbette ki gayet iyi bir sesi vardır. O ses gittikçe çoğalıyor. Sevincin ise tek ele bile ihtiyacı yoktur! Sevinç bir elden çok daha öte derinliklerden kaynak bulur. El çırparak ses çıkarmak ise kaçınılmazdır zira Kainatın muazzam takdiri sizin doğal ifadenizdir. Doğal olmayan, takdirden daha az herhangi bir ifadedir.
Canlarım, kör bir adam görebilir. Görmek gözlerin ötesindedir. Antik çağ edebiyatında gören kişiler olarak bahsi geçenler körlerdir aslında. Dikkatleri tamdır onların. Görmekten fazlasını yaparlar; onlar bilirler. Körlükleri nedeniyle gerçekten bakmak için zaman verir onlar, zira tüm bilgi Kainat boyunca atan Tek Bir yüreğin yansımaları dahilindedir. Görmek içte olanı görmektir. Süre giden o ışık dışınızda değildir. Dışarısı yoktur.
Evet, evet, dışınızdaymış gibi görünene dokunabilir, onun resmini yapabilirsiniz hatta onu bir şekle dönüştürebilir ve detaylandırabilirsiniz lakin bu bir algılamadır. Sizin algılamanızdır. Algı ve idrak hali içinizden kaynak bulur. Dışınızda bulunmaz onlar. Sıcağı ve soğuğu algılarsınız ama sıcak ve soğuk görelidir. Göreli dünya olarak algıladığınız şey sadece sizin algıladığınız şekilde var olandır. Onu algılamasaydınız nerede var olabilirdi ki o? Seyredensiniz ama gözleriniz de kapalı.
Bizim Birliğimize yönelik daha büyük bir farkındalığa doğru gelişim gösterdikçe dikkatiniz detaylara ve parçalara daha az yönelecektir. Dikkatiniz var olan Tamlığa ve Bütünlüğe yönelecektir. Ve bu tamlık nerede mevcuttur? İçinizdedir o. Ancak böyle olsa bile sizin bir dışınız mevcut değildir, dışarısı mevcut değildir. Tek bir Şarkı vardır, o şarkı da Benim ve o şarkıyı söylemeye devam ederim.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/tek-bir-ses.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

