Sevgiden bir Dev
Kendinizi aklınızdan ibaret görüyorsunuz. Aklınız değilsiniz siz. Aklınız bedeninizin bir parçasıdır. Aklınızın iniş çıkışları vardır. Akıl sahibi olmak hoş bir şeydir. Onu istemiştiniz ve ona sahipsiniz, lakin aklınız değişkendir. Bu da iyi bir şeydir çünkü aklınızın gelişmesini istersiniz ve o da değişim yoluyla gelişir. Fakat akıl sadece bir parçanızdır sizin ve ondan ibaret bir yapınız yoktur.
Bedeniniz değilsiniz.
Egonuz değilsiniz.
Akıl, beden ve ego sizin temsili yanlarınızdır. Bir eğitim programındaki dersler gibidir onlar. Siz ki Yenilmez Olansınız, bir eğitim programına ihtiyacınız yoktur. Yenilmez Olan Sizler kadim ve akıllısınız, aynı zamanda gencecik ve yeni-doğmuş bir haldesiniz.
Sizin bu gerçek yanınıza Ruh diyelim ya da Tanrı adını verelim ona. Ona her ne isim verirseniz verin o sizsiniz ve o Benim, Hakikatin hiç bozulmamış ve Kendinin son derece farkında olarak durduğu bu yerde asla değişmez tek Bir Birliğiz.
Ayrı yerlerde durmuyoruz sevdiklerim. Aramızda hiçbir mesafe yok. Benim bildiğim her şeyi biliyorsunuz ve Heryerdeki Herşeyi bilirim Ben dolayısıyla siz de biliyorsunuz. Siz de öylesiniz. Kalbinizin gizli köşelerinde Hakikatin yeşermekte olan filizleri bulunmaktadır. Lütfen “gerçek sizi” ortaya çıkarın. Lütfen “şüpheyle sorgulayan siz” yerine “bilen sizi” ortaya çıkarın.
Ayağa kalkın ki bir Okyanus olduğunuzu bilesiniz. Okyanusun kendisinden daha da engin olan Okyanussunuz siz aslında. Herşeyi ihtiva eden tüm o Boşluksunuz. Enginliğin kendisisiniz. Hudutlarınız, sınır çizgileriniz yok sizin. Tezahür etmezden önceki Tüm Bir Yaradılışsınız siz. Hiçliğin Asıl Düşüncesisiniz. Tezahür etmiş olan tüm bir dünya bir tırnağınız bile olamaz sizin.
Ne kadar engin olduğunuzu, ne kadar geniş alanlara yayılmış olduğunuzu bilmiyorsunuz. Gerçekte Olduğunuz Şeyin tırnağı olduğunuzu sanıyorsunuz.
Kim olduğunuza inanamıyorsunuz.
Hakikate inanamıyorsunuz çünkü vesikalık küçük bir fotoğrafa aşinasınız. Sizin ortaya koyduğunuz bir kurgu olsalar da sınırlara temas etmek hoşunuza gidiyor.
Bırakın onu doldurmayı Boşluk olarak da adlandırabileceğiniz Enginliğe tek bir düşünceniz bile yaklaşamaz sizin. Tüm düşünceleriniz bir araya gelse de tezahür etmiş Dünyayı dolduramaz. Sevgiden birer Devsiniz canlarım. Bunu ikrar etme konusunda ise çok gönülsüzsünüz. Çok uzun zamandan beri kendi küçüklüğünüze ve hayattaki günahlarınıza inandığınız için büyük bir Varlık olduğunuz fikrine karşı direnç gösteriyorsunuz. Siz ki birer Devsiniz, çok uzun zamandan beri inkarı içinde olduğunuz Büyüklüğünüzün ufacık bir izini dahi göremiyorsunuz.
Büyüklüğünüzü artık kabul ettiğinizde şişecek bir egonuz da olmayacak artık. Büyüklük sahibiyken kimin egoya ihtiyacı olur ki? Kahramanlık payesine sahipken insan niye şişinecek bir şeyler arasın ki?
Gerçeğiniz ihtişamdır sizin. Olağanüstü güzelliğinizin bir ölçüsü ya da kıstası yoktur.
Tüm bu anlattıklarım sizin bir gün gelince olacağınız şeyler değildir. Şu anda olduğunuz haldir bu; keşke bir görebilseniz. Gözlerinizin önündeki örümcek ağlarını bir temizleyebilseniz. Gözlerinizi bir ovuştursanız, geçmişi bir silseniz kendi hakikatinizi, hakiki renklerinizi gerçekten ama gerçekten görmeye başlayacaksınız o zaman.
Siz bir olduğunuz zaman meleklere çağrıda bulunmaya kimin ihtiyacı olur ki? Kendinize seslenirsiniz o zaman.
Dua edeceğiniz makam kendiniz olduğunda Tanrı’ya dua etmeye kimin ihtiyacı olur ki?
Kendi Kendisiyle kimin meselesi olur o zaman?
Kendisi herşey olduğunda kim birilerine öykünerek hareket etmek ister ki?
Aradığınız ve istediğiniz tüm o Bütünlüksünüz siz.
Varlıksınız, BENİMLE aynı Varlıksınız siz.
Ebediyen, gerçekten Biriz Biz. Bana neden inanmıyorsunuz ki?
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/sevgiden-bir-dev.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

