Mucizelerin ortasında

God said:

Hayatın zor olduğu fikrinden kendinizi kurtarır mısınız lütfen? Geçmiş zaman sizin için zor bile olsa bugünün de öyle olması gerekmez. Hayatın bir yük olduğu ve sizin de onu taşımanız gerektiği fikrinde misiniz? Eğer kanaatiniz bu yöndeyse hayatın kolay ve mucizelerle dolu olduğunu düşünmeye başlayın o halde.

Hayatın bir mucize olduğu fikrini taşımadığınızı biliyorum ama yapmayın lütfen! O bütünüyle bir mucizedir. Bebeklerin doğumu mucizedir. Bunu bir düşünün. Yeni bir yaşam başlamaktadır. Yavru bir köpekçiğin nasıl büyüdüğünü düşünün. Bir düşünün bunu. Kuyruğu miniciktir, burnu miniciktir onun. Küçük bir tohumdan harikulade çiçekler haline gelen bitkileri düşünün. Kendinizi, kendi mucizenizi bir düşünün.

Hayatın beraberinde yol almanızın teşkil ettiği mucizeyi düşünün. Mucizelerin ortasındayken zaman zaman kusursuz bir mutsuzluk haline kapılıyor olmanız ve bunu mucizelerle dolu yaşam alanında başarıyor olmanız da bir mucize değil midir? Bu olağanüstü değil midir? Çiçeklerin açtığı ve yine de memnuniyetsizliğin, mutsuzluğun ele geçirebildiği nasıl da bir dünya yaratmışım Ben?

Başka görüşlere de kabul göstermeye başlayın. Yaşamın lezzetine kabul gösterin. Başka yaklaşımları da hesaba katın. Üzüntüden, can sıkıntısından uzaklaşın. Korku hissinden ve onun olası tüm türevlerinden uzaklaşın. Egoyu bir kenara bırakın.

Memnuniyetsizlik duyarak kendinizi özel hissetmenize ancak ego sebep olabilir. Kendinizi incinmiş hissetmenize sebep olur o. Ego sizi sürekli şikayet ve mücadele etmeye mahkum eder. Sizi hayatla didişmeye sevk eder.

Hayatla dost olmanızı söylüyorum size Ben. Ona yardım eli uzatın. Eğer hayatın sizi yere serdiği gibi bir his taşıyorsanız, siz ayağa kalkın öyleyse ve onun üzerine yükselin. Ona hoş bir tebessüm verin.

Sizi yıpratan hayat değil egodur. Evet, o küçük kırmızı suratlı ego sizi yerden yere çalmaya devam eder. Kulağınıza şöyle fısıldar: "Hayatın sana böyle yapmaması gerekir. Hayat sana bu şekilde muamele etmeyi bırakmayacaktır.” Ve ego hayatla bitmez tükenmez bir çekişmeye düşmeniz için sizi yüreklendirirken etrafınızda dönüp durarak neşeli bir dans sergiler.

Canlarım, çekiştiğiniz şey egonuz olsun. Sizin aleyhinize çalışır o. Hayat sizden yanadır ama ego zihninizi sizi yıpratacak yönde düşüncelerle doldurur. Kendinizi müdafaa etmeniz gerektiğini söyler ve bu arada hayatın size ne kadar kötü muamele ettiğine yönelik sinsi telkinleriyle sizi aşağılara çeker o. Ego ziyankardır.

Hayat size kasvet içinde olmanızı söylemeyecektir. Hayat kendisiyle uyumlu bir ilişki içinde olmanızı söyleyecektir size. Hayat bir gözyaşı göleti içinde oturmanızı istemez. Hayat boğazda yüzerek karşı kıyıya varmanızı ister. Size cesaret verir o. Sizi yere seriyormuş gibi görünse bile sizi yukarılara kaldırıyor ve tezahür ırmağının beraberinde taşıyordur hayat.

Ego ise umutsuzluğa düşmenizden hoşlanır. Yere düşen bir sigarayı ezdiğiniz gibi onun ayağına düşmenizden yanadır o. Egoya fırsat verdiğinizde sizi kontrolü altında tutacaktır, size gülümseyecek ve nanik yapacaktır. Gülerek yanınızdan ayrılırken sizi gözyaşları içinde bırakacaktır.

Hayat egodan çok daha iyi bir arkadaştır. Ego hiçbir şekilde arkadaş değildir. Tıpkı bir uyuşturucu satıcısı gibidir o. Yanınıza sokulup size boş vaatlerde bulunmakta ve bunlar için yüksek bedeller talep etmektedir. Yanınıza gelmeye devam etmekte ve her defasında sizi kendisine daha fazla bağımlı kılmakta, sonrasında ise sizi daha perişan bir şekilde ardında bırakmaktadır.

Hayat mucizeler yaratabilir. Ego ise size sadece yalan söyleyebilir. Hayata dehşetle bakmanızı telkin ederken öz-saygınızdan çalar o. Hayatı suçlarken sizi batağa sürükler ego. Canlarım, sahte bir kahramandır o. Hayat ise hakiki dostunuzdur. Hayata sarılın siz. Ego sizi yeterince bıktırdı zaten.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on